Hakemlerin sahada verdikleri kararlar hakikaten kafa karıştırıyor. Hangisi doğru, hangisi yanlış gel de çık işin içinden…
Hakemlerimizin “benzer pozisyonlarda başka başka yorumlarla başka başka karar vermeleri”, maçların sonunda “puan kaybeden” takımların yöneticileri, hocaları ve taraftarları tarafından “sert şekilde ve haklı olarak” eleştiriliyor!...
“Haklı olarak” diyorum; zira “benzer pozisyonlarda, hakemlerimiz bir takıma puan kaybettirmez, hatta puan kazandırırken, bir başka hakem, bir başka takıma tam ters bir yorum ve karar ile” puan kaybettirebiliyor!..
Gaziantep FK takımının teknik direktörü Burak Yılmaz, Fenerbahçe’ye 4-0 yenilerek elendikleri Türkiye Kupası maçı sonrasında “İkinci gol yüzde yüz ofsayt, hiç bana anlatmasınlar. Yarım saat bekleyip golü verdiler ondan sonra kırıldık” dedi.
Açıklamasını aynen alıyorum; “Odaklanmak zorundasın, karşında bireysel hatayı kaldırmayacak bir takım var. İkinci gol yüzde yüz ofsayt, hiç bana anlatmasınlar. Yarım saat bekleyip golü verdiler ondan sonra kırıldık. Risk aldık ya 2-2'yi bulacaktık ya da 3-4 olacaktı. Futbolun doğası bu ama beraberlikle de bitebilirdi. Çok üzüldüm çünkü bir şey değiştiremiyorum. Kendi takımımla alakalı değil, yapılan haksızlığı değiştirecek pozisyonda değilim. Değiştirecek pozisyonda olanları da anlamaya çalışıyorum. Ofsayt kuralının artık ne olduğunu bilmiyorum, bizim attığımız bir gol var. Fenerbahçeli futbolcuya çarpıp Sorescu'nun önünde kalıyor ve gol oluyor ama ofsayt veriyor. Galatasaray'ın golü iki gün önce iptal ediliyor. Biz Trabzonspor'dan aynı golü yiyoruz gol veriliyor.”
Ya sonra; “gol gol, ‘haksızlık yapıldı’ iddiası ortada” puanları kazanan kazanıyor, kaybeden kaybediyor; “o hakemlere de maç verilmeye” devam ediliyor!..
Soru ortada ve cevabı yok; “Golü veren hakemler mi haklı, golü iptal edenler mi?..”
O hakemlere “maç verilmeye devam edildiğine göre, hakemlerin hepsi haklı” ve de “maç vermeye devam eden” Federasyon da haklı!..
Tam bir Nasrettin Hoca tablosu!..

