Yargıtay'dan emsal karar! İşveren avukatı arabulucu olamayacak
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi işçi ile işveren arasında yaşanan anlaşmazlıklarda, işverenin avukatının arabuluculuk yapamayacağına karar verdi. Kararda "Vekilliği devam eden arabulucunun tarafsız olamayacağı şüpheli değil, kesindir." denildi.
Yargıtay, işçi ile işveren arasında yaşanan anlaşmazlıklarla alakalı arabulucu hususunda önemli bir karar verdi. Yargıtay, arabulucunun tarafsız olması gerektiğini, işverenin avukatı olan kişilerin işçi ile olan anlaşmazlıklarda arabulucu olamayacağına karar verdi.
Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberine göre; Ankara’da bir firmada dört sene bakım onarım teknisyeni olarak görev yapmasının ardından işten çıkartılan işçi, iş mahkemesine dava açtı. İşçi, geçirmiş olduğu kaza sebebiyle raporlu olduğu dönemde insan kaynakları sorumlusu tarafından iş yerine çağrıldığını söyledi. İş yerine gittiğinde içeri alınmayarak güvenlik odasına götürüldüğünü, başına güvenlik görevlisi ve güvenlik amiri dikildiğini, bu esnada iş yeri avukatının gelip bir kağıda “Ailevi sebeplerden dolayı kendi isteği ile işten çıktığını” yazmasını istediğini söyledi. Kabul etmezse hakkında karalama kampanyası başlatılacağı, sicilinin bozulacağı, başka hiçbir şirkette işe giremeyeceği yönünde tehdit edilerek ihtiyari arabuluculuk tutanağı imzalatıldığını kaydetti.
İŞYERİ AVUKATI İŞÇİNİN İSTİFA ETTİĞİNİ SÖYLEDİ
İşveren avukatı ise işçinin kendi kendine habersiz şekilde iş yerine geldiğini, güvenlik amirlerine istifasını vermek istediğini belirttiğini, hak ettiği bütün alacakları yanında bir aylık ücretinin de ek olarak verilmesi ve bunun arabuluculuk süreciyle tamamlanmasının teklif edildiğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini iddia etti.
İş mahkemesi, arabuluculuk tutanağına bir senelik hak düşürücü süreden sonra itiraz edildiği gerekçesiyle işçinin talebini kabul etmedi. Bölge adliye mahkemesi de aynı doğtultuda karar verdi.
İŞÇİNİN AVUKATI ARABULUCUYA İTİRAZ ETTİ
İşçinin temyiz başvurusu sonrasında dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gitti. İşçinin avukatı temyiz başvurusunda, arabulucunun aynı zamanda işverenin avukatı olduğu ve tarafsız olamayacağını belirterek arabuluculuk tutanağının geçersiz olduğunu iddia etti.
Söz konusu dosyaya göre, arabulucunun aynı zamanda davalı işverenin avukatı olduğunun anlaşıldığı belirtilen kararda, şöyle denildi:
“Arabuluculuk tutanağında bu hususun taraflara hatırlatıldığı, tarafların davalı (işveren) vekili olan arabulucunun arabuluculuk sürecini yürütmesine muvafakat ettikleri belirtilmiştir. Kanuna göre arabulucu olarak görevlendirilen kimsenin, tarafsızlığından şüphe duyulmasını gerektirecek önemli hal ve şartların varlığı halinde bu hususta tarafları bilgilendirmekle yükümlü olduğu, bu açıklamaya rağmen tarafların arabulucudan birlikte talep ederlerse arabulucunun görevi üstelenebileceği belirtilmiş ise de bu düzenleme taraflardan birisi ile vekilliği devam eden arabulucular için geçerli değildir.
"TARAFSIZ OLAMAYACAĞI KESİNDİR"
Zira vekilliği devam eden arabulucunun, müvekkilinin menfaatlerini korumaya yönelik bir tutum içinde kalarak müzakerenin işveren tarafı lehine ciddi bir üstünlük sağlaması kaçınılmazdır. Bu halde arabulucunun tarafsızlığından şüphe duyulması bir yana, kesin olarak tarafsız olmadığından söz edilmelidir. Başka bir anlatımla, vekilliği devam eden arabulucunun tarafsız olamayacağı şüpheli değil, kesindir. Tarafların muvafakati dahi, varılan bu sonucu değiştirmez. Bu itibarla arabuluculuk görüşmesinin usulüne uygun yürütülmediğinin kabulü gerekmekte olup, bu durumda irade fesadı iddiaları bakımından bir yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği de aranmaz.”
