Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Peygamberlere inanma konusunda insanlar
Peygamberlere ve getirdiklerine inanma konusunda insanlar dört kısımdır.Sual: İnsanlar, Allahü tealanın gönderdiği peygamberleri kabul veya inkâr konu...
∞ Anne-babanın, hakkı çok büyük, onları üzmek felâketdir. Hüseyin Hilmi bin Saîd “Rahmetullahi aleyh”
- Hüseyin Hilmi Işık Efendinin vefâtı (2001) (Hicrî 9 Şaban 1422) Türkmenistan’ın bağımsızlığı (1991)
HÜSEYİN HİLMİ IŞIK
Büyük İslâm âlimi Hüseyin Hilmi Işık Efendi, 8 Mart 1911’de [Hicrî 1329] İstanbul Eyüp Sultan’da doğup, 26 Ekim 2001 [Hicrî 9 Şaban 1422] tarihinde âhırete irtihâl etti.
Eyüp Sultan Reşadiye Nümûne M...
HÜSEYİN HİLMİ IŞIK
Büyük İslâm âlimi Hüseyin Hilmi Işık Efendi, 8 Mart 1911’de [Hicrî 1329] İstanbul Eyüp Sultan’da doğup, 26 Ekim 2001 [Hicrî 9 Şaban 1422] tarihinde âhırete irtihâl etti.
Eyüp Sultan Reşadiye Nümûne Mektebini ve 1929’da askerî liseyi bitirdi. Eczacılık Fakültesine girerek askerî eczacı oldu. 1936 senesinde Türkiye’nin ilk kimya yüksek mühendisi diplomasını aldı. Ankara Mamak’ta zehirli gazlar kimyageri yapıldı. Burada 11 sene kaldı. Orada Almanca da öğrendi. Bursa’dan sonra Kuleli ve Erzincan Askerî Liselerinde uzun seneler kimya öğretmenliği yaparak yüzlerce subay yetiştirdi. Kıdemli albay iken, 1960 yılında emekli oldu. Emekli olduktan sonra, İstanbul’da Vefa Lisesi, Fatih İmam-Hatip Lisesi’nde, Cağaloğlu ve Bakırköy Sanat Enstitüleri gibi çeşitli okullarda matematik ve kimya öğretmenlikleri yapıp, çok sayıda îmânlı genç yetiştirdi. Siyasete hiç karışmamıştır.
Hüseyin Hilmi Işık Efendi, büyük İslâm âlimi Seyyid Abdülhakîm Arvâsî “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretlerini, 1929 yılında tanımakla ve ona hizmet etmekle şereflendi. Bu zât sohbet ve derslerinde sarf, nahv, mantık, fıkıh, öğretti. Çok kitap okuttu. Bu zâtın feyz ve ihsânlarına nâil oldu.
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinin 1943’de vefâtından sonra, oğlu Ahmed Mekki efendi; fıkıh, hadîs, tefsir, makul ve menkûl, usûl ve fürû ilimlerini talîm buyurdu. 1953 yılında İcâzet-i mutlaka almakla şereflendi. Arabî ve Fârisî tercümeler yaparak gençliğe hizmet etti. Başta; Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye olmak üzere, 14 Türkçe kitap ve bunlardan tercüme edilen muhtelif dillerdeki kitapların miktarı 150’den fazladır.
Hayatı boyunca; insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlâk sâhibi olmayı, fitnelere karışmamayı tavsiye etmiştir. Başarılı hayatının her safhası ahlâk, ilim ve çalışkanlık nümûnesi olan bu kıymetli âlim, kâmil ve mükemmil zât sohbetlerinde; “Çok kitap okudum. Ehl-i sünnet âlimlerinin yükseklikleri yanında, pek câhil, bir hiç olduğumu anladım. Onları tanıyabilmek, yollarında bulunmak, büyük nîmettir. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” yolu, onların gösterdikleri yoldur. Resûlullahın güzel ahlâkı, onların ahlâkıdır. Dünyada ve âhırette saâdete kavuşmak isteyen, o büyüklerin yoluna, sımsıkı sarılsın!..” buyururdu.
26 Ekim 2001 Cuma gecesi vefât etti ve Eyüp Sultan Kabristanı’ndaki aile mezarlığına defnedildi. “Rahmetullahi teâlâ aleyh”
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
25 Ekim 2026
"Bunda bir hikmet var"
İbrâhim bin Edhem hazretleri hükümdârken bir gün adamlarına emretti:"Atımı getiriniz!"Derhâl getirdiler.Av köpeğini aldı.Ve ava çıktı.Az sonra bir geyik gördü ileride. Onu yakalamak için mahmuzladı atını. Ancak gâipten bir ses duydu...Hemen durdu.Ve ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Regâib Kandili'na 45 gün kaldı
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."