Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İnsanların iyisi, faydası çok olanıdır
"Bir kimse, din kardeşine yardımcı oldukça, Allahü teâlâ da ona yardımcı olur."Sual: İnsanların iyileri, insanlara ve bütün yaratılanlara karşı iyiliğ...
Babanın çocuklarına ilim, ahlâk ve sanat öğretmesi farzdır. Muhammed Bağdadî “Rahmetullahi aleyh”
- II. Mahmud Hân’ın vefâtı (1839) - Emekliler Günü Osmangazi Köprüsü’nün açılışı (2016)
45 YILDA 10 BİN KALBE DOKUNDU
Kalp naklini gerçekleştiren ilk kadın Türk cerrah olan Prof. Dr. Serap Aykut Aka, 45 yıllık meslek hayatında 10 binden fazla kalp ameliyatı yaptı. Prof. Dr. Siyami Ersek’in mânevî kızı olan doktor, 70...
45 YILDA 10 BİN KALBE DOKUNDU
Kalp naklini gerçekleştiren ilk kadın Türk cerrah olan Prof. Dr. Serap Aykut Aka, 45 yıllık meslek hayatında 10 binden fazla kalp ameliyatı yaptı. Prof. Dr. Siyami Ersek’in mânevî kızı olan doktor, 70 yaşında ve aynı zamanda; ‘Avrupa’da yapay kalp nakli yapan ilk kadın cerrah.’ ünvanını da taşıyor ve yüzlerce asistan yetiştirdi. Diyor ki:
“Çocukluğunda mimar olmak isteyen biri, ne sebeple kalp nakli yazan gazeteleri saklar; onu hayatımda hiç izah edemedim. Her gece uyurken; “Allahım! Bana başkalarına yardım edebilmenin mutluluğunu ver!” der mi bir çocuk? Ben böyle duâ ederek uyurdum. Belki duâlarım Allah tarafından kabul edildi. Üniversite Sınavında çok yüksek puan alınca Tıp fakültesine girip kalp cerrahı olabilmek için okudum. Bütün organ nakilleri değerli ancak kalp bunların içinde en paha biçilmez olanı. Çünkü yaşayan hiç kimse kalbini bağışlayamaz. Elime aldığım her kalp bana çok ilâhî şeyler hissettirir. Her kalbi önce severim ondan sonra ameliyata başlarım. Hastalara; ‘Sana bir organ var.” dediğimizde öylesine seviniyorlar ki, ameliyat olacak başka hiçbir hastanın gözünde böyle bir mutluluk görmedim. Bağışlanan kalp odaya girip de elimize verildiğinde çok şey hissediyoruz. Onu bağışlayandan Allah razı olsun. Bütün ekibin ilk olarak yaptığı bir şey var: Bunu bağışlayan kişinin rûhuna bir Fâtiha okuyoruz. Kalbi elimize alıyor hem okuyor hem de okşuyoruz. Saygı gösteriyoruz. Nakil işlemi bittikten sonra hastamızın vücudunda atmaya başladığı anda bizi çok heyecanlandırıyor. Çünkü asıl sahibi gitti ve şimdi başka bir odada başka bir kişide çırpınmaya başlıyor.
Amerika’da çalıştığım zaman da kadın kalp cerrahı yoktu. Orada da dünyanın en büyük hocasıyla çalıştım ve kendisinden çok büyük taltifler aldım. Türkiye’yi temsil ettim, Müslüman bir kadının da kalp cerrahisi yapabileceğini, ve çok başarılı şekilde icra ettiğini gösterdim...”
Ziyneti Kocabıyık TÜRKİYE GAZETESİ 04.01.2025
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
29 Haziran 2026
"Şu sinekleri kov da gitsinler!"
Mısır’da yetişen evliyânın büyüklerinden Abdülkâdir Deştûtî hazretleri, 931 (m. 1524) senesinde vefât etti.Bâb-üşşa’riyyenin dış kısmında defnolundu.İnsanlar arasında olduğu gibi, devlet adamları ve sultânlar arasında da itibâr sâhibiydi...Meselâ Mem...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."