Bodo-Glimt, Ajax, Juventus ve iki Liverpool zaferi, tam da takımın gerçek hedeflerine yani Avrupa’ya yönelik muhteşem sonuçlardır…
“Rakibimiz Avrupa'nın önemli takımlarından biri. Şampiyonlar Ligi'nde daha önce Liverpool'a karşı kazanmıştık ama bu maçın daha farklı bir hikâyesi vardı. Son 16’dayız, iki maçlık bir periyot olacak. Türk futbolu ve ülke puanı için değerli bir galibiyet oldu. Bu kadar önemli büyük bir takımı bu sene ikinci kez yenmek bizim için çok gurur verici. Oyuncularıma teşekkür ediyorum...”
Bu sözler, “Liverpool gibi bir takımı bir sezonda üst üste iki defa yenen” Galatasaray’ın teknik direktörü Okan Buruk’un!...
Ve devam ediyor Okan Hoca; “Bu statta bugün inanılmaz bir atmosfer oluşturan taraftarımıza da teşekkür edeceğim. Keşke deplasman maçında da yanımızda olabilselerdi. O bize ekstra güç katardı ama biz onlar için orada iyisini yapmaya çalışacağız.”
“18 Mart Çarşamba günü deplasmanda yapacakları rövanş maçının farklı olacağını” belirten Hoca’mız, “Orada daha değişik bir maç bizi bekliyor. Liverpool'un tehlikeli oyunculara sahip. Rakibimiz en ufak şans verdiğinizde çok hızlı bir şekilde kalenize geliyor” derken çok haklı…
“Rakiplerinin duran top savunmasına çalışacağının” altını çizen Buruk, açıklamasında “rövanş maçı çalışmalarını” da anlatıyor:
"Liverpool, ofansif duran toplarda çok iyi bir takım. Van Dijk ile birlikte çok etkililer. Defansif duran toplarda da Liverpool'a karşı kafa vuruşları yapan takımlar vardı. Biz bu golü atmaya çalıştık. Bunu da başardık. Şimdi bununla ilgili çalışmalarımız var. Onları daha çok tanıyoruz. İkinci maçta yine biraz daha fazla çalışıp rakibimizi daha zor durumlara sokabilir ve turun favorisi olsalar da rakibimizi eleyebiliriz.”
Hoca’mız “İlk Juventus maçında inandığımızda, taraftarımızla oyunumuz birleştirdiğinde ve bireysel yetenekleri ortaya koyduğunuzda neler yapabileceğimizi gösterdik. Çok iyi bir kadroya sahibiz. Her takımı yenebileceğimize, geçebileceğimize inanıyoruz” derken, kendisine de kadrosuna da takımına da güvendiğini” ortaya koyuyor.
“İnşallah” diyor ve “gerçeği” ekliyorum; artık “Galatasaray’ın ‘Büyükler Tablosu’nda’ adının yazılmasını” hak ettin Hoca’m…

