Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Şükür ve tilâvet secdesi
Kendisine bir nimet gelen kimsenin, secde-i şükür yapması müstehabdır...Sual: Kendisine bir nimet gelen kimse, bu nimete karşılık şükür için secde yap...
Sizden birisinin yemek sofrası, misafirin önünde bulunduğu müddetçe, melekler onun için istiğfâr ederler. Hadîs-i şerîf
- Kâtip Çelebi’nin vefâtı (1656) - Kuşgeçimi Fırtınası Genel Seçimler ve ANAP iktidarı (1983) - Dünya Şehircilik Günü
MEVLÂNÂ’NIN DUÂSI
Büyük velî Mevlâna Celaleddin-i Rumî (kuddîse sirrûh) hazretleri, tasavvuf deryâsına dalmış bir Hak âşığıdır. İlmi, teşbihleri, sözleri ve nasihatleri bu deryâdan saçılan hikmet damlalarıdır... Soyu b...
MEVLÂNÂ’NIN DUÂSI
Büyük velî Mevlâna Celaleddin-i Rumî (kuddîse sirrûh) hazretleri, tasavvuf deryâsına dalmış bir Hak âşığıdır. İlmi, teşbihleri, sözleri ve nasihatleri bu deryâdan saçılan hikmet damlalarıdır... Soyu baba tarafından Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk’a ulaşmaktadır. Asıl adı Muhammed, lakabı “Celaleddin” olup, Anadolu’ya gelip yerleştiği için, “Rûmî” diye anılmıştır. “Mevlâna’diye meşhur olmuştur. Mevlâna; “efendimiz” demektir. 1207 yılında Belh şehrinde doğdu, 1273 yılında Konya’da vefât etti.
Mevlâna Celaleddin-i Rumi hazretleri buyurdu ki:
“Çocukluğunda oyun, genç-liğinde sarhoşluk, ihtiyarlığında tembellik... Ne zaman Allaha kulluk edeceksin?..”
Bu mübârek zat bir gün şöyle duâ etti:
“Ey affı çok olan, günahları örten Rabbim, o günahlar dolayısı ile bizden intikam alma. Bize azap etme!..
Ey mahlukatın, yaratıkların canlıların ihtiyacını gideren Rabbim! Sen varken hiçbir kimseyi hatırlamak ve ondan bir şey ummak lâyık değildir.
Ey ihsânı çok olan Rabbim! Cefâ içinde geçip giden ömre merhamet et. Ey affetmeyi seven Rabbim! Bizi affeyle. İsyân derdimize çâre eyle.
Ey yardım isteyenlerin yardımcısı! Bizi hidâyete çıkar!
Ey âlemin yaratıcısı! Kasvetli, kararmış, katılaşmış âdeta taş gibi olmuş olan kalbimizi mum gibi yumuşat, feryâdımızı, âh-u vâhımızı, hoş eyle ki rahmetini çeksin!..
Yâ Rabbî, hâlimize göre muâmele etme. Kendi ikram ve ihsânına göre muâmele et! Kerem ve lütfunla hidâyet ettiğin kalbi tekrar sapıklığa meylettirme!
Yâ Rabbî, duâ ve yakarışlarımızda sana lâyık olmayan sözleri bilmeyerek söyleyip hatalarda bulunmuş isek, o kelimeleri sen ıslâh et ve duâmızı kabul buyur! Çünkü sözlerin hâkimi ve sultanı ancak sensin...” Ahmet Demirbaş TÜRKİYE GAZETESİ
07.02.2025
FIKRA........... . SAĞ EL
İki arkadaş otururken şöyle konuşurlar:
– Çayını hep sağ elinle mi karıştırırsın böyle?
– Tabii sağ el ile karıştırırım.
– Çok tuhaf. Ben de her zaman kaşıkla karıştırırım!
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
05 Kasım 2026
"Koş, sen de îmân et!"
Abbâs adında bir sahâbî anlatıyor:İslâmiyetin yeni teblîğ edildiği günlerdi.Bir ağacın yanından geçiyordum ki, o yönden bana seslenen bir nidâ duydum.Ve kulak verdim."Yâ Abbâs!" diyordu.Etrâfıma baktım.Kimsecikler yoktu.Yoluma devâm ettim.Aynı ses yi...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 34 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."