BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Ürkmeyin diye azar azar alıştırıyorlar

Geçtiğimiz günlerde Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Hava Harp Okulu öğrencisi 66 kişinin tahliyesine karar verince tartışmalar da başladı. Tahliyelerin hemen sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu tahliye edilen bir öğrenci ve annesi ile görüştürüldü.
Görüştürüldü diyorum zira birçok konuda Kemal Kılıçdaroğlu’nun iradi davranma şansının elinde olmadığını düşünüyorum.
İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin ‘anayasal düzeni zorla değiştirme ve darbeye yardım etme’ suçundan ceza verdiği bir grup Hava Harp Okulu öğrencisine yönelik ceza, Yargıtay 3. Dairesinin verdiği karar ile kaldırıldı ve 66 kişi serbest bırakıldı.
 
Yargıtay 3. Dairesinin öne sürdüğü gerekçeler ‘darbeden habersiz olmaları, eğitimlerinin bir parçası olan acil içtima çağrısı ile otobüse bindirilmeleri, nereye gideceklerinin söylenmemesi, cep telefonlarının toplanması, ancak bindikleri araçlar vatandaşlar tarafından durdurulduğu zaman ne için götürüldüklerini öğrenmeleri, otobüste beklemeleri ve herhangi bir eylem yapmamaları’ gibi gerekçeler.
 
İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin cezalandırma kararından da anlıyoruz ki bu şahısları taşıyan otobüs, yolda millet tarafından durdurulduğunda vatandaşı silahla korkutmak için havaya ateş açılmış, bazı vatandaşlar darbedilerek yere yatırılmış.
 
Dosya şimdi yeniden İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde ve izleyip göreceğiz.
 
SADAT’ın kapısında aslan kesilen Kılıçdaroğlu’nun, 15 Temmuz darbesi konusunda neden bu kadar kafası karışık?
 
Elinde tek bir satır dahi hukuka götürebilecek vesikası olmadığı hâlde, SADAT’ın Türkiye’de terör ve suikast gibi eylemlerde kullanılmak üzere insan yetiştirdiğini iddia eden ve açıkça ‘burası terörist yetiştiren bir kurumdur’ diyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 15 Temmuz gecesi devleti ele geçirmeye kalkışan yapı ve onun mensuplarına övgüler düzen bir bayanı gururla yanına çağırıp manşetlik fotoğraflar çektirmesinin gerekçesi ne olabilir?
 
Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte kameralara gülerek poz veren Melek Çetinkaya cezaevindeki günlerini şöyle anlatıyor:
‘…orada terör yaftasından cezaevine girmiş genç kızlar vardı.
En büyükleri bendim. Benim bir küçüğüm 35 yaşındaki pilot Kerime üsteğmenimiz vardı. O gün dedim ki hiç pişman değilim. İşte terörist olmayacak insanların içine girdim.’
 
Pekiyi Kemal Kılıçdaroğlu ile poz veren Melek Çetinkaya’nın asla terörist olamazlar dediği Kerime Yıldırım kim?
15 Temmuz sonrasındaki yargılama dosyası verileri ile de sabit ki, Kerime Yıldırım o gece helikopteri ile Beşiktaş Vodafone Arena’ya darbecileri taşıyan, helikopteri ile İstanbul Atatürk Havalimanı ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü arasında mekik dokuyan, mahrem imamlar ile ankesörlü hat üzerinden konuşan ve bu suçlardan dolayı 18 Ağustos 2018’de anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan müebbet hapis cezası almış bir FETÖ mensubu.
 
İşte Kemal Kılıçdaroğlu’nun gururla fotoğraf çektirdiği Melek Çetinkaya’nın şehitlerimizin kanının eline bulaştığı mahkeme kararı ile tescillenmiş FETÖ mensubu bir pilot hakkındaki görüşü bu.
Kemal Kılıçdaroğlu bu kadar net olan tabloyu görmüyor mu?
Elbette görüyor ama Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve getiriliş hikâyesini yazan senarist oyunun bu bölümünü böyle yazmış.
Böyle yazdıysa rolünü oynamak da Kemal Kılıçdaroğlu’nun vazifesi.
 
Genel af isteyecekler
 
15 Temmuz 2022’ye günler kala senarist nasıl gümbür gümbür geri geliyoruz diye mesajlar veriyor.
Seçim için yarış kızıştıkça ‘genel af’ söylemi de dillendirilmeye başlanacak ve milletin huzuru açısından bunun elzem olduğu da dillendirilecektir.
 
Her şey bir anda söylenirse yakıcı olabiliyor.
O yüzden toplumu aniden değil, her gün azar azar alıştırıyorlar.
Azar azar…
Merhum Arif Nihat Asya’nın şu güzel mısralarda anlattığı gibi;
Bize bir nazar oldu, cumamız pazar oldu.
Ne olduysa hep bize azar azar oldu.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
629205 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yusuf-alabarda/629205.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT