Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İnsan, işlerin yaratılmasında vasıtadır
Allahü teâlâ, insanların istekli işlerini onların iradeleri ile yaratmasını ezelde dilemiştir.Sual: Her şeyi yaratan Cenab-ı Hak olunca, burada insanı...
Cuma günleri bana çok salevât getirin! Ümmetimin bana en yakın olanı en çok salevât getirenleridir. Hadîs-i şerîf
- Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerîf’i tekrar ibâdete açıldı (2020) Lozan Antlaşması (1923) - TÜBİTAK’ın kuruluşu (1963)
CENNET IRMAĞI
Peygamber Efendimiz ile Hazret-i Ebû Bekir, Hicret'te, Sevr mağarasında 3 gün kaldılar. Ebû Bekir Sıddık çok susadığını bildirince, Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
- Yâ Ebâ Bekir! Dışarı çık, orada ak...
CENNET IRMAĞI
Peygamber Efendimiz ile Hazret-i Ebû Bekir, Hicret'te, Sevr mağarasında 3 gün kaldılar. Ebû Bekir Sıddık çok susadığını bildirince, Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
- Yâ Ebâ Bekir! Dışarı çık, orada akan nehirden istediğin kadar su iç!
Hazret-i Ebû Bekir, dışarı çıkınca, şaşırdı. Kardan soğuk ve beyaz, baldan tatlı ve miskten daha güzel kokulu bir ırmağın aktığını gördü ve kana kana varıp içti. Dönüşünde şöyle sordu:
- Yâ Resûlallah! Bu nasıl âb-ı hayattır ki, bu dağ başında akar. Bunu kimse görmemiştir.
Peygamberimiz buyurdu ki:
- Hak teâlâ, Cennet ırmaklarına memur olan meleğe, senin içmen için Cennet-i Firdevs’ten bu mağaranın önüne bir nehir akıtmasını emretti.
Hazret-i Ebû Bekir, ağlayarak yine dedi ki:
- Anam babam sana fedâ olsun! Ebû Bekir’in Cenâb-ı Hak indinde bu kadar değeri var mıdır ki; onun için Cennetten ırmak akıta?
- Hak teâlâ indinde pek çok değerin vardır. Beni peygamber gönderen Allaha yemin ederim ki, sana düşmanlık edenler 70 yıllık iyi işleri olsa bile, Cennete giremezler.
GÜNÜN TARİHİ...............AYASOFYA 2. DEFA İBÂDETE AÇILDI
Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’nin, 10 Temmuz 2020 Cuma günü saat: 14.53’de tekrar Câmi olması kararı açıklandı. Böylece 86 yıl sonra kılınan Cuma namazıyla 24 Temmuz 2020 tarihinde tekrar ibâdete açılmış oldu. Tarihe geçen bu gelişme, Lozan Antlaşması’nın tam da 97. yıl dönümüne denk geldi. Ayasofya’nın tarihe geçen tekrar ibâdete açılması; Türkiye ve İslâm âleminde büyük sevinçle karşılandı.
GÜNÜN TARİHİ............... LOZAN ANTLAŞMASI
24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması imza edilmişti. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra işgâl edilen Anadolu, başlatılan mücadelenin sonunda düşman işgâlinden kurtarılmış, Ankara’da Büyük Millet Meclisi Hükümeti kurulmuştu. Kurtuluş Savaşı’nı kazanmamız üzerine İsviçre’nin Lozan şehrinde milletlerarası bir konferans toplandı ve bu konferans sonunda Türkiye’nin bugünkü sınırları çizildi.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
24 Temmuz 2026
Hocamızı karşılayalım
Ammâr-ı Yâser hazretleri, Anadolu velîlerinden olup, Bitlis’te yaşadı. 1253 (H.650)’de,Bitlis’te vefât etti.Bu zât bir gün dergâhtan ayrılıp bir köye gitti.Dönüp de dergâha yaklaşınca talebesinden biri, kalben hocasının yaklaştığını anladı...Ve çok ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."