BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Senin tecavüzcün benim tecavüzcüm…

Süleyman Özışık
Facebook
Biz muhafazakârlar için en büyük tehlike, içimizden yamuk birinin çıkmasıdır. Ne bileyim, bir tecavüzcü, bir sapık, bir hırsız veya bir yolsuz. O bir kişinin yaptığı hata bütün muhafazakâr camia böyleymiş gibi duyurulur.
Bu sadece Türkiye için geçerli değil, dünyada da durum aynıdır.
Din gölgesine sığınan bir dinsizin yaptığı herhangi bir eylem dünyada sinema filmlerine konu olur. Üzerine filmler çekilir, bütün Müslümanlar katil ve barbarmış gibi gösterilir.
Ancak onlar en azından kendi içlerinden çıkan sapıkları ve katilleri deşifre etmekte beis görmezler.
Bizdeki durum bunun tam tersi.
İş öyle bir noktaya vardı ki artık “Senin tecavüzcün, benim tecavüzcüm. Senin hırsızın, benim hırsızım. Senin sapığın, benim sapığım” düşüncesi hâkim oldu.
Bakın size birkaç örnek vereyim.
Ensar Vakfı’nda bir namussuzun yaptığı sapıklık sonucu Türkiye ayağa kalktı. Sapık yakalandı, adalete teslim edildi ve bilmem kaç kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
İlk tepki veren muhafazakâr camia olmasına rağmen, bu namussuzluk muhafazakâr camianın sırtında bir kambur olarak kaldı.
Nerede benzer sapıklık yaşanmışsa, en önce biz saldırdık biz hesap sorulması için çığlık attık.
Buna rağmen karşı mahalle tarafından, “Sapık dindarlar, aşağılık muhafazakârlar” diye damga yedik. Sanki aynı şeyler kendi içlerinde yaşanmıyormuş gibi bir hâl takındı bize bu damgayı yapıştıranlar.
Oysa aynı beter şeyler kendi içlerinde de yaşandı, yaşanıyor ve yaşanacak.
Sadece CHP’nin içinde genel başkanından en alt kademedeki görevlisine varıncaya kadar onlarca taciz, tecavüz ve cinsel istismar suçu işlendi. Bunlardan biri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun akrabasıydı. Rezaleti önlemek ve tecavüzcüyü kurtarmak için kütükten akrabalık bağını kaldırdılar.
İl ve ilçe teşkilatlarında sayısız tecavüzler, tacizler ve çocuk istismarı yaşandı. Hepsini koruyup kolladılar ve görevlerine devam ettirdiler.
Yahu…
Bir seçim otobüsünde erkekler, kadınlar ve travestiler grup hâlinde yakalandılar. Hepsi ama hepsi hâlâ görev başında ve hepsi bize hâlâ namus satıyor.
Bakın geçtiğimiz hafta Didim Belediye Başkanı’nın kendisinden iş istemeye gelen bir kadına başkan yardımcıları ile birlikte topluca tecavüz ettiği ortaya çıktı.
Belediyeye gelen 14 ayrı kadına aynı sapıkça muameleyi yaptığı belirlendi.
Kendi erkek şoförüyle sapıkça ilişkiye girdiği, kadın başkan yardımcısıyla grup seks yaptığı belgelendi. Belgelendi diyorum çünkü bunları yaparken kendini şoförüne verdiği kameraya çektirdi.
Ötesi var mı?
Ama ne oldu?
Lanetlemek şöyle dursun, partiden atmak böyle dursun, ne kadar CHP’li varsa belediyeye koştu, “Başkan yanındayız” diye destek verdi.
Sadece kendilerinden olana destek vermiyorlar bu konuda…
HDP Milletvekili Tuma Çelik’in bir kadına tecavüz ettiği ortaya çıktı. Milletvekili bu işi yaptığını açık açık itiraf etti. İlk sahip çıkanlar yine CHP’liler oldu.
Geçtiğimiz haftalarda Uşşaki Tarikatı’na mensupmuş gibi görünen bir sapığın küçük kız çocuğuna yönelik cinsel istismarı haber konusu oldu. Bu rezalete de ilk tepkiyi veren yine muhafazakâr camia oldu. Şahıs yakalandı, hapse atıldı.
Peki karşı mahalle ne yaptı?
İsminin önünde şeyh ibaresini görünce bir saldırdılar ki anlatamam. Sonra baktılar ki şeyh dedikleri sapık kendilerine destek veriyor, Erdoğan’a saldırıyor. Anında yazdıklarını sildiler ve suspus oldular.
Yine geçtiğimiz hafta kendine hoca diyen bir sapığın kadınlara cinsel istismarda bulunduğu video kaydıyla belgelendi.
Yine bir saldırdılar ki anlatamam!
Ama sonra onun da HDP’li olduğu ortaya çıktı. Bir kez daha geri vites yapıp üç maymunu oynadılar. Sapık hakkında, sapığın sapıklığı hakkında tek kelime etmediler.
Sadece sapkınlık meselesi değil ki…
Bakın hırsız var diyen yazarları hırsız çıktı, devletin arazisi üzerine yürüyen villa yaptırdığı ortaya çıktı. Yine her hafta “Vatandaşın malı çalınıyor” diyen ve geçtiğimiz haftalarda emekliye alınan televizyoncunun çiftliğine kaçak arazi eklediği ortaya çıktı.
Milletvekillerinin, devletin yüzlerce dönüm arazisine kaçak çiftlik yaptırdığı ortaya çıktı. “Kazdağları yok olmasın” diyenlerin tamamının Kazdağları’nı kaz gibi yolduğu ortaya çıktı.
Ellerinde her belediyeden yolsuzluk ve hırsızlık haberleri geliyor. Belgeleriyle ortaya koydum. Belediye başkanı 18 kaçak kat yapımına göz yumduğunu fotoğraflarıyla gösterdim.
Gık demediler bu konularda…
Tek söyledikleri şey, “Sizinkiler de bunu yapıyor” oldu. Tek yaptıkları namussuzluk yarıştırmak oldu.
Yahu tamam da be kardeşim.
Biz yakaladık mı kapı dışarı ediyor, el âleme rezil ediyoruz. Siz niye üstünü kapatıyorsunuz onu söyleyin bize…
Toplu seks sapanları, toplu tecavüzcüleri, hırsızları yolsuzları niye koruyorsunuz onu anlatın.
“Erdoğan ülkeyi çok kutuplaştırdı” diyorsunuz da. Namus konusunda da kutuplaştırmadı ya be kardeşim?
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615327 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/615327.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT