Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Çocuk için akika kesmek
Akika, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek niyeti ile hayvan kesmektir. Sual: Akika nedir, niçin kesilir, belli bir zamanı var mıdır, Ku...
Kurban edilen hayvanın üzerindeki kıllar sayısınca, sahibine sevap yazılır. Hadîs-i şerîf
- Kanûnî Sultan Süleyman Hân’ın Belgrad seferi (1521) Müzeler Günü ve Haftası - Gül mevsimi
YUVALAR ÇABUK YIKILIYOR
Dinimiz kadına çok değer vermiş, onu en yüksek dereceye çıkarmıştır. İslâmiyetin kadına verdiği kıymeti hiçbir din, hiçbir düşünce vermemiştir.
İslâmiyette kadın, geçim derdinden, düşüncesinden kurtu...
YUVALAR ÇABUK YIKILIYOR
Dinimiz kadına çok değer vermiş, onu en yüksek dereceye çıkarmıştır. İslâmiyetin kadına verdiği kıymeti hiçbir din, hiçbir düşünce vermemiştir.
İslâmiyette kadın, geçim derdinden, düşüncesinden kurtulmuştur. O, çalışarak, didinerek para kazanmaya mecbur değildir. Her şey ayağına gelecektir onun. Çünkü o kadındır... Dinimiz, evlenmeyi emrediyor. İslâmiyet; “Kadınla, kızla konuşmayınız, eğlenmeyiniz, papazların yaşadığı gibi kadınsız yaşayınız!” demiyor. Ya ne diyor? “Komşunun karısını kızını baştan çıkarmayınız, onların hayâ perdelerini parçalamayınız, âile yuvalarını yıkmayınız, istediğiniz kızı alınız, evleniniz.” diyor dinimiz.
Günümüzde böyle hâlis, güzel niyetlerle evlenenler bile sokakta ve iş hayatında bambaşka bir insan olup çıkıyor!.. Büyük İslâm âlimi Hüseyin Hilmi Işık; “kuddîse sirrûh” bu hususta buyuruyor ki:
“Hıristiyan memleketlerinde, kadınlar, kızlar, başları, kolları, bacakları açık geziyorlar. Erkekleri fuhşa, zinâya sürüklüyorlar. Evde, hanımı yemek pişirirken, çamaşır yıkarken ve evi temizlerken, erkeği sokakta veya iş yerinde hoşuna giden bir kadınla zevk, safâ, hattâ zinâ yapıyor. Akşam evine düşünceli ve yıpranmış olarak geliyor. Kötü hayâllere dalarak, vaktiyle beğenmiş, sevmiş, seçerek almış olduğu hanımının yüzüne bile bakmaz oluyor. Evdeki yorgunluğunu gidermek için, alâka ve neşe bekleyen hanımı, haklarına kavuşamayınca, asabî buhranlar geçiriyor. Âile yuvası bozuluyor. Sokaktaki kadına bakan erkek, onu kirli çamaşır gibi bırakıyor. Bir başkası ile anlaşıyor. Böylece, her sene, binlerce kadın ve erkek ve çocukları perişan oluyor. Ahlâksız ve anarşist oluyorlar. Cemiyet, millet çürümeye, çökmeye sürükleniyor. Bâzı kokulu, süslü dolaşan kadınların, gençlere, millete ve devlete zararları, alkollü içkilerden ve uyuşturucu zehirlerden daha çok ve daha korkunç oluyor…
Allahü teâlâ, kullarının dünyada felâkete, âhırette de şiddetli azaplara yakalanmamaları için, kadınların, kızların örtünmelerini emretti. Ne yazık ki, nefislerinin, şehvetlerinin esîri olan bâzı kimseler, Allahü teâlânın emirlerine gericilik, kâfirlerin şaşkın, çılgın işlerine ilericilik diyor. Binbir hileyle, gençleri aldatıyorlar. Allahü teâlâ, kendilerine akıl versin! Hakkı bâtıldan ayırmalarını nasip eylesin! Âmin...” 17.08.2024 TÜRKİYE GAZETESİ
Ahmet Demirbaş
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
17 Mayıs 2026
“Zikir, İslâmiyet'e uymaktır”
Vehb bin Münebbih hazretleri, Tâbiîn devrinde yetişen tanınmış hadîs âlimidir.Bu zât anlatıyor:Îsâ aleyhisselâm, yanında havârîleri olduğu hâlde bir köye uğradı.Orada, herkesi ölmüş bir vaziyette görünce;“Bunlar toplu hâlde öldüklerine göre Allah’ın ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Terviye Günü'na 7 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."