Doğu Akdeniz'de işler tersine döndü! Yunanistan Türkiye'nin kapısını çalmak zorunda kaldı, "Macron yönetimi devreye girdi"
Doğu Akdeniz'de Girit ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında planlanan elektrik kablosu projesinde Türkiye'nin tutumu diplomatik görüşmelerin merkezine yerleşti. Yunan basını, Fransız araştırma gemisi Abeille Marengo'nun çalışmalarına yeniden başlaması için Paris yönetiminin Ankara ile temasa geçtiğini yazdı.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin kararlı tutumu, Yunanistan ile GKRY'nin Great Sea Interconnector (GSI) elektrik bağlantısı projesinde hesapları değiştirdi.
Ankara'nın deniz yetki alanlarına ilişkin itirazlarının ardından Fransa'nın resmen devreye girdiği öne sürüldü.
"PARİS YÖNETİMİ ANKARA İLE MASAYA OTURDU: YAZILI İZİN TALEBİ MASADA"
Kathimerini’nin aktardığı bilgilere göre, Fransız araştırma gemisi Abeille Marengo’nun çalışmalarına yeniden başlayabilmesi için Paris yönetimi Ankara ile diplomatik temas kurdu. Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay ile görüşmeler yaptı.
ANKARA'NIN YAZILI İZİN TALEBİ MASADA
Kathimerini'nin aktardığına göre Türk tarafı, araştırma faaliyetleri öncesinde Türkiye ile temas kurulmasını istiyor.
Türk kaynaklar, Ankara ile iletişime geçilmemesi halinde yeniden müdahalede bulunulacağını ifade etti.
Yunan basını, "Türk Cumhurbaşkanlığına yakın bir diplomatik kaynağın daha önce yaptığı açıklamada 'Metin konusunda neredeyse anlaştık. Diplomatik yazışmayı Türk tarafına yöneltilmiş bir izin talebi olarak değerlendireceğiz ve buna göre cevap vereceğiz.
İstediğimiz, bütün sürecin diplomatik yollarla sorunsuz şekilde yürütülmesidir' dedi. Ankara'nın yazılı diplomatik temas talebin taraflar arasındaki görüşmelerin önemli başlıklarından biri oldu. Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasında yapılan telefon görüşmesi de Yunan basınında kablo projesiyle bağlantılı olarak ele alınmıştı.
Atina yönetimi, araştırma faaliyetlerinin yeniden başlaması için NAVTEX yayımlamaya hazırlanırken, taraflar arasında yazılı bildirim ile izin talebi arasındaki ayrım önemini koruyor." değerlendirmesini paylaştı.
YUNANİSTAN'IN YENİ KORKUSU"FRANSA, TÜRKİYE-LİBYA MUTABAKATINI TANIYOR MU?"
Fransa’nın araştırma faaliyetleri için Türkiye’den resmi olarak yazılı talepte bulunması ve diplomatik temas kurması, Atina’da adeta soğuk duş etkisine de neden oldu. Yunan medyasında ve siyasi kulislerinde, Paris yönetiminin bu adımının çok büyük hukuki ve jeopolitik sonuçlar doğuracağı tartışılmaya başlandı.
Yunan basınındaki analizlerde, Fransa'nın Ankara'ya yazılı başvuruda bulunmasının Türkiye'nin kıta sahanlığı iddialarını ve kritik Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı'nı peşinen kabul etmesi anlamına gelebileceği vurgulandı.
Kathimerini "Fransa, Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesini ve Türkiye-Libya mutabakatını tanıyacak" iddiasını paylaşırken, Atina yönetiminin bu diplomatik manevra karşısında tamamen dışlandığını öne sürdü.
TÜRKİYE KABLOYA DEĞİL, İZİNSİZ ARAŞTIRMAYA İTİRAZ EDİYOR
Ankara'nın itirazının merkezinde elektrik kablosunun döşenmesinden ziyade, Türkiye'nin kendi kıta sahanlığı olarak bildirdiği alanlarda izinsiz araştırma yapılması bulunmakta.
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin 79. maddesi, kıta sahanlığında denizaltı kablolarının döşenmesi ve bakımına ilişkin serbestiyi düzenliyor.
Sözleşmenin 246. maddesi ise münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığında gerçekleştirilen deniz bilimsel araştırmaların kıyı devletinin rızasına tabi olduğunu öngörüyor.
Bu nedenle kablo döşeme faaliyetleri ile deniz bilimsel araştırmaların hukuki niteliği arasında ayrım bulunuyor. Kablo güzerahını belirlemek amacıyla yapılan deniz tabanı incelemelerinin hangi kapsama girdiği ise taraflar arasındaki uyuşmazlığın önemli noktalarından birini oluşturuyor.
Türkiye, hak iddia ettiği kıta sahanlığındaki araştırmalar için önceden yazılı koordinasyon ve rıza gerektiğini savunurken Yunanistan, söz konusu alanlarda yetkili makamın kendisi olduğunu ileri sürüyor.
DIŞİŞLERİ BAKANI FİDAN YUNAN BASININA ANLATMIŞTI
TA NEA, Bakan Fidan'a Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında planlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik bağlantı projesine Türkiye'nin neden tepki gösterdiğini sormuştu.
Bakan Fidan, Ankara'nın projeye kategorik olarak karşı çıkmadığını belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'e sunduğu alternatifi hatırlattı:
"Biz karşı çıkmıyoruz. Bunu Başbakan Sayın Miçotakis ve Başkan Sayın Macron ile ele aldık. Cumhurbaşkanım, Başbakan Sayın Miçotakis ile New York'taki görüşmesinde bu konuyu gündeme getirdi. Projeyi değerli olarak nitelendirmiş, Avrupa fonlarından 2 milyar euronun üzerinde harcama yaparak 2.000 kilometre uzaktan elektrik taşımak yerine bizden elektrik almayı tercih edeceğinizi belirtmişti; oysa ben anakara Türkiye'den sadece 70 mil mesafeden, Rumların, Türklerin ve tüm nüfusun faydalanabileceği su, elektrik ve doğal gaz sağlayabilirim. Henüz Ege'deki tartışmalı sular meselesine de değinmedik. Bizim talep ettiğimiz şey, bir gemi denizde araştırma yürüttüğünde bize sadece sözlü değil, şu bildiriyi içeren yazılı bir ihbar göndermesidir: 'Şu bölgede şu belirli eylemlerde bulunacağız, koordinatlar da şunlardır.' Tek istediğimiz budur. Başka bir şey değil.
Statükonun bozulmasını ve her iki taraf için de daha büyük sorunlara yol açacak şekilde tamamen yanlış bir yolla bir emrivaki yaratılmasını istemiyoruz. Yeni bir statüko oluşturmaya kalkışmayalım. Bu şartlar altında karşı çıkmıyoruz. Olumlu bakıyoruz."
GÖZLER YENİ NAVTEX KARARINDA
Yunan basınında yer alan haberlere göre Abeille Marengo'nun araştırma faaliyetlerine yeniden başlaması için yeni bir NAVTEX yayımlanması bekleniyor.


