Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
İcâzet ve hilâfet ne demektir?
İcâzet ve hilâfet, taliplerin kalblerine ihlas yerleştirmesi için, olgun birisine izin vermek demektir.Sual: Tasavvuf kitaplarında, icazet aldı, halif...
Hayırdan bir şey öğrenir ve onu insanlara öğretirseniz hayrın meyvelerinden istifâde edersiniz. Ahmed Rıfâî “Rahmetullahi aleyh”
- Kıbrıs’ın fethine başlanması (1570) Sivas’ta Madımak Oteli yangını (1993) [37 ölü]
KÜS OLANLARI BARIŞTIRMAK
Müslümanların birbirine karşı olan haklarından birisi de iki kişinin arasını bulmak, küsleri barıştırmaktır. Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
“Nafile namaz, oruç ve sadakadan daha faziletli ameli söyle...
KÜS OLANLARI BARIŞTIRMAK
Müslümanların birbirine karşı olan haklarından birisi de iki kişinin arasını bulmak, küsleri barıştırmaktır. Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
“Nafile namaz, oruç ve sadakadan daha faziletli ameli söyleyeyim mi?”
Eshâb-ı kirâm, (Evet yâ Resûlallah.) deyince, buyurdu ki:
“İki kişi arasını bulmak ve düzeltmektir. Çünkü ara bozukluğu dini kökünden yıkar.”
Ï Ï Ï
Birgün Peygamber Efendimiz gülümsediği zaman, Hazret-i Ömer sebebini suâl edince, buyurdu ki:
“Ümmetimden iki kişi Allahü teâlânın huzuruna çıkar. Birisi der ki:
-Yâ Rabbi! Bu adamdan hakkımı al!
Allahü teâlâ buyurur:
- Bu adamın hakkını ver!
-Yâ Rabbi! Bir iyiliğim kalmadı ki nasıl vereyim?
Allahü teâlâ hak sahibine buyurur:
- Bu adamın iyiliği kalmadı. Ne yapacaksın?
- Günahlarımı alsın!”
Bu arada Peygamber aleyhisselâm ağlayarak buyurdu ki:
“O gün öyle dehşetli bir gündür ki, o gün başkalarının günahlarını yüklenmek şöyle dursun insan kendi günâhının yükünü çekemez.”
Allahü teâlâ, hak sahibine buyurur:
- Başını kaldırıp Cennetin şu muhteşem köşklerine bak!
Hak sahibi baktıktan sonra der ki:
- Evet görüyorum. Bu muhteşem köşkler, hangi şehîd, hangi sıddık veya hangi peygamberindir?
- İşte o gördüğün göz kamaştırıcı köşkler, bedellerini ödeyenler içindir.
-Yâ Rabbi! Bunların bedellerini kim ödeyebilir?
- Sen ödeyebilirsin.
- Nasıl ödeyebilirim, neyim var ki?
- Hakkını bu kardeşine bağışlamakla bu köşke sahip olursun.
- Bağışladım yâ Rabbi.
- Haydi kardeşinin elinden tutup Cennete girin!”
Peygamber aleyhisselâm devamla buyurdu ki:
“Allahtan korkun ve aralarınızı düzeltmeye çalışın! Zira Allahü teâlâ, kıyâmet gününde sizin aralarınızı düzeltir.”
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
02 Temmuz 2026
"Kalp ilmini o benden iyi bilir"
Hanbelî mezhebinin imâmı olan Ahmed bin Hanbel hazretleri, aslen Basralıdır.164 (m. 780) yılında, Bağdâd’da doğdu.241 (m. 855) senesinde, aynı yerde vefât etti.Bu zât, bir cemaatle oturuyordu.Bir kimse gelip;"Ahmed bin Hanbel kimdir?" diye sordu.Kend...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."