Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Sübhâne rabbike duasını değiştirmek
Sübhâne rabbike makâmı, Sübhâne rabbinâ makamından, edeb, fesahat ilimleri bakımından, kat kat daha yüksektir.Sual: Sübhâne rabbike duasını, "Sübhâne ...
Kul, Allahü teâlâ için neyi terkederse, Allahü teâlâ, ona karşılık daha hayırlısını verir. Ebû Saîd-i Ebûl-Hayr “Rahmetullahi aleyh”
- İstanbul’un kurtuluşu (1923) - Kâtip Çelebi’nin vefâtı (1657) Kayseri Uçak Fabrikası kuruldu (1926)
İSTANBUL’UN KURTULUŞU
Mondros Mütarekesi’nden 12 gün sonra itilaf devletlerinin 55 adet harp gemisi, İstanbul Boğazı’na demirledi. Osmanlı başkenti güzel İstanbul’umuz, önce 13 Kasım 1918, sonra 16 Mart 1920’de olmak üzere...
İSTANBUL’UN KURTULUŞU
Mondros Mütarekesi’nden 12 gün sonra itilaf devletlerinin 55 adet harp gemisi, İstanbul Boğazı’na demirledi. Osmanlı başkenti güzel İstanbul’umuz, önce 13 Kasım 1918, sonra 16 Mart 1920’de olmak üzere iki defa, Osmanlı Devleti’nin ve milletinin tarihî düşmanı sömürgeci İngilizler tarafından işgâl edildi. Bu işgâl Anadolu’da büyük tepkiler uyandırdı. Şehrin caddelerinde düşman ordularının subayları, askerleri geziyor, bâzı evlerde düşman bayrakları dalgalanıyordu.
Beyoğlu gibi azınlığın çoğunlukta olduğu semtlerde zafer şenlikleri düzenlenirken, Türklerin oturdukları semtlerde halk kan ağlıyordu. İngiliz askerleri şafakla beraber Şehzadebaşı’ndaki bir karakolumuzu basarak silahsız bando erlerini süngüleriyle şehid ettiler. Yerli Ermeni ve Rumlar iyice azıtıp, işgalcilere muhbirlik ve kılavuzluk yaparak birçok Türkü tutuklattılar. Vapurlarda 1. mevkide işgalciler, Türkler de 2. mevkide seyahate mecburdu. İstanbul dışına çıkmak yasaktı.
24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Antlaşması'ndan sonra, 23 Ağustos 1923'ten itibaren İtilaf kuvvetleri İstanbul'dan ayrılmaya başladı. 9 Eylül 1922’de Yunanın Ege denizine dökülmesi üzerine, düşman kuvvetleri 6 Ekim 1923’te Türk bayrağını ve donanmasını selâmlayarak İstanbul’u boşalttı.
Yine, 6 Ekim 1923'te Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu İstanbul'a girdi ve işgal resmen sonlandı. Her yılın 6 Ekim'i böylece İstanbul'un kurtuluş günü olarak belirlendi ve kutlanmaya başlandı.
SAĞLIK........ LİMON ÇEKİRDEKLERİ
Birçok sağlık problemine iyi gelen limon C vitamini kaynağı olarak bilinir ve beyin gelişimine de iyi gelen limonun faydaları saymakla bitmiyor. Tansiyon yüksekliğinde zayıflamada ve ağrıları azaltmada kullanılıyor.
Çekirdekleri ise idrar yollarını temizleyerek önemli ölçüde idrar yolu enfeksiyonunu giderici etkisi bulunuyor. Bunun için limon çekirdekleri kaynar suyun içerisinde 10 dakika kadar demlenir. Tatlandırmak istenirse içine bal ve limon dilimleri konulabilir.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
05 Ekim 2026
"Ben artık ölüler arasındayım!"
Sa'd bin Rebî “radıyallahü anh”, Uhud'da büyük kahramanlıklar gösterdi!Vücûdu delik deşik oldu.Bir ara ortalık karıştı!Eshap dağıldılar...O, hiç gevşeklik göstermeyip, Eshâb-ı kirâm’a seslenerek, Akabe bîatında, canlarını fedâ edeceklerine dâir verdi...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 65 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."