ANA-BABAYA İYİLİK
Bir zamanlar iki kardeş vardı. Yatalak annelerine bir gece biri, diğer gece öteki bakacaktı. Öyle anlaşmışlardı. Âbid olan nâfile ibâdete çok düşkündü, sabaha kadar ibâdet ederdi. Bunun için, kardeşine; “Bugün de anneme sen hizmete devam et, ben de yine ibâdet edeyim.” derdi. Annesine bakma sırası hiç ona gelmezdi. Kardeşi, onun da sevap kazanması için âbid olan kardeşine, bazen; “Bugün sıra sende.” derdi. Bu âbid genç, rica eder, sabaha kadar ibadetle meşgul olurdu.
Yine bir gece sabaha kadar yaptığı ibâdetten duyduğu hazdan dolayı kardeşine, her zaman olduğu gibi sırayı bozarak; “Bu gece de bana izin ver ibâdet edeyim.” dedi. Kardeşi kabul edip annesine hizmete gidince, bu ibadet etmeye koyuldu...
Bir ara uyuyakaldı ve bir rüyâ
gördü. Rüyâsında nûrani yüzlü bir
zat buna dedi ki:
- Kardeşin affedildi.
Genç merakla sordu:
- Ben niye affedilmedim?
- Sen de affedildin ama, kardeşinin
hürmetine affedildin.
- Ben Allahü teâlâya ibâdet ediyorum.
Kardeşim ise anneme hizmet
ediyor. Fakat benim onun hürmetine
affedilmemin hikmeti nedir?
O zat dedi ki:
- Allahü teâlâ size nâfile ibâdeti farz kılmadı, ama ana babaya iyiliği hizmeti farz kıldı. Üstelik annenin hizmete ihtiyacı var. Kardeşin emre uyduğu için kazandı ve ükseldi Onun sayesinde sen de affedildin...
RAMAZAN MÂNİLERİ
Şerefli ayımız gelir
Bizlere huzur verir,
Kalbimiz Ramazanda,
O ruçlardan feyz alır,
Rabbimizin ni’meti,
Ölçülür mü kıymeti,
Bu ayda mü’minlere,
Saçar bolca ni’meti.
Akşam pide alınır,
Terâvihler kılınır,
Sahûra kalkmak için,
H er gün davul çalınır.
Nerden geldi aklıma,
Kadayıfla baklava,
Aç gözlü olma diye,
A nnem vurdu oklava.
Akşama kurdum pusu,
Gelir köfte kokusu,
İftarda az yemeli,
S ahurda çok, doğrusu.
Ne hoş bir koku geldi,
Kalbime korku geldi,
Bahşişi yolla beyim!
Gözüme uyku geldi.