Cami Hikayeleri
Günün Sohbeti
Çobanlık, bahçıvanlık yapmak
İlk olarak kumaş dokuyan Âdem aleyhisselamdır. Peygamberlerin çoğu çobanlık yapmıştır.Sual: Bazı kimseler, başkasının işinde çalışmayı, çobanlık, bahç...
Zerre kadar iyilik eden mükâfatını, zerre kadar kötülük eden de, cezâsını görür. (Zilzâl sûresi: 7-8)
- En uzun gündüzler ve en kısa geceler Dünya Mülteciler Günü
OSMANLI DONANMASI ENDONEZYA’DA
Kânunî Sultan Süleyman Hânın Rodos Muhasarası’nda, Kurdoğlu Müslihiddin Reis, Türk Donanmasına kumanda ediyordu. Müslihiddin Reis, Barbaros Hayreddin Paşanın çok eski bir dostu ve silah arkadaşıydı.
K...
OSMANLI DONANMASI ENDONEZYA’DA
Kânunî Sultan Süleyman Hânın Rodos Muhasarası’nda, Kurdoğlu Müslihiddin Reis, Türk Donanmasına kumanda ediyordu. Müslihiddin Reis, Barbaros Hayreddin Paşanın çok eski bir dostu ve silah arkadaşıydı.
Kurdoğlu’nun görevi, Kızıldeniz ile Amman, Basra ve Aden körfezlerindeki Türk Donanmasına kumanda etmekti. Süveyş Kaptanı (veya Hind Kaptanı) vazîfesinde uzun yıllar hizmet eden Kurdoğlu Müslihiddin Reis’in bilhassa Endonezya Seferleri, çok anlamlı geçmiştir.
Divân-ı Hümâyun (Pâdişah)1568 yılında Kurdoğlu Müslihiddin Reis’e yeni bir görev verdi: Portekizlilerin çok rahatsız ettikleri Endonezya’ya sefer. Oradaki Sumatra adası kuzeyinde bulunan Müslüman Açe Devleti’nin yardımına koşmak. Çünkü onlar Cihan Sultanından yardım istemişlerdi.
Kurdoğlu Müslihiddin Reis 22 Parçadan müteşekkil Süveyş Donanması ile, en kısa zamanda Açe’ye ulaştı...
Osmanlı teknelerinin Endonezya sularına girdiğini öğrenen Portekizliler, çoktan kayıplara karışmışlardı. Kurdoğlu Müslihiddin Reis, önce Pâdişah ve bütün dünya Müslümanlarının koruyucusu olan Halîfe hazretlerinin fermanını, Açe Hükümdarı Sultan Alâeddin’e sundu. Sonra da çok önemli harp malzemesi ile, onları kullanmayı öğretecek teknik personeli teslim etti.
Orada sultanlar gibi karşılanan Kurdoğlu ve maiyetindekiler Osmanlı Türk sancağını, Uzakdoğu ve Endonezya’da dalgalandırdılar. Türk Leventlerinin bir kısmı, oralarda yerleşti. Bugün bile birçok Açe’li büyük dedelerinin Türk olduğunu iftiharla söylemektedirler.
ZEKÂ BULMACASI.......DÖRT EŞİT PARÇA

Yandaki şekli 4 eşit parçaya öyle ayırın ki, her parçada A, B, C, D harflerinden biri bulunsun!
(Cevabı yarın)
Ayet-i Kerime
Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez!
Hadis-i Şerif
Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.
Dua
"Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ" ve "Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb"
Menkıbe
20 Haziran 2026
"Bizim mükâfâtımız, âhirette verilecek"
Büyük Velî Hâce Muhammed hazretleri, Hazret-i Ömer’den naklen şöyle anlatıyor:-Resûlullah’ın yanına girmek için izin istedim.Hücre-i saâdetlerine kabûl buyuruldum.Kaba bir kilim üzerine yatmışlardı.Kilimse küçüktü. Kâfi gelmiyordu.Mübârek başlarının ...
Sevgili Peygamberim - 1
Sevgili Peygamberim - 2
Sevgili Peygamberim - 3
Hazret-i Amr bin As
Hazret-i Cafer-i Tayyar
Hazret-i Fatima-tüz-Zehra
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Önsöz'den:
"(Se’âdet-i Ebediyye), ya’nî (Tam İlmihâl) kitâbımdaki fıkıh bilgileri, Hanefî mezhebine göre yazılmıştır. Bu bilgilerin çoğu, Muhammed Emîn ibni Âbidîn’in (Redd-ül-muhtâr) kitâbının 1272 [m. 1856] senesinde Mısır’da Bulak matbaasında beş cild olarak yapılan baskısından terceme edilmiş, sahîfe numaraları bu baskıya göre bildirilmiştir."
"Kitâblarımızda âyet-i kerîmelerin tercemeleri değil, tefsîrleri ve meâlleri yazılmıştır. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ma’nâlara tefsîr denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından açık bildirilmemiş ma’nâlarından, ahkâm-ı İslâmiyyeye uygun olanı seçmeğe te’vîl ve bu ma’nâya meâl denir."
Âyet-i kerîmeyi başka lisâna nakl edince tercemesi denir. Âyet-i kerîmeler kısa ve tam terceme edilemez. İslâm âlimleri, âyet-i kerîmelerin tercemelerini değil, uzun tefsîr ve te’vîllerini bildirmişlerdir. Kitâbıma en çok (Tefsîr-i Mazherî) ve (Tefsîr-i Hüseynî)’deki açıklamalardan aldım. Âyet-i kerîmelerin sıra numaralarını Hâfız Osman’ın “rahmetullahi aleyh” yazdığı Kur’ân-ı kerîme göre koydum."