Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Kefaret orucu bozulursa
Kefaret orucuna, ramazana ve bayramlara rastlamayacak şekilde başlamalıdır. Sual: Bir kimse, kefaret orucuna başlasa, altmış günü tamamlamadan hastala...
Edeplere riayet etmeden yapılan hizmetlerin, faydası yoktur. İmâm-ı Rabbânî “Rahmetullahi aleyh”
- TANAP Doğalgaz Boru Hattı’nın temeli atıldı (2015) Berd-ül-acûz (Kocakarı) Soğuklarının sonu
KALP HASTALIKLARININ BELİRTİLERİ
Kalp hastalıkları, hafife alınmaması gereken ve dünyada ölümlerin başlıca sebeplerinden biridir. Çoğu zaman sinsi bir şekilde ortaya çıkan kalp hastalıklarının bâzıları:
Kalbin çalışma fonksiyonunu bo...
KALP HASTALIKLARININ BELİRTİLERİ
Kalp hastalıkları, hafife alınmaması gereken ve dünyada ölümlerin başlıca sebeplerinden biridir. Çoğu zaman sinsi bir şekilde ortaya çıkan kalp hastalıklarının bâzıları:
Kalbin çalışma fonksiyonunu bozan, sağlıklı çalışmasını engelleyen, yahut kalbe giden damarlardaki kan akışını yavaşlatan en erken belirtileri şöyledir:
Boğulma hissi yahut nefes darlığı: Kalp kasları yeterli miktarda kan pompalayamaması durumunda laktik asit birikmesine böylelikle de boğazda boğulma hissi bazen de nefes almada güçlük çekme gibi belirtilere yol açıyor.
Ayak bileklerinde şişlik: Kalp yetmezliği olan hastalarda ayak bileklerinde şişlik meydana gelir. En erken belirtisi de bu şekilde ortaya çıkmış olur.
Baş dönmesi ve baygınlık: Kalp ritminde düzensizlikler veya kalp yetersizliği, baş dönmesi ve bayılmaya sebep olabilir.
Hazımsızlık ve sindirim problemleri: İştahsızlık, hazımsızlık veya mide bulantısı gibi sindirim sorunları, kalp hastalığının bir belirtisi olabilir.
Devamlı yorgunluk: Kronik yorgunluk ve hâlsizlik, kalp hastalıklarının erken belirtilerinden biridir. 10.12.2024
FIKRA.........SOĞUK ÇAY
Arkadaşı, her gün sabah erkenden iş yerine geldiğinde; “Soğuk çay var mı?” diye soruyor; o da “Yok” diyordu.
Bir sabah, arkadaşının, yine aynı soruyu soracağını düşünüp soğuk çay hazırlar. Arkadaşı yine sorar:
- Soğuk çay var mı?
- Evet var...
- O hâlde ısıt da içelim...
RAMAZAN MÂNİLERİ
Doğru oruç tutanın,
Gözleri ummân olur.
Ateş düşer bağrına,
Tam bir insan olur.
Günah kirini yıkar,
Temiz alınla çıkar,
Nefsini yere yıkar,
Görenler hayran olur.
Davulu omuza taktı,
Avazı canlar yaktı,
Bahşişi almak için,
Durmadan bana baktı.
Davulcu sokak gezer,
Güzel mâniler düzer,
Bahşiş verecekleri,
Şöyle bakınca sezer.
Gelip açtı iftarı,
Yuttu hep dolmaları,
Ne kadar da oburmuş,
Kuruttu tabakları.
Davulun asmasına,
İftarın sofrasına,
Buyurun efendiler,
Kuzu kızartmasına.
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
17 Mart 2026
"Hangi duâ kabul olur?"
Fudayl bin İyâd hazretleri, bir gün;"Müminin arkasından yapılan duâ kabul olur, hattâ onun için ne duâ ettiyse, aynı şeylere kendisi de kavuşur" buyurdu.Dinleyenler;"Nasıl?" diye sordularBuyurdu ki:"Meselâ birine gıyâbında, duâ etseniz, bir melek de ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
2. Gün Kadir Gecesi
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."