Fon piyasasındaki hareketlilik sonrası TCMB Başkanı Karahan'dan yeni tedbir sinyali
TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyonla mücadelede sıkı para politikası duruşunun korunacağını belirterek, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli adımların atılmaya devam edeceğini söyledi. Fon piyasasındaki gelişmelere de değinen Karahan, finansal istikrar ve likidite koşullarına yönelik ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirlerin proaktif şekilde devreye alınacağını bildirdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, enflasyonla mücadele, para politikası ve finansal piyasalardaki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Ankara tarafından düzenlenen "Ekonomi Buluşması" etkinliğinde konuşan Karahan, fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve sağlıklı bir yatırım ortamı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Enflasyon görünümünde enerji fiyatları kaynaklı baskıların devam ettiğine işaret eden Karahan, sıkı para politikasının iç talepteki yavaşlama üzerinden dezenflasyon sürecine katkı sağladığını belirtti.
Karahan, "Arz yönlü şoklar özellikle enerji fiyatları üzerinden enflasyon görünümünü etkilemeye devam ediyor. Bu baskılar manşet enflasyondaki iyileşmeyi sınırlıyor. Buna karşılık sıkı para politikamızın etkisiyle iç talepteki yavaşlama dezenflasyonu destekliyor" ifadelerini kullandı.
Hizmet sektöründe, özellikle kira fiyatlarındaki artış hızının yavaşlamasının da enflasyondaki düşüşe katkı sunduğunu kaydeden Karahan, enflasyonun ana eğiliminin son dönemde gerilediğini söyledi.
"SIKI PARA POLİTİKASINI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ"
Enflasyonla mücadelede ihtiyatlı hareket etmeye devam edeceklerini belirten Karahan, ekonomik gelişmeleri geniş bir veri seti üzerinden değerlendirdiklerini aktardı.
Enflasyonun ana eğilimi, iç talep koşulları ve beklentilerin birlikte ele alındığını ifade eden Karahan, yukarı yönlü risklere karşı temkinli duruşun korunacağını belirterek, "Fiyat istikrarı sağlanana kadar dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkilerine de değinen Karahan, petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelerin üzerinde kalmaya devam ettiğini bildirdi. Petrol fiyatlarındaki artışa rafineri marjlarının yükselmesinin de eklendiğini belirten Karahan, özellikle motorin fiyatları üzerindeki baskının güçlendiğini söyledi.
Doğal gaz fiyatlarının da savaş öncesi seviyesinin yaklaşık üç katına çıktığını aktaran Karahan, enerji maliyetlerindeki artışın yalnızca doğrudan enerji fiyatlarını değil, ulaştırma hizmetleri gibi farklı sektörleri de etkilediğine dikkati çekti.
Eşel mobil sisteminin akaryakıt fiyatlarındaki artışın yurt içine yansımasını sınırladığını kaydeden Karahan, bu uygulamanın ulaştırma gibi enerji maliyetlerine duyarlı sektörlerdeki fiyat baskılarını da hafiflettiğini ifade etti.
ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİ YÜZDE 23,7'YE GERİLEDİ
Dezenflasyon sürecindeki gelişmeleri değerlendiren Karahan, savaş döneminde yüzde 30 seviyelerine kadar yükselen yıllıklandırılmış enflasyon ana eğiliminin ekim ayı itibarıyla yüzde 23,7'ye gerilediğini açıkladı.
Bu oranın mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık 6 puan altında olduğuna işaret eden Karahan, arz kaynaklı baskıların azalması halinde enflasyondaki düşüşün devam edebileceğini belirtti. Karahan, "Ana eğilimin yıllık enflasyonun altında seyretmesi, arz yönlü baskılar sönümlenirse dezenflasyonun önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
Enerji fiyatlarındaki gelişmelerin yıllık enerji enflasyonunu yüzde 51,4'e çıkardığını belirten Karahan, bu oranın geçen yılın yaklaşık 17 puan üzerinde gerçekleştiğini bildirdi.
FON PİYASASINDAKİ GELİŞMELERE KARŞI YENİ TEDBİR MESAJI
Konuşmasında finansal piyasalardaki gelişmelere de geniş yer ayıran Karahan, son dönemde fon piyasasında yaşanan hareketliliğin bankacılık sistemi ve diğer finansal piyasalar üzerindeki etkilerini yakından izlediklerini bildirdi.
Likidite koşullarını desteklemek amacıyla çeşitli adımlar attıklarını belirten Karahan, haftalık repo ihaleleriyle sağlanan fonlama miktarının artırıldığını, bankaların bankalararası para piyasasındaki borçlanma limitlerinin güncellendiğini ve teminat iskonto oranlarının düşürüldüğünü açıkladı.
Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarının azaltılmasıyla bankalara likidite yönetiminde daha fazla esneklik sağlandığını aktaran Karahan, KOBİ kredilerinde kredi büyüme sınırlarının da yükseltildiğini kaydetti.
Özel sektör tahvil piyasasında yaşanabilecek likidite sorunlarına karşı da düzenleme yaptıklarını belirten Karahan, yatırım fonlarından gelen talebin azalmasının şirketlerin borçlarını yeniden finanse etmesi açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Bu kapsamda özel sektör tahvillerinin itfasına yönelik kredilerin büyüme sınırından muaf tutulduğunu bildirdi.
İlave tedbirlerin de gündeme gelebileceğini belirten Karahan, şu ifadeleri kullandı:
"Finansal istikrar ve likidite koşullarını yakından takip etmeye devam ederek gerek görülmesi halinde her türlü ek tedbiri proaktif bir şekilde alacağız."
TÜRK LİRASI MEVDUATIN PAYI YÜZDE 61'İ AŞTI
Para piyasası fonlarından çıkan kaynakların önemli ölçüde Türk lirası mevduata yöneldiğini belirten Karahan, TL mevduatın güçlü artışını sürdürdüğünü söyledi. Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payının ikinci çeyrekten itibaren yüzde 60'ın üzerinde seyrettiğini aktaran Karahan, son dönemdeki fon çıkışlarının ardından bu oranın yüzde 61'in üzerinde kalmaya devam ettiğini bildirdi.
Rezervlerdeki değişime ilişkin de bilgi veren Karahan, 27 Şubat'ta 210 milyar dolar olan brüt rezervlerin 30 Ekim itibarıyla 158 milyar dolara gerilediğini açıkladı. Bu düşüşün 30 milyar dolarlık bölümünün altın fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklandığını ifade etti.
Cari dengeye ilişkin beklentilerini de paylaşan Karahan, enerji fiyatlarındaki artışın olumsuz etkisine rağmen iç talepteki yavaşlama, turizm gelirlerinin gücünü koruması ve altın dış ticaret dengesindeki iyileşmenin cari dengeyi desteklediğini belirtti.
TCMB Başkanı Karahan, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti.
Konuşmasının sonunda enflasyonla mücadelede kararlı mesaj veren Karahan, jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu risklere rağmen fiyat istikrarı hedefinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, gerekli sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini kaydetti.

