BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

AİLE- ÖĞÜT

İbadet edenlerin göğsünü kabartmasından, günah işleyenlerin günahı sebebiyle kalplerinin kırık olması, pişmanlık içinde bulunmaları daha iyidir...
 
 
 
Akvaryum -2-
 
Sinir harbiyle geçen aylardan sonra bir gün, ikindi namazını kılmak için iş yerinin mescidine gitti. Namazdan sonra mescidin hemen çıkışında bulunan akvaryumların önünde, diz çökerek balıkları izlemeye koyuldu. Birbirinden farklı cinsteki balıklar, bir o yana bir bu yana salınıyor, birbirlerine zarar vermeden uyum içinde yaşıyorlardı.
Bu ahenkli hayat istediği ve özlediği bir durumdu. Balıklara dönüp mırıl mırıl konuşmaya başladı:
“Ah şu balıklar, kapalı ve hudutları çizilmiş bir alanda bile ne de güzel yaşıyorsunuz. Şimdi aranıza deniz veya okyanus tabiatlı bir balık koysam ne olur?”
Balıkların “Aman abi ne olur yapma” dediklerini duyar gibi oldu.
“Tamam, tamam neler olduğunu daha önceki akvaryum tecrübelerinden hatırladım. Sakin olun!” deyip balıkları teskin etti kendince.
Balıklar sakindi lakin kendi akvaryumundaki kargaşa devam ediyordu. Bu kısa tefekkürden aldığı ilhamla hemen ofise geçti.
Ofisin kapısını bir kararlı bir şekilde açıp aylardır aralarında esen soğuk rüzgâra aldırmadan arkadaşının masasına yöneldi. Cam kenarındaki masanın önüne gelince selam verdi ve:
“Celal Abi müsaadenle bir şey söyleyeceğim” dedi. “Abi bu ofis küçük bir akvaryum” gibi. Burada uygun tabiatta insanların çalışması gerek. Sen mizaç olarak maalesef buraya uygun değilsin. Hem kendini üzüyorsun, hem de çalışma arkadaşlarını; diyeceklerim bu kadar abi...”
“Sen ne diyorsun, ne anlatıyorsun” diyecek diye beklediği Celal:
“Süphanallah” dedi, birden doğruldu ve ayağa kalktı:
“Dün gece” dedi. Biraz duraksadı. Hayret ve şaşkınlıkla, nasıl anlatayım şimdi dercesine baktı. Ve dilinden şu cümle dökülüverdi:
“Dün gece rüyamda, akvaryumda bir balıktım. Bir el beni akvaryumdan aldı ve denize fırlattı!..”
            Mücahit Kocabaş-İstanbul
 
 
ŞİİR
 
                  O ses!..
 
Yağmur yağsın üstüme üstüme
Varsın yağsın küçük hanım
Ben yağan yağmurdan değil
Senin aşkından sırılsıklamım
Hangi ses daha tatlı bundan
Suda sıyrılıyor inci kabuğundan 
Saniyeler süren dudak titremesi
Nasılsın diyen onun sesi
              Mahlas:Tevfik  
 
 
 
ESKİMEZ KELİMELER
 
CİĞERPARE:
Ciğer kelimesi de pare kelimesi de aslında Farsça’dan dilimize geçmiştir. Pare, parça anlamında olup “ciğerpare=ciğer parçası” anlamındadır. Sevgi ifadesi deyimi olarak kullanılmaktadır. TDK’da  “Çok sevilen kimse” olarak tanımlanır.
 
 
VELHASIL:
Arapça hâsıl kelimesinden “sonuç olarak, sözün özü" deyiminden oluşan kelimedir. Tarihimizde ilkin 1400 yıl önce Dede Korkut Kitabında: “Allahuñ inayeti, erenlerüñ himmeti oldu, velhāsıl kızı aldum” dedi şeklinde kullanılmıştır. Hâsıla-hasılat-velhasıl-istihsal-mahsul hepsi benzer kökten gelmektedir.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
600636 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/600636.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT