Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İslam nimetinin elden çıkması
İslam nimetlerinin elden çıkmasına sebep olanlardan ilki, düşmanlıklarını açıklayan kâfirlerdir!Sual: İslamiyet gibi, Allahın ihsan ettiği en kıymetli...
Allahü teâlâdan korkmanın alâmeti, haramları terketmektir. Şakîk-i Belhî “Rahmetullahi aleyh”
- Kanal İstanbul için, Sazlıdere Köprüsü'nün temeli atıldı (2021) Yaprak Aşısı zamanı - Kızılcık Fırtınası - Uyuşturucu İle Mücâdele Günü
İSLÂMI SEÇMENİN SEBEBİ
Alman Muhammed Emin Hobohn, Müslüman oluşunu ve İslâmiyet hakkındaki görüşlerini şöyle anlatmaktadır:
“Avrupalıların dinlerini terk ederek Müslüman olmalarının birçok sebepleri vardır. Bunların başınd...
İSLÂMI SEÇMENİN SEBEBİ
Alman Muhammed Emin Hobohn, Müslüman oluşunu ve İslâmiyet hakkındaki görüşlerini şöyle anlatmaktadır:
“Avrupalıların dinlerini terk ederek Müslüman olmalarının birçok sebepleri vardır. Bunların başında Hak gelmektedir. İslâm dîninin esas kâideleri o kadar mantıki, o kadar doğru ve dürüsttür ki, dinde hakkı, hakîkati arayan aklı başında, okumuş bir insanın bunları kabul etmemesi imkânsızdır. İslâm dini, bir tek mâbûd bulunduğunu bildirir. İnsanların sağduyusuna hitap ederek, onları birçok hurafelere inandırmaya tenezzül etmez.
İslâm dini, dünyadaki bütün insanların, hangi ırktan gelirse gelsin, hepsinin Allahü teâlânın kulu olarak birbirlerine müsavî, birbirinin benzeri olduğunu bildirir. Biz Almanlar, esasen Allahü teâlânın bize kuvvet ve kudret veren, rûhumuzu kemale erdiren büyük bir Hâlık, Yaratıcı olduğuna inanırız. Allah mefhumu bizim içimize emniyet ve huzur getirir. Fakat Hıristiyan dini, bu huzuru verememektedir. Yalnız İslâm dini Allahü teâlânın büyüklüğünü bize öğretmekte, aynı zamanda öldükten sonra insan rûhunun nereye gideceği hakkında bize rehber olmaktadır.
İslâm dini, yalnız dünyada değil, âhırette de bize yol göstermektedir. Âhırette rahat etmek için dünyada ne yapmak lâzım olduğunu, çok açık ve mantıki bir tarzda öğretmektedir. Allahü teâlânın, âhırette, insanlardan dünyada yaptıkları işler hakkında adilâne hesap soracağını bilmek, onları dünyada doğru ve dürüst hareket etmeye sevk eder.
Bunun için hakîki Müslümanlar, dünyada iyice düşünmeden ve yapacakları işin hakikaten hayırlı olduğuna inanmadan hiçbir iş yapmazlar. Böylece, bu büyük din, hiçbir dünyevi polis teşkilatının yapamayacağı bir şekilde, insanları teftiş, kontrol etmekte ve onların dâimâ doğru yolda kalmalarını temin etmektedir.”
Osman Ünlü TÜRKİYE GAZETESİ 09.08.2022
KIBLE SAATİ VAKTİ
Takvimimizde her şehir için gösterilen Kıble Saati vaktinde, Güneş’e doğru dönen kimse, Kâbe yönüne dönmüş ve o yerin kıblesini bulmuş olur.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
26 Haziran 2026
"Müminin ferâsetinden korkunuz!"
Evliyânın büyüklerinden olan Abdurrahman es-Sekkaf hazretleri, 1517 (h. 923) senesinde Yemen’de vefât etti.Bu büyük zât, kendisine âit bir miktar hurmayı, satmak üzere birisini vekil etmişti.O kimse hurmaları sattı.Parasını teslîm ederken, bir kısmın...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."