BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Bırakmıyor beni sevgin...

Eflatun damlası gibi sürülüyor penceremden, sularında hicranlı gözün. Ben geçmişe aldanıyorum günbegün, sen geleceğe.
Unuttum sonunda diyerek yalanlar söylüyorum nehir kıyısında, sen ise kaldırımlarda.
Sonrasında ufuk kadar uzakta bir limanı terk edip kendini bilmez denizlere atıyorsun satırlarımı. Kaybolmak istiyorum her seferinde şehirlerin atardamarlarında, ama gel gör ki içim kocaman bir hatıra mahzeni. Kalbime çivilenen o hicran çağrısını içimde ufalıyorum söğütlerin gölgelerinde.
Kaybolacak aşka dair yazılmış bütün şiirler. İncelecek satır satır yazdığı şairlerin naif kalemleri. Gidecek kaldırımların taşıdığı ayak izlerimiz. Geceye ateşler düşecek hüzünler çökecek. Gözlerimde nergis akşamların bir karşılığı kalmayacak.
Saklanma artık ardına yılların. Yorulmuştur yıpranmıştır bir yören. Bahanelerden bıkmıştır artık zaman. Yüzünü döken içini yakan şiirlere takılma. Derinler ve sığ bulutlarda gerçek şiirler. Zemheri tatmış güller gibi savurma saatleri. Gizlenme gölgelere yalanlar söyler gibi.
Gerçekten kuru daldan kopmuş yaprak kadar neşeliysen, kim bilir ne sanıp süzülüyorsun rüzgârların yamacında? Unutma ki savurur savurur bir köşeye atıverir seni zaman.
Hissedersen, incinirsin sızısı dokunur, kollarında kaybedersin o çocuk çağı mutlulukları. Bilinmez ki ne taraftadır o rengârenk gökleri kaplayan uçurtmalar kadar alımlı gözlerin?
Yoksa ben şair gibi dökülecek adam değildim. Takılma artık ömrüme gecedeki nilüfer bakışlarınla. Bir sevgi beklediysem de işlensin istemişimdir iyiden iyiye, kalbindeki tutku değirmeninde.
Özlemi aşarız aramızdan görmeden ellerimiz dolanıverir, parmak uçlarına kadar dinlediğin her türküde, bu çatlamış sevgiyi hatırlarsın.
Çağırmadan kalbin denk olmayacak bu şehre. Bu coğrafya yalnızlığın ellerinde yoğrulacak. Götürecek topraklar, işlenmiş bu kadar anıyı. Bir bir kaybolacak zindanların ardında ellerin.
Kaybediyorum gömüldüğüm o mesken bellediğim kalbini, çağırıyor, ürkütüyor 'yangı'lanıyor beynimde! Bırakmıyor beni sevgini bilmek varoluşunu bilmek.
        Salih Sezgen
 
 
ŞİİR
 
              Dünya...
 
Bu aydan yeni yıl başladı elbet,
O zaman geçirek geçmişi özet.
Şimdi geç karşıma sen bir dikkat et,
Sana diyeceğim sözlere dünya:
Sen ne yıl yaşattın bizlere dünya?
 
Nasıl geçti bu yıl aklım almıyor,
Bunu anlatmaya dilim varmıyor,
Ancak senin hâlin hiç bozulmuyor
Bi bak şu koyduğun izlere dünya
Sen ne yıl yaşattın bizlere dünya?
 
Nazar eyle beyazlayan tellere,
Dert yüküyle kırdığın o bellere,
Bir parça ekmeğe muhtaç ellere,
Bak yerde sürünen dizlere dünya,
Sen ne yıl yaşattın bizlere dünya?
 
Çok dudak ağıtta, çok gözler yaşta.
Ölümler peş peşe, millet telaşta,
Bir yan hastalıkta, bir yan savaşta
Dikkat! Sana bakan yüzlere dünya,
Sen ne yıl yaşattın bizlere dünya?
 
Kalpler buz bağlamış, ateşe hasret.
Koca şehit olmuş, yâr eşe hasret.
Evde tutsak kaldık, güneşe hasret.
Gam gelmiş dağlara, düzlere dünya,
Sen ne yıl yaşattın bizlere dünya?
 
         Şair-Yazar Elvin Mütaliboğlu
 
 
 
OSMANLI SULTANLARI
 
SULTAN III. MURAD HAN: Osmanlı sultanlarının on ikincisi ve İslâm halifelerinin yetmiş yedincisi. Babası on birinci Osmanlı sultanı İkinci Selim Han, annesi Nûr Bânû Sultandır. 4 Temmuz 1546’da Manisa’nın Bozdağ Yaylağı’nda doğdu. 1558 tarihine kadar Saruhan (Manisa)’da kaldı. Babasının Saruhan Sancakbeyliğinden Karaman Beylerbeyliğine tayiniyle, Şehzâde Murâd’a da Alaşehir Sancakbeyliği verildi. 1526’da Manisa Sancakbeyliğine tayin edildi. 22 Aralık 1574 tarihinde tahta çıkıncaya kadar bu vazifede kaldı. Sancağa çıkarılan en son Osmanlı hükümdarıdır. Osmanlı Devleti'nin zirvede olduğu bir devirde sultan olan Üçüncü Murad Han, dünya siyasetinde faal bir rol oynadı. Osmanlı hâkimiyeti en geniş sahasına ulaştırıldı. 16 Ocak 1595’te İstanbul’da vefât eden Sultan Üçüncü Murad Han, babası İkinci Selim Han'ın Ayasofya Câmii yanındaki türbesine defnedildi.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617152 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/617152.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT