MHP'li Yurdakul'dan nüfus uyarısı! Türkiye'yi bekleyen riske dikkat çekti
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Türkiye’de nüfusun yaşlanmasıyla ortaya çıkabilecek riskleri işaret etti. Yurdakul, iş gücü kaybından sosyal güvenlik sistemine, sağlık hizmetlerinden millî güvenliğe kadar ülkeyi bekleyen 9 önemli riske dikkat çekti.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul, 'Türk ve Türkiye Yüzyılında Demografik Dönüşüm ve Yaşlanan Nüfus Politikaları Çalıştayı'nda konuştu.
Yaşlı insanların yalnızca belirli bir yaşın üzerindeki vatandaşlar olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Yurdakul, “Bizim kültürümüzde aksakal vardır. Büyüğe hürmet vardır. Ana-baba duası vardır. Dedenin torununa anlattığı destan, ninenin evladına öğrettiği gelenek vardır.” ifadelerini kullandı.
Yurdakul, yaşlıların aile yapısında hayatın dışına itilmiş insanlar olmadığını vurgulayarak, “O evin hafızasıdır. O ailenin geçmişidir. O milletin yaşayan arşividir.” dedi.
Yaşlıların yalnızca emekli maaşı alan, bakım hizmeti alan veya sağlık sisteminden daha fazla yararlanan bir nüfus grubu olarak tanımlanamayacağını kaydeden Yurdakul, yaşlılık meselesine yalnızca sosyal yardım penceresinden bakılamayacağını belirtti.
Yurdakul, “Yaşlı insanımız, dünün tecrübesini yarının evladına taşıyan köprüdür. Yaşlı insanımız yaşayan hafızamızdır. Ve milletler hafızalarını kaybettiklerinde yalnız geçmişlerini değil, geleceklerini de kaybederler.” değerlendirmesinde bulundu.
“TÜRKİYE YAŞLANAN BİR DEMOGRAFİK YAPIYA İLERLİYOR”
Yurdakul, çalıştayın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yıllar öncesinden gördüğü demografik değişimin ve yürüttükleri bilimsel ve siyasi çalışmaların devamı olduğunu ifade etti.
Bir konu gündeme geldiğinde birkaç cümleyle geçiştirmediklerini belirten Yurdakul, fikri takiple, bilimsel çalışmaların ışığında politikalarını şekillendirdiklerini söyledi.
Yurdakul, “Biz; Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin ifadeleriyle ‘önce ülkem ve milletim’ şiarıyla siyaset yaptığımız için, her politikamızı siyaset üstü bir anlayış ve milli çıkarlarımızı tahkim eden bir bakış açısıyla geliştiriyoruz. Sorunu görüyoruz. Bilim insanına soruyoruz. Veriyi inceliyoruz. Sahaya gidiyoruz. Çözüm üretiyoruz. Sonra o çözümün peşini bırakmıyoruz.” diye konuştu.
Bu kapsamda ilk büyük adımlardan birinin Aile Kurumu Çalıştayı olduğunu anlatan Yurdakul, yaklaşık 120 günlük hazırlık ve saha sürecinin ardından 14-15 Eylül 2024 tarihlerinde 142 akademisyen, bilim insanı ve uzmanla 12 ayrı çalışma masasında aile kurumunu bütün yönleriyle ele aldıklarını bildirdi.
Çalıştayda riskleri, sorunları, tehditleri ve çözüm önerilerini değerlendirdiklerini aktaran Yurdakul, ortaya çıkan çalışmaların üç ciltlik kapsamlı bir kurumsal hafızaya dönüştüğünü kaydetti.
Toplantıda toplumsal ve demografik değişimler, nüfus politikaları, küresel tehditler karşısında aile, çocuklar ve gençler, dijital ve madde bağımlılığı, bireyselleşme, modernleşme, yalnızlık, yaşlıların sorunları, aile ekonomisi, kadın ve genç istihdamı gibi başlıkların ele alındığını belirten Yurdakul, yaşlanan Türkiye çalışmasının temelinin de bu çalıştayda atıldığını ifade etti.
Yurdakul, “O çalıştayda bir şeyi çok net gördük: Doğurganlık azalıyor, nüfus azalıyor. Aileler küçülüyor. İnsan ömrü uzuyor. Türkiye aynı anda hem doğurganlık hızının azaldığı hem de giderek yaşlanan bir demografik yapıya ilerliyor.” dedi.
2025 yılında toplam doğurganlık hızının 1,42'ye gerilediğini, 65 yaş üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payının yüzde 11,1'e ulaştığını belirten Yurdakul, bu dönüşümün iki ayrı yüzünün ortaya çıktığını kaydetti.
20 MADDELİK NÜFUS POLİTİKASI
Doğum hızının artırılmasına yönelik yalnızca tespit yapmakla yetinmediklerini bildiren Yurdakul, aktif pronatalist nüfus politikaları geliştirdiklerini ve 20 maddelik politika yaklaşımlarını Devlet Bahçeli'nin talimatlarıyla kamuoyuyla paylaştıklarını söyledi.
Yurdakul, önerileri şöyle sıraladı:
Uzun vadeli bir devlet nüfus stratejisi,
Çalışan anneye güçlü doğum desteği,
İş yerlerinde ücretsiz kreş,
İlçe ölçeğinde kreş ve gece bakım merkezleri,
Çocuk başına düzenli destek,
Enerji faturalarında çocuk indirimi,
Aile dostu vergi politikaları,
Ev içi bakım emeğinin sosyal güvenceye alınması,
Yeni evleneceklere finansman desteği,
Genç çiftlere konut güvencesi,
Babalık ve ebeveynlik izinlerinin güçlendirilmesi,
Aile danışmanlığı,
Üreme sağlığı konusunda bilimsel bilgilendirme,
İnfertilite ve yardımcı üreme tedavilerinin desteklenmesi,
Eğitim ile aile hayatının birlikte yürütülebilmesi,
Eğitim sürelerinin ve mesleki eğitimin yeniden değerlendirilmesi,
Aile dostu şehirler ve bölgesel kalkınma,
Aile bilinci ve medya sorumluluğu,
Üç ve daha fazla çocuklu ailelere temel destekler,
Güçlü bir ulusal demografik veri izleme sistemi.
Yurdakul, “Çünkü bizim görevimiz yalnızca sorunu tarif etmek değildir. Biz çözüm üretmek zorundayız. Çünkü nüfus meselesi bir ülkenin beka meselesidir.” ifadelerini kullandı.
Üniversitelerdeki bilimsel birikimi, gençleri, özel sektörü ve kamu kurumlarını ortak bir gelecek vizyonunda buluşturmayı savunduklarını dile getiren Yurdakul, şunları kaydetti:
“Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bilimi siyasetten ayrı görmüyoruz. Tam tersine; bilimin siyasete, bilginin devlet politikasına dönüştüğü bir merkez üssü meydana getirmek istiyoruz.”
Yurdakul, nüfus ve yaşlılık politikalarının sloganlarla oluşturulamayacağını belirterek, “Sloganla nüfus politikası olmaz dedik. Sloganla yaşlılık politikası hiç olmaz dedik. Bunların her biri veri ister, bilim ister, uzmanlık ister, sabır ister, devlet aklı ister.” dedi.

