Kaydet
|

Zannediyorum üç yıldır bu köşede yaptığım sorgulama cevabını buldu.

Hatırlarsınız, 2023 seçimleri yapılır yapılmaz “Bu Erdoğan için Pirus zaferidir. 2026 ortalarında seçime gitmek zorunda kalacak” diyen firari FETÖ’cüler ile CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Özgür Özel’in, aynı yılı işaret ederek, “2026’da erken seçime gidecek” demelerindeki tuhaflığa birkaç yazıda dikkat çekmiştim.

Şimdi hepsini bölüm bölüm aktaracağım, çok şaşıracaksınız.

***

Mesela; 4 Temmuz 2024’te bu köşede yayınlanan “Erken seçim hedefi” başlıklı makalede şöyle bir not düşmüştüm o güne;

“Kafama takılan husus, 31 Mart seçimlerinden hemen sonra muhalif isimlerin dillendirdiği ‘2026’da erken seçim’ kampanyası.

Hitap ettiği kesim bunu söylerken, önce ‘Erken seçim talebimiz yok’ diyen yeni CHP Genel Başkanı Özgür Özel, n’oldu da geçen hafta fikir değiştirip ‘2026’da erken seçim’ dedi.

***

20 Şubat 2025’teki “Ya ‘darbe’ye karşı darbe vuruluyorsa!..” başlıklı makalede de aynı sorgulamayı yapmıştım.

Cihat Yaycı’nın, gazetemize manşet olan 2026 uyarılarını da katarak, “2026’da ne olacak?” sorusuna şöyle cevap bulmaya çalışmıştım:

“ABD eski Başkanı Biden, 2023 seçimlerini işaret ederek, Erdoğan’ı darbeyle değil, Türkiye’deki dostlarına destek olarak, sandıkta devireceklerini söylemişti.

Bunun için "Altılı Masa" bile kurdular…

Olmadı.

Peki pes ettiler mi?

“Bu Erdoğan için Pirus zaferidir” diyen kimlerdi?

FETÖ’cüler ve bunu ağzına sakız yapan CHP’liler.

Bir de işi gücü sürekli Türk hükûmetini karalamak olan ABD’li casuslar.

Yani diyorlardı ki: “Aslında kaybetti ama o kazandığını zannediyor.”

Sonra vakit kaybetmeden bir işaret fişeği daha yaktılar.

Neydi o?

“2026’da erken seçim olacak.”

Deprem felaketinin yaralarını sarmak ve ekonomik sıkıntıları hafifletmek dururken, Cumhurbaşkanı yahut Cumhur İttifakı ne diye seçime gitsin?

“Yok” diyorlardı…

“Göreceksiniz 2026’da seçime gitmek zorunda kalacak”(!)

***

Emekli Amiral Cihat Yaycı, gazetemize verdiği röportajda yeni bir kalkışma tehlikesine dikkat çekti.

O günlerde hiçbir siyasinin “Olur mu hiç öyle şey!” demediği cümleleri şuydu;

- İsrail-FETÖ ittifakı, kaos çıkarmak için harekete geçti. Hedef, en geç 2026’da darbe yapmak.

- 15 Temmuz ve Gezi kalkışması dâhil, son 20-30 yıllık ayaklanma ve darbeleri inceleyip yeni eylem planını buna göre yaptılar.

- Bir önceki ihaneti TSK’ya sızan hainler eliyle gerçekleştirmek istediler. Ancak bu sefer çok daha farklı bir hazırlık içindeler. Askerî yöntemle değil, Türkiye’yi ekonomik, siyasi ve bölgesel dengeler üzerinden vurma planı yapıyorlar.

- En geç 2026 yılında büyük çaplı toplumsal karmaşa üretmek için FETÖ’nün maliye, güvenlik ve yargıdaki uyuyan hücreleri ile birlikte PKK, DEAŞ, DHKP-C de kullanılacak. Ayrıca muhalif medya ve sivil toplum örgütleri gibi araçları da algı operasyonları için devreye sokmayı hedefliyorlar.

- Öncelikli amaçları, Erdoğan’ın ve hükûmetin, ülkeyi yönetemediği izlenimini vermek. Ardından geniş katılımlı bir hükûmet benzeri söylemle ülkeyi teknokrat kadrolara mahkûm etmek.

- Bu anlattıklarımız çıkarım değil. Çok ciddi bilgi akışımız var. FETÖ, ekonomiyi ve millî bütünlüğü felç edecek her ihtimali değerlendiriyor. Her türden iç ve dış odakla ittifak hâlindeler.

***

Bakın, henüz bugüne dair hiçbir şey yazmadım.

İngiltere’den yardım dilenen Özgür Özel ve firari FETÖ’cülerin ‘2026 işaretini’ sorgulayan son makaleyi ise 2 Temmuz 2026’da kaleme almıştım.

“2026’da ne olacaktı?” başlıklı yazıda kayda geçirdiğim satırlar şöyleydi;

“Son günlerde AK Parti ve Erdoğan’ı destekleyenleri bölmeye, sindirmeye, hatta diskalifiye etmeye yönelik bazı sosyal medya operasyonlarını görünce aynı sorgulamayı yapmak elzem oldu.

Tam da CHP’nin bölünme süreci konuşulurken, acaba karşı cephe de AK Parti ve Cumhur İttifakı’nı mı bölmeye çalışıyor?

Veya 2020’de CIA’nın gölge kuruluşu Rand Corporation tarafından yayınlanan raporlara da yansıyan ‘Erdoğan’ı siyasi oyunlarla devirme’ye yönelik yeni bir hamle öncesi, Cumhurbaşkanımızın etrafında kemikleşmiş kabuğu kırma startı verilmiş olabilir mi?

Şunu unutmayalım; 2023 seçimlerini kaybeder kaybetmez kimse durduk yere, koro hâlinde “Erdoğan 2026’da erken seçim yapmak zorunda kalacak” demez.

Bütün dünya gibi Türkiye de netameli bir yıl geçiriyorken; herkes, hep bir ağızdan “Dünya tehlikeli bir süreçte” uyarısı yapıyorken, Cumhurbaşkanımızı destekleyenler arasında bir fitne durduk yere çıkmaz.

Bakalım 2026 bize neler gösterecek?”

***

Şimdi bugüne gelebiliriz.

Aslında 6 ay kadar önce patladığı anlaşılan, ancak geçen hafta savcılığın soruşturması ile gündemimize bomba gibi düşen fon krizindeki anormal alım-satımlar ne zaman başlamış?

2024’ten bu tarafa…

Yani, biz bu yazıları yazarken, birileri bu fonlar üzerinden üç kuruşluk kâğıtları şişiriyor, yüksek kazanç iştahıyla gelen yerli yatırımcılara ellerindeki hisseyi astronomik kârlarla devrediyor, nakite çevirdikleri milyarları yurt dışına taşıyormuş.

Foncu çakallar tarafından yurt dışına kaçırılan paraların yatırıldığı İsviçre’deki adres de küreselcilere ait Rothschild Bankası!

Bu sadece resmî olarak götürülen para… Bunun bir de gayriresmî yollarla taşınanları vardır illaki… O lüks yatlar Yunanistan’a turistik sefer yapmamıştır herhâlde.

Ayrıca, hep içerideki ayaklarını konuştuğumuz bu şebekeyi kullanan yabancılar olmamış mıdır?

İsrail, ABD, İngiliz şirketleri mesela?

Veya Türk vatandaşı Yahudi kökenli isimler…

Henüz orayı görmedik.

Daha iki hafta önce Türkiye’de kurdukları çağrı merkezleri üzerinden foreks dolandırıcılığı yapan şebekenin İsrail bağlantısı deşifre edilmemiş miydi?

Şayet bu fon işinde de bağlantıları varsa -ki hiç sürpriz olmaz- onların en az altı ay, bir yıl öncesinden alacaklarını alıp, dışarıya götüreceğini götürüp, kendini unutturmanın keyfiyle şimdi son düzlükte kurulan tuzağa düşen sazanların yol açtığı skandalı ve kaosu keyifle izlediklerini düşünüyorum.

***

Asıl sıkıntı, bütün bunlar olurken, her adımı görme imkânına sahip kurumların hiçbir şey yapmaması.

Eski Bakan Nihat Zeybekci’nin dediği şekilde, bunların görülmeme ihtimali yok ise ve Bakan Mehmet Şimşek bir buçuk yıl önce buradaki sıkıntıya dikkat çekip, aynı şekilde o dönem İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan Akın Gürlek dosya hazırladığı hâlde bu fonculara dokunulmadıysa buna kim, ne amaçla mâni oldu?

Burnumuza çok pis kokular geliyor…

Günlerdir konuştuğum finans çevrelerini bilen pek çok isim hiç tereddüt etmeden “Burada hedef Recep Tayyip Erdoğan” diyor.

Erdoğan’ın olan bitenden haberdar olmadığı, New York heyetinde Fatma Betül Sayan Kaya’nın da yer almasından belli.

Acı olan da bu…

‘Ekonomik tetikçiler’ üzerinden yapacaklarını yaptılar ve bunu siyasi operasyona dönüştürerek, bu defa Erdoğan’ı, en yakınındaki tamahkâr açgözlülerle vurdular.

Şimdiye kadar hiçbir bürokratın görevden alınmaması, fon krizinin borsadaki bütün hisseleri düşürerek milyonlarca yatırımcıyı etkilemesinin önüne geçilmemesi de can sıkıcı.

Bu da ister istemez “Acaba doğru bilgi aktarımı yapılıyor mudur?”, “Çaktırmadan yangını büyütmeye çalışıyorlar mıdır?” endişesi doğuruyor.

Evet, bu defaki saldırı hiç beklenmedik yerden geldi.

2013’te Beyaz Saray’da “Gazze’ye gideceğim” resti çeken Erdoğan’ı, nasıl ki dönüşte Gezi darbe girişimi ile karşıladılarsa…

2026’da BM’de Gazze için İsrail’e meydan okuyan Erdoğan’ı da, yakınındaki paragöz aptalların kullanıldığı fon darbesiyle hedef aldılar.

Devamı gelecek mi, İsrail ve ABD’deki seçime kadar daha neler olacak, göreceğiz.

Soykırımcı Netanyahu’nun, BM kürsüsünden gösterdiği çağrı cihazı, “Acaba yeni bir dijital saldırının mesajı mıydı?” diye de okunabilir elbet.

***

13 yıl evvel sadece Gezi’yi değil, yargıdaki FETÖ’cü hainlerin Erdoğan’ı yine en yakınından vurmayı amaçladığı 17-25 Aralık yargı darbe girişimini yaşamıştık.

10 sene önce de 15 Temmuz işgal girişimini püskürtmüştük.

Bunca ihanetin tecrübesiyle bugün olanlara bakınca, kripto FETÖ’cülerin yine Erdoğan’ın en yakınından saldırıya geçmesi bizi şaşırtmaz.

Hele ki 2023 seçimlerinin hemen sonrasında FETÖ’cüler 2026’yı işaret etmişse!

Nasıl; böyle bakınca, ilk servisin Özgür Özel’e yapılıyor olması da şaşırtıcı gelmiyor değil mi?

Yardım dilendikleri ülkeler, Özel-İmamoğlu ikilisinin imdadına koşmuş olabilir mi?

Yücel Koç'un önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.