BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kadınları CHP’li ırz düşmanlarından kim koruyacak, Canan Hanım mı?

Fuat Uğur
Facebook
CHP’de ortaya çıkan taciz ve tecavüz vakaları bir ayda 26’ya ulaştı. Bunlar, buzdağının yalnızca görünen yüzü. Ortaya çıkmayı bekleyen ne kadar mağduriyet var bilmiyoruz. Önceki gün 17 yaşında reşit olmayan SG adlı bir genç kızı sosyal medyadan taciz eden Bursa Osmangazi İlçe Başkanı Mete Akyolcular’ın bir vukuatı daha öğrenildi. Akyolcular, 3 yıl önce partide çalışan Z.G. adlı kadına da ağır cinsel saldırıda bulunmuş.
Sonrası daha da ilginç. Mağdur Z.G. saldırganı Kemal Kılıçdaroğlu’na şikâyet ediyor. Kılıçdaroğlu Bursa Milletvekili Lâle Karabıyık’a talimat verip, gereğini yaptırmasını istiyor ama Lâle Hanım “gereğini yapmak” yerine Z.G’yi arayıp bir güzel şikâyet ettiği için fırçalıyor. Yüz bulan Akyolcular meclis üyelerinin WhatsApp grubunda “Bu or…pu hâlâ konuşuyor” diye yazınca Meclis Üyesi Ayşe Dolar Orakçı durumu yeniden Lâle Karabıyık’a iletiyor. Bir şey yapılmadığını görünce o da partiden istifa ediyor.
Yeni bilgi. Bu arada Bursa CHP’de geçtiğimiz yıllarda bir ilçe başkanı bir garson kızı taciz etmiş. Açıklayan da Bursa CHP eski İl Başkanı Gürhan Akdoğan.
 
CHP İSTANBUL’UN “ANNE”Sİ
 
Bir başka taciz-tecavüz merkezi ise CHP İstanbul teşkilatı.
İlginç olan şu ki CHP İstanbul’da yaşanan saldırılar, artık şüphe duymaya başlasam da kendisi de bir kadın olan İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu tarafından aynı şekilde örtbas edildi. Durun bitmedi. Dün CHP’deki taciz-tecavüz vakalarına bir halka daha eklendi.
A.A. ve M.T. adlı iki CHP’li kadın geçen haziran ayında CHP Bağcılar İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen bir piknikte alkolü iyice kaçırıp zıvanadan çıkan partideki ırz düşmanlarının saldırısına uğradıklarını ve taciz edildiklerini bildirdiler. İki kadın durumu CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na iletti. Canan Hanım ne yaptı biliyor musunuz? İki kadına kınama cezası verdi. Çünkü taciz edip saldıran erkekler de “O kadınlar bizi taciz etti” diye şikâyette bulunmuşlar. “Kadının beyanı esastır” diye yırtınan Canan Hanım da erkeklerin beyanını esas almış ve olayı örtbas etmiş diğerleri gibi.
Canan Kaftancıoğlu bir “kadın” olmasına rağmen CHP’deki kadınlar için dezavantaja dönüştü. Partili kadınlara ablalık, kardeşlik, annelik yapması beklenen bu hanımefendi şu sorunun cevabını vermek durumunda:
“Kadınları CHP’deki potansiyel ırz düşmanlarından kim koruyacak?”
Ama görülüyor ki kadınları Canan Hanım'dan da korumak gerekiyor. Eğer kadınlar hâlâ Canan K.’ya güveniyorlarsa artık bilmeliler ki kendileri ciğer, partili erkekler de kedidir bu rol dağılımında.
Daha açık söyleyeyim, CHP’li kadınlar parti merkezlerine gidecekse şayet yediklerine içtiklerine de dikkat etmeliler.
 
Alaattin Çakıcı, Kılıçdaroğlu’nun da mı kimyasını bozdu?
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu geçen günkü Meclis Grup Toplantısında dinleyince “Kemal Bey'e bir şey mi oldu?” diye endişelendim. Hani kara para aklayıcılarından, uyuşturucu tacirlerinden, organ nakli yapanlardan vergi alınmasını istedi ya o mesele.
Ama meseleyi biraz derinleştirince gördüm ki durum hayli ciddi.
Evet, daha evvel Kemal Kılıçdaroğlu’nun demans sorunları olduğuna, bu yüzden epey ilaç kullandığına dair iddiaları yazdım ama bu kez durum farklı.
Hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda kendisini Alaattin Çakıcı ile tartışmaya sokanların gazıyla ağzına geleni söyledi.
Bu tuhaf tartışmanın perde arkasını biraz kurcalamış ve biliyorsunuz bir yazıyla Kemal Bey'e Uluslararası Çete ve aparatı FETÖ’nün plânı, seninle şu anda çok iyi ilişkiler içinde olsalar da çok farklı. Seni fiştekleyenlerin dolduruşuna gelme. Hayatına kastedecekler, sonra suçu Alaattin Çakıcı’ya atıp buradan hükûmete yürüyecekler ama bunu aslında Çakıcı değil FETÖ yapacak. Sonra da yerine Ekrem İmamoğlu getirilecek. Böylece bir taşla iki kuş vurulacak” diye seslendim. Uyarıda bulundum yani...
Bu yazım büyük yankı uyandırdı. İmamoğlu yazdıklarımı sanki kendisini işaret etmişim gibi üzerine aldı hakkımda suç duyurusunda bulundu. Özlem Gürses gibi trene bakan zevzek gazetecimsiler de CNN’de Hande Fırat’ın müsamahakâr dalgın bakışları arasında yazımı abartılı ve itici tonlamalarla okuyup “Bu nasıl yazı, bu nasıl yazı” diye sayıklayıp durdu...
Neyse, sonuçta Kemal Bey o saatten sonra Çakıcı ile ilgili ileri geri konuşmayı kesti. Kendi kendime “Galiba kendine kurulan tuzakları anladı” diye düşündüm.
Oysa Meclis konuşmasını işitince idrak ettim ki Kemal Bey beni anlamış ama o da yanlış anlamış! Artık unutkanlığının da etkisiyle kafasında nasıl bir kurgu yaptıysa, kendisini uyuşturucu baronları ve kara para aklayıcılarının kurtaracağını mı düşündü bilemiyorum, onların âdeta meşrulaştırılmasını ve vergilerinin alınarak “ticari” hayattaki yerlerini almasını istedi.
Yaşı tutanlar bilir, hani Kanal 6 Televizyonu ve Milliyet gazetesinin eski sahibi Korkmaz Yiğit, 2000 yılı öncesindeki batan banka skandalları (Türkbank) ve karmaşık ilişkiler ağında iyice çamura saplanmıştı. Korkmaz Yiğit, bir televizyon konuşmasında “Alaattin Çakıcı benim vücut kimyamı bozdu” demişti ya, bu da onun gibi bir şey olabilir mi diye düşündüm?
Ben Kemal Bey'i tekrar ikaz ediyorum:
Düşmanınız hemen yanı başınızda ve sizi yavaş yavaş kumpasın ortasına doğru itiyor. Başrolde de FETÖ var. Sizi onlardan bir başka mafya koruyamaz.
Gelin omuzlarınızdaki bu yükü atın ve kendinizi bu vatanın, devletin şefkatli kollarına bırakın. Size onlardan fayda gelmez.
Sizi insan olarak çok seviyorum, ondan bu ikazlarım inanın.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616802 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/616802.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT