Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Zenginlerin zekâtını verecek vekil
“Zenginlerin vekili olan kimse, topladığı zekâtları birbirleri ile karıştırınca, hepsi kendi mülkü olur."Sual: Birkaç zenginin zekât vermekte vekili o...
Cuma günü geldiği için sevinen bir mümine, o kadar sevap verilir ki, adedini Allahü teâlâ bilir. Hadîs-i şerîf
- Biga ve Erdek’in kurtuluşları (1922) Rusya ile doğalgaz antlaşması (1984)
İHTİYARLIK NÎMETİ
Müslüman, nîmetlere konmuş kimse demektir. Bir kimsenin Müslüman olarak saçını başını ağartması daha büyük nîmettir.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ buyuruyor ki: İhtiyarlık, nurumdur....
İHTİYARLIK NÎMETİ
Müslüman, nîmetlere konmuş kimse demektir. Bir kimsenin Müslüman olarak saçını başını ağartması daha büyük nîmettir.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ buyuruyor ki: İhtiyarlık, nurumdur. Nuruma nârımla [Cehennem ateşiyle] azap etmekten haya ederim. O hâlde siz de benden hayâ edin!) [Ebuşşeyh]
(Allahü teâlâ, 40 yaşına gelen Müslümanı, cinnet, cüzzam, baras gibi hastalıklardan emin kılar. 50 yaşına gelince hesabını hafifletir. 60’a ulaşınca onu keremiyle rızıklandırır. 70’e gelince gök ehline onu sevdirir. 80’e gelince, iyiliklerini mükâfatlandırır, kötülüklerini affeder. 90 yaşına varınca, onun geçmiş ve gelecek günahlarını mağfiret eder ve kendisini aile halkına şefaatçi kılar ve bir münâdi ona; “Bu, dünyada Allahü teâlânın himayesine girmiş bir kimsedir.” diye seslenir.) [Ebu Ya’la]
(Müslüman olarak ihtiyarlayan kimseye ikram eden, Nuh aleyhisselâma ikram etmiş gibi sevap alır. Nuh aleyhisselâma ikram eden de Allahü teâlâya ikram etmiş olur.) [Hatib]
(Tekbiri, tahmidi, tesbihi ve tehlili sebebiyle Müslüman olarak ihtiyarlayan bir mü’minden daha efdal kimse yoktur.)
[İ.Ahmed]
[Tekbir; Allahü ekber, tahmid; Elhamdülillah, tesbih; Sübhânallah, tehlil ise, lâ ilahe illallah, demektir.]
(Allahü teâlâ, yemin ederek, “Müslüman olarak ihtiyarlayana azap etmekten haya ederim.” buyurdu.). [Hatib]
Bu sırada, Resulullah efendimizin ağladığı görüldü. Sebebi sorulunca buyurdular ki:
(Allahü teâlâ, kendisinden hayâ ettiği hâlde, O’ndan haya etmeyen kimseye ağlıyorum.).
[Beyhekî]
[Hadîs-i şerîflerde bildirilen; “Günahları af olur.” kul hakkı ve farz borçları hariç diğer günahlar içindir.]
ŞİİR......... DÖRTLÜKLER
Evvelkiler aşkı, aşka kattılar,
Dünküler de aşkı başka tattılar,
Bugün şehvetine esir olanlar,
Aşkı tutup uçurumdan attılar.
Sevdiğimle geziyorduk elele,
Haberim yok, bakmışım bir çiçeğe.
“Utanmadın mı?” dedi ve ekledi:
“Ben varken nasıl bakıyorsun güle?”
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
18 Eylül 2026
Resûlullah asla lüzumsuz bir şey söylemezdi
Sevgili Peygamberimizin kahkaha ile güldüğü hiç görülmedi.Sessizce tebessüm ederdi.Bâzen gülerken mübârek ön dişleri görünürdü.Hep düşünceliydi.Üzüntülü görünürdü.Ve az söylerdi.Konuşmaya, tebessüm ederek başlardı.Lüzumsuz bir şey aslâ söylemezdi.Lâz...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."