Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İbadet eden, egoist değildir
Müslümanlar, Cehennemden kurtulmak, rahata kavuşmak için ibadet etmez. Allahü teâlânın emri olduğu için ibadet yapar.Sual: "Müslüman, namazı kendini c...
Midesini, nâmûsunu ve iffetini korumak kadar fazîletli ibâdet yoktur. Muhammed Bâkır “Rahmetullahi aleyh”
- Suriye’ye İdlib Harekâtı başladı (2017) - I. Balkan Harbi (1912) İttihat ve Terakki Partisi’nin iktidardan uzaklaştırılması (1918)
BENİM SULTANIM
Buharalı âlim bir zat, Semerkant’ta Sultanın çocuklarının sokakta uygunsuz oyunlar oynadıklarını görünce elindeki bastonla hafifçe vurur. Çocuklar babalarına şikâyet ederler. Sultan, âlimi çağırtarak ...
BENİM SULTANIM
Buharalı âlim bir zat, Semerkant’ta Sultanın çocuklarının sokakta uygunsuz oyunlar oynadıklarını görünce elindeki bastonla hafifçe vurur. Çocuklar babalarına şikâyet ederler. Sultan, âlimi çağırtarak sorar:
- Ey hoca! Sultana karşı gelmenin cezasını bilmiyor musun?
- Biliyorum Sultanım, ama ya sen, Rahman’a karşı gelenin Cehenneme gideceğini bilmiyor musun?
- Sana emr- i maruf yapmak vazîfesini kim verdi?
- Önce söyler misin? Seni kim Sultan yaptı?
- Kim olacak elbette Halîfe.
- Beni de, o Halifenin Rabbi vazîfelendirdi.
- O hâlde ben de sana Semerkant’ta emr-i maruf vazîfesini veriyorum!
- Ben de kendimi bu vazîfeden hemen azlettim.
- Hoca, senin bu cevabına hayret ettim, emredilmeden, izinsiz görev yapıyorsun. İzin verilince de, istemiyorsun.
- Sultanım, sen izin verince, sonra azledersin. Rabbimin verdiğini kimse azledemez.
- Sen iyi birine benziyorsun. Dile benden ne dilersen!
- Her şey isteyebilir miyim?
- Elbette.
- İhtiyarladım, hâlsizleştim, gençleşmek istiyorum!
- Bu iş elimden gelmez.
- O zaman bana bir ferman yaz, görevli melekler beni Cehenneme atmasın!
- Bunu da yapamam.
- Benim öyle bir “Sultan’ım var ki, her şeyimi ondan istiyorum. Hiç (Bunu yapamam.) demedi.
- Haklısın, haydi yolun açık olsun. Duâlarında beni unutma! İslâm Ahlakı
GÜNÜN TARİHİ................ BALKAN SAVAŞI
Balkan Savaşı; Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ devletlerine karşı yaptığımız savaştır. Bu dört müttefik, Rusya’nın yardımıyla, Türkiye’nin Avrupa’daki topraklarını paylaşmaya karar verip, 8 Ekim 1912’de Türkiye’ye saldırdılar. Trakya’daki birçok topraklarımız elden çıktı. Bulgar ordusu İstanbul’un yakınındaki Çatalca’da durdurulabildi. 1913’te Bulgaristan ve Yunanistan arasında çıkan II. Balkan Savaşı sonunda Türkiye, Edirne’yi geri aldı.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
07 Ekim 2026
“Bana nasîhat eder misiniz?”
Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin huzûruna, zamânın Sultânı gelip;“Bana nasîhat eder misiniz” diye ricâda bulundu...Büyük velî cevâben;“Ey sultân! Sen bu halkın çobanısın. Adâletle hükmedersen Allah, saltanatını uzun ömürlü kılar. Eğer zulmedersen bu mü...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 63 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."