Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Ölünün bedenini yakmak!
“Allahü teâlâ, meyyitin toprağa gömülmesini emreyledi. Hindû kâfirleri ölülerini yakıyorlar."Sual: Müslüman veya gayr-i mislim bir ölünün, zaruretsiz ...
Nice küçük amel, niyet ile büyür; nice büyük amel ise, niyetle küçülür. İmâm-ı Rabbânî “Rahmetullahi aleyh”
- Haliç Köprüsü’nün açılışı (1974) - Giyotinle son idam (1977) Sultan IV. Murad Hân’ın taht’a çıkması (1623)
BİR İHTİYAR MÜMİNİN MÜNACATI
“Yâ Rabbî! Senin lutuf, kerem ve inâyetinle, büyük sıkıntılar görmeden, uzun bir ömür yaşadım. Bu hayatın içinde, sana karşı, pek çok günah işledim. İrâde-i cüz’iyyemi, senin râzı olmadığın şeylere sa...
BİR İHTİYAR MÜMİNİN MÜNACATI
“Yâ Rabbî! Senin lutuf, kerem ve inâyetinle, büyük sıkıntılar görmeden, uzun bir ömür yaşadım. Bu hayatın içinde, sana karşı, pek çok günah işledim. İrâde-i cüz’iyyemi, senin râzı olmadığın şeylere sarfettim. Artık sana rücû’ etmek zamanım pek yakın. Bundan sonraki, dünya ve âhıret hayatımın safhaları şu olacak:
Dünya elemleri, sekerât-ül-mevt, kabir hayatı, haşr âlemi, mükâfât ve mücâzât ihtimâlleri...
Büyük günahlarımla, bu tehlikeli geçitlerden, nasıl geçeceğimi bilmiyorum. Affına kavuşamazsam, hâlim ne olacak? İstigfâr ve duâlarım, kabule lâyık olacak mı bilmiyorum. Senin af ve mağfiret sıfatın, tek ümidim! Senden başka kime sığınabilirim?
Yâ Rabbî! Sana inanıyorum. Kitâbında bildirdiğin gibi inanıyorum. Kitâbına ve Resûlüne “sallallahü aleyhi ve sellem” inanıyorum. Hudutsuz büyüklüğünü anlatan kâinatı, gözlerimle görüyorum. Azametini, bana ihsân ettiğin aklımla, anlıyorum. Günahlarımın, af ve mağfiret deryân içinde, bir damla bile olmadığını da, biliyorum. İşlediğim günahlardan pişmanlık duyuyorum. Pişmanlık duygularımı eksiltme! Bu duygularımı, elem derecesine çıkart yâ Rabbî!
Yâ Rabbî! Sen af etmeyi seviyorsun. Beni de, af ettiğin kulların içine al! Sen Gafûrürrahîmsin Yâ Rabbî!”
Hayri Aytepe Emekli tümgeneral
(Tam İlmihâl-Seadet-i Ebediyye : 713)
Not: Hayri Aytepe “rahmetullahi teâlâ aleyh”, 10 Eylül 1966 günü İstanbul’da vefât etmiştir. Edirnekapı Kabristanı’ndadır.
ŞİİR............ CİNASLI DÖRTLÜKLER
Bakıyor kara gözler,
Kararmış kara gözler,
Gemim deryada kaldı,
Yelkenim kara gözler.
Kâkülü alna yayılan,
Çayırda nedir yayılan?
Yalnız gezme, a kuzum!
Ya kurt kapar, ya yılan.
Bilmem ki yaz mı gelmiş,
Niçin açmış gül erken?
Aklımı kayıp ettim,
Nazlı yarim gülerken.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
10 Eylül 2026
Seyyidlere hürmet böyle olur...
İmâm-ı Şâfiî hazretleri, bir gün Bağdat Câmiinde talebeye ders veriyor, ikide bir kalkıp kalkıp oturuyordu.Nihâyet ders bitti.Huzûruna vardılar.Ve ona sordular ki:“Efendim, ders esnâsında tekrar tekrar kalkıp oturdunuz, hikmeti neydi?”Büyük İmâm, onl...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."