Kaydet
|

Bedr Muharebesi, 13 Mart 624 tarihine denk gelen Hicrî 2. Yılın 17 Ramazan-ı Şerîf günü Müslümanlarla Kureyş ordusu arasında cereyan etti. Müslümanların Başkomutanı Kahramanlar Kahramanı Muhammed aleyhi’s selâm, müşriklerin Başkomutanı Ebu Cehil ünvanlı Amr bin Hişâm’dı.

İslâm Ordusu’nda 313 piyâde, 2 atlı, 70 develi süvari mücahîd mevcuttu. Müşrikler ise 900 piyade, 100 atlı, 170 develi nefere sahipti. Sabah başlayan muharebe, ikindi gibi Müslümanların kesin zaferiyle bitmişti…

Savaşta oruçlu Müslüman kahramanlar, 14 şehîd verdi. Müşrikler ise 70’e yakın esir ve 70 ölü ile hezimete uğradılar. Başkomutanları da ölmüştü…

Şayet; Bedir Harbi, kaybedilseydi, Müslümanların işi çok zorlaşacak ve sonraki dünya coğrafyasında görülecek olan Endülüs’ten Endonezya’ya, Karadeniz’in kuzeyinden Kızıldeniz’in güneyine uzayan, devrin dünya coğrafyasında Asya, Kafkaslar, Balkanlar, Orta ve Güney Avrupa ile Afrika kıtasının İslâm’la şereflenmesi gecikebilecekti.

"Bedr Muharebesi" İslâm tarihinde kazanılmış olan ve kazanılacak olan bütün zaferlerin öncüsü ve zirvesidir. Şehid ve Gazileri, sonraki şehid ve gazilerin rehberidir…

Milâdî 624 senesinde İslâmiyet’e kalkan, Müslümanlara şan ve şeref sebebi olan Bedr Harbi, Müslümanın gündeminden hiçbir zaman düşmedi. O kadar ki aradan 1402 yıl geçtikten sonra 22 Ekim 2026 tarihinde Bedr ismi, "Bedir Mutabakatı" diye dünya takvimine olanca ağırlığıyla girdi.

7 Ağustos 2026’da Mekke’de akdedilen Mekke İttifakı’nda taraf devletler Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan’dır. Katar’ın başkenti Doha’da imzalanan Bedr Mutabakatı’nda ise taraf devletler Türkiye, Endonezya, Pakistan ve Katar’dır.

Hem Mekke İttifakı ve hem de Bedr Mutabakatı’nda lider ülke Türkiye’dir. Zengin devlet miras ve tecrübemiz, maharetli ellerde hayat buldu.

Bu yapılanmalarda gerek Mekke ve gerekse Bedr isimleri şuurla kullanılmıştır.

Mekke, İslâm’ın inkişâf ettiği kutlu topraktır. Yukarıda bir miktar temas ettiğimiz Bedr, sonraki bütün zamanların öncü ve aşılmaz zaferidir.

Bu andlaşmalarda Şehirlerin Anasıyla İslâmı’n Dolunay olmasının alem olarak seçilmesi, Müslümanları memnun ettiği gibi Siyonist Soykırımcı İsrail ve onun yarım yamalak işbirlikçileri Yunanistan ve Güney Kıbrıs için de rahatsızlık sebebidir…

Türkçe hançeresinde "Bedir" dediğimiz Bedr, Araçada ayın dolunay hâlinin adıdır.

Bedr Mutabakatı, metne imza koyan 4 devletin savunma Sanayiî ve İşbirliği Andlaşmasıdır. Niyet, Türkiye, Endonezya, Pakistan ve Katar’ın savunma çap ve kabiliyetleriyle yek diğerini desteklemesidir. Gâye, kardeş ülkeler arasında müşterek askerî îmâlat yapmak, AR-GE teknoloji alışverişlerini geliştirmek, askerî teknik eğitimi büyütmek, tedarik zincirlerini işletmektir.

Mekke İttifakı’nda asıl maksat, askerî ittifak, emniyet dayanışma hâlinde caydırıcılıktır. Bedir Mutabakatı ise savunma sanayii üretimi, AR-GE ve teknoloji bölüşümünü esas almaktadır. Mekke İttifakı’nın 2. Maddesinde yer alan "üye ülkelerden birine saldırı, tamamına yapılmış sayılır" maddesi, Bedr Mutabakatında yoktur. Mekke İttifakı, istihbarat paylaşımına vurgu yapar, imzacı ülke meclisinde metnin kanunlaşmasını mecburi kılar ve asgari üyelik müddetini 10 yıl olarak şart koşar.

Kısacası Mekke İttifakı, saha ve cephe çalışması iken Bedr Mutabakatı, karargâh, ikmâl ve hazırlık faaliyetidir.

Türkiye, tarihten tevarüs ettiği zengin devlet tecrübesini, yumuşak güç taktiğiyle diplomatik nüfuza dönüştürmektedir…

Mes’elenin dört bir yandaki yankısına gelince:

ABD, pek belli etmese de bölge Devletlerinin kendisine rağmen aralarındaki bu ittifak ve dayanışmalarını tedirginlikle izlemektedir. Türkiye’nin Basra Körfezi’nden Güneydoğu Asya’ya kadar giden endüstriyel etki dalgası, AB’yi rahatsız ediyor. Yunan basını, hayrettir ki bu gelişmelere "Türk Dolunayının Yükselişi" adını vererek doğru bir iş yapmıştır. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü mezalimin bir benzerini bir asra yakın zamandır Doğu Türkistan’da icra eden ve kimseyi ürkütmeden Süper Güç tahtına oturmayı kafaya koymuş Çin de bu başarılarımızdan hoşnud değil. Kuşak Yol güzergâhındaki yatırımlarının güvenliği bakımından belki memnun olsa bile bölgeye girmiş olan ekonomik ve askerî gücünün dengelenmesini kaygıyla takip ediyor. Çin temkinli; fakat, Türkiye’nin Pakistan’ın arkasında dağ gibi durmasından dolayı İsrail dostu Hindistan, durumu kendisi için tehdit olarak mütalaa ediyor. Rusya ise Türkiye’nin NATO’ya bağımlı kalmayıp çok taraflı andlaşmalarda yer almasını yerinde buluyor.

Diğer yandan Mekke İttifakında Mehmetçik doğrudan cepheye sürülmeyecek, müttefik devletlerle destek iş birliğine gidilecektir.

Türkiye zaviyesinden temel mes’ele, hâdisenin Devlet Siyaseti olarak görülme mecburiyetinin hiçbir devir ve Hükûmet döneminde ihmal edilmemesidir.

Hem Mekke İttifakı ve hem de Bedr Mutabakatı, İslâm coğrafyası için kutup yıldızı gibidir. Bunların yapılması, en az iki asırlık prangaların koparılmasıdır. Bu atağımız, tahminlerin de fevkindedir. Bundan dolayı her türlü yıkıcı faaliyete karşı tedbirli olunması gerekir. O sözümüzü tekrar edeceğiz:

-Tarihten alacağımız var!

Daha bir temkin ve firesiz aklıselim isteyen çetin bir yola girdik. Mecburduk. Bu uzun yürüyüşte Bayrağı burca dikmemiz, Bedr Şehidlerimizin de bütün şehidlerimizin de ruhlarını şad edecektir.

Rahim Er'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.