Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Tedavi olmak ve ilaç kullanmak
Hastayı tedavi etmek sünnettir. Tedavinin, ilaçla, sadaka vermekle ve dua ile yapılacağı bildirildi.Sual: Tedavi olmanın, ilaç kullanmanın dinimizdeki...
Îmân ve ibâdet bilgilerini öğrenmek ve çocuklarına öğretmek, her Müslümana farzdır. Ahmet Mekkî Efendi “Rahmetullahi aleyh”
- Gökbey helikopterimiz havalandı (2018) - Balıkesir ve Bilecik’in kurtuluşları (1922) Seyyid Ahmet Mekkî Efendinin vefâtı (1967) - Tebriz’in fethi (1514)
HİNDİSTAN
Saraydaki tahtında, oturmuştu Süleyman,
Korku içinde biri, ona koştu eşraftan...
Adamın yüzü sarı, dudakları mosmordu,
Kapılmıştı korkuya, durmadan titriyordu...
“Sana ne oldu?” diye, sordu ona pe...
HİNDİSTAN
Buyurdu ki: “Hakîkî Müslüman; dînine, ana babasına ve hocasına, âmirlerine, memleketinin büyüklerine ve kanunlarına karşı son derecede saygılıdır. Lüzûmsuz işlerle uğraşmaz. Vaktini boşa geçirmez...”
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
05 Eylül 2026
"Kürsüye çık ve vaazına devâm et!"
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri bir gün talebeleriyle sohbet ediyordu ki, gencin birinin abdest tâzelemesi icâp etti.Ancak çıkmak hayli zordu.Zîrâ izdiham vardı câmide.Gavs-ı âzam anladı...Talebe sıkıntıdaydı.Ona, bir “nazar” etti.Genç bir “sahrâda” ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."