Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İlmin kıymeti, niyyete bağlıdır
Din bilgilerini, cahillikten, nefsin isteklerinden kurtulmak için öğrenmek lâzımdır.Sual: "Din bilgilerini, amel etmek için mi öğrenmeli, amel ve ihlâ...
Nefsiyle dost olan, Hakk’ı kaybeder. Abdülkâdir-i Geylânî “Rahmetullahi aleyh”
- Abdülkâdir-i Geylânî Hazretlerinin vefâtı (1166) [H:561] Büyük İstanbul Yangını (1718) [51.000 ev yandı]
ABDÜLKÂDİR-İ GEYLÂNÎ
1077 [H.470] senesinde İran’ın Geylân şehrinde doğup, 1166 [H: 561]’de Bağdad’da vefât etti.
Abdülkâdir-i Geylânî “kuddise sirruh” zâhirî ve bâtınî ilimlerde evliyânın en üstünü, baş tâcı oldu. Annesi...
ABDÜLKÂDİR-İ GEYLÂNÎ
1077 [H.470] senesinde İran’ın Geylân şehrinde doğup, 1166 [H: 561]’de Bağdad’da vefât etti.
Abdülkâdir-i Geylânî “kuddise sirruh” zâhirî ve bâtınî ilimlerde evliyânın en üstünü, baş tâcı oldu. Annesi ve babası tarafından Peygamber Efendimizin soyundandır. Annesi ve babası da evliyâ idiler. Abdülkâdir-i Geylânî, fıkıh ve hadîs ilimlerinde müctehid idi. Tasavvufta ise çok yüksek bir evliyâ ve mürşid-i kâmillerin en başta gelenlerindendir. Menkıbeleri çok meşhurdur.
∑ ∑ ∑
Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, küçükken annesinden izin alıp ilim tahsili için bir kâfile ile Bağdat’a giderken eşkıyalar kâfileyi basıp soydular. Reisleri Geylânî hazretlerine sordu:
- Senin bir şeyin var mı?
- Evet, 40 altınım var. Koltuğumun altına dikili...
Gömleğini söküp altınları çıkarınca sordu:
- Neden yerini söyledin?
- Çünkü anneme hiç yalan söylemeyeceğime dair söz verdim. O söze ihânet edemem.
Eşkıyaların reisi ağlamaya başlayıp; “Bu kadar senedir Rabbime verdiğim söze ihânet ediyorum.” diyerek tevbe etti. 60 kadar olan arkadaşı da reislerine; “Yol kesmede reisimizdin, tevbede de reisimiz ol!” diyerek onlar da tevbe etti. Aldıkları malları hep geri verdiler.
İslâm Âlimleri Ansiklopedisi: 7/198)
Bir Müslümanla bir Hıristiyan münakaşa ediyorlardı. Oradan geçmekte olan Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri sordu:
- Münakaşa mı ediyorsunuz?
- Kendi peygamberimizin üstün olduğunu müdafaa ediyoruz.
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri Hıristiyana sordu:
- İsâ aleyhisselâmın üstün olduğunu nasıl isbat edersin?
- O, ölüyü diriltti.
- Ben Peygamber değilim. Fakat, Allahü teâlânın izni ile bir ölüyü diriltsem, bizim Peygamberimize inanır mısın?
- Tabii inanırım.
- Şu mezarlıktan birini göster!
Hıristiyan gösterdi. Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri sordu:
- Peygamberiniz ne söylerdi?
- Kum bi iznillah! derdi...
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri kabre dönüp; “Kum bi iznillah!” deyince, kabirden bir ölü kalktı.
Hıristiyan, Peygamberimizin üstünlüğünü anlayıp Müslüman oldu.
İslâm Âlimleri Ansiklopedisi: 7/210)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
16 Temmuz 2026
“Bu zât âlim değil, ümmîdir"
Evliyânın büyüklerinden Ahmed Sayyâd hazretleri, Yemen’de doğdu. 1183 (h.579) senesinde vefât etti.Zebîd şehri, Bâb-ı Sihâm kabristânına defnedildi.Bir kişi anlatıyor:Bir gün Ahmed Sayyâd hazretlerinin huzûrundaydık...İçeriye, Kadı Efendi girdi.Bu bü...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."