BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Aşamadıkları tek engel: Anadolu feraseti

Orta Doğu’da Türkiye merkezli yapbozun parçalarının kaç parçadan ibaret olduğunu kestirebilene aşk olsun. Haritada Türkiye’nin yerini gösteremeyecek sığırtmaçlar, konforlu koltuklarından plan yapmaya devam etmekteler.
Bu köşemde daha önce ‘kimin eli kimin cebinde’ isimli detaylı bir analiz(*) kaleme almıştım. Şimdi her geçen gün tablo daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Tek dertleri, istedikleri gibi at oynatabilecekleri bir Türkiye olan bu kan dökücü güruh, faaliyetlerini hızlandırmış vaziyette ve coğrafyadaki sırtlanlar ile olan iş birliklerini de arttırmış durumda.
ABD eski Başkanı George W. Bush yönetiminde iç güvenlik danışmanı olan Frances Townsend, FETÖ perspektifinden Türkiye analizleri yapan BAE sermayeli Ahval haber sitesi yazarı David Philips, Türk düşmanlığı ile bilinen Joe Liberman ve Thomas Scott gibi isimlerden müteşekkil bu grubun temel özelliği CIA ve MOSSAD bağlantıları.
Bu isimlere dair daha detaylı bilgiyi yine yukarıda zikrettiğim yazımda bulabilirsiniz.
Hani Biden yönetimine dair istekler sıralanırken birileri ‘Türkiye’deki demokrasi hareketlerine destek vermesini’ talep ediyordu ya, işte elemanlarına demokrasiyi getirecek olan grup, bu grup.
Demokrasi demişken, bu kan dökücülerin ismi de Türkiye Demokrasi Projesi.
Yani içinde bol bol demokrasi kelimesi geçiyor.
Tıpkı Suriye Demokratik Güçleri dedikleri terör yapılanması SDG ve Demokratik Birlik Partisi dedikleri PYD gibi.
Temmuz 2017'de ABD Özel Kuvvetler Komutanı olan Orgeneral Raymond Thomas, ABD'nin önemli düşünce kuruluşlarından Aspen Enstitüsünün Colorado eyaletinde gerçekleştirilen yıllık güvenlik toplantısında ne demişti?
“En çok tartışılan ve anlaşılmayan şey ‘Suriye Demokratik Güçleri’ diye anılan muhatabımızın geçirdiği evrimdir. Suriye’deki bu örgüt kendini YPG diye nitelendiriyor fakat Türkler YPG’nin PKK ile aynı şey olduğunu söylüyor ve bize ‘müttefik olarak PKK gibi bir terör örgütünü muhatap alamayacağımızı’ iletiyorlardı.
Bu durumda YPG’ye isimlerini değiştirmelerini ve yeni isimlerinin bir yerlerine ‘demokratik’ kelimesini yerleştirmelerini önerdim. Ertesi gün YPG kendisini ‘Suriye Demokratik Güçleri’ olarak ilan etti. Doğrusunu söylemek gerekirse bu onlara bir itibar da kazandırdı...”
 
Demokratik olmak bu kadar basit işte…
 
Okyanus ötesinde mukim bu grubun, sınırlarımızın hemen dibinde ve ülke içinde elemanları da var.
Hani şu Biden’ın ‘bu kez darbe ile değil, elemanlarımız ile iktidarı devireceğiz’ dediği elemanlardan bahsediyorum.
İşte bu elemanlar, bu oluşumun koordinasyonunda son bir aydır epey aktifler.
Hem sınırlarımızın dibinde hem de içimizde.
SDG’nin sözde komutanı teröristbaşı, kendisine sınırlarımızın hemen dibinde mikrofon tutan elemana konuşmuş ve CHP’nin tezkereye hayır oyu kullanmasını kastederek kendisine yöneltilen suale şöyle cevap vermiş: “İlk defa karşı çıktılar doğru. Erdoğan’ın etrafında mutabakat zayıfladı. AKP-MHP ittifakı da zayıfladı. Bir de uluslararası güçlerin böyle bir operasyona karşı durması CHP’yi cesaretlendirdi diyebiliriz. Bence CHP ilerideki seçimler için de hazırlık yapıyor. Her halükârda iyi bir sinyal ve önemli bir adım. Ve CHP böyle bir şey yapıyorsa bu da Türkiye içerisindeki dengelerin değiştiğine işaret ediyor. Bu da umut verici.
Bu namlı terörist, övgüler düzdüğü CHP’yi Suriye’ye davet etmenin mümkün olabileceğini de vurgulamayı ihmal etmemiş.
Ayrıca Kandil’de girdiği delikten kafa kaldıramayan bir diğer elebaşı da tezkereye hayır denirken ortaya çıkan sinerjiden nasıl mutlu olduğunu bu hafta içinde ağzının suları akarak anlatmaktaydı.
Yaşananlar bu kadar sarih iken hâlâ eline kalemi alıp ‘dış minnaklar’ diye itibarsızlaştırma yazıları yazan ağızlarına dolar tıkılmışların dahi üzerini örtemeyeceği hakikatler bunlar.
Yani, kuklacı kuklalarını her nağmede gerdan kırarak oynatmaya devam ediyor, her geçen gün kondisyon da kazanıyor, lakin tek bir engeli aşamıyor: Anadolu ferasetini.
 
********
Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali
 
Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi, 12 Kasım tarihinde İstanbul’da yeni ismi ile toplandı. Elbette her geçen gün bu teşkilatın daha da stratejik adımlar attığına şahitlik etmekteyiz.
Devlet başkanları düzeyinde Türk dünyasını ilgilendiren konular ele alınırken eş zamanlı olarak bir film festivali ödül töreni de icra edildi: Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali.
Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu. Yeni hizmete açılan AKM Gösteri Merkezinde gerçekleşen gala töreninde muhteşem görüntüler vardı. Bu türden film ve belgeseller zerre kadar kuşku yok ki tüm Türk dünyasını bir araya getirecek, aynı duyguları harekete geçirecek çok değerli icraatlar.
Umarız ki bundan sonraki yıllarda da icra edilecek bu film festivali, çok daha başarılı film ve belgesellere imza atar ve Türk dünyası dediğimiz dünyanın kalbinin birlikte atmasına daha büyük katkılar sunar. Bu vesile ile bu festivale emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
 
(*) https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yusuf-alabarda/619580.aspx
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621474 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yusuf-alabarda/621474.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT