Kaydet
a- | +A

Türkiye’nin en büyük problemi ne diye sorsanız; hiç düşünmeden ‘ahlaksız ya da korkak politikacılar ile bürokratlar’ derim.

Bunların olduğu ülkede, birileri kendini devletten güçlü zannedip darbeye kalkışır…

Bunlardan güç alanlar, işledikleri cinayetleri karartır…

Burayı besleyenler, milletin cebini soyar, ülkeyi bile yönetmeye kalkar…

İçinden çıkılmaz zannedilen bir bataklığa çevirirler her meseleyi.

Yıllarca sokak köpeği konuşursunuz, eğitim konuşursunuz, artan fuhuş girdabını, LGBT gibi pislik akımları konuşursunuz…

Belediyelerin kapısını her çaldığınızda artık normalleşen haraç alma sistemini, dolandırıcı ve sokak çetelerini, terörü, parçalanan aileleri, zararlı madde kullanımındaki artışı, trafikteki vurdumduymazlıkları, markette-kirada yapılan zamlardaki dengesizlikleri konuşursunuz ama bir arpa boyu yol gidemezsiniz.

Bunlar öyle bir hâl alır ki, hiçbiri çözülemeyecek endişesine kapılırsınız.

Bu, toplumda korku ve umutsuzluğu artırmakla kalmaz, devlete olan güveni de yıpratır. Daha fenası, bu tablo kötülüğe meyli artırır, çeteleri ve karanlık lobileri güçlendirir, günden güne büyüyen kar topuna dönüşür.

Uyuşturucu kartellerinin hâkimiyetine geçen ve devlet otoritesini neredeyse sıfırlayan çok ülke var yeryüzünde… Şu saydıklarımın, Meksika, Ekvador, Haiti benzeri ülkeleri ne hâle getirdiğini görürsünüz.

***

Türkiye gibi tarihiyle, millî ve manevi değerleriyle güçlü; dünyanın göz ardı edemeyeceği stratejik konumdaki bir ülkeyi ‘kolay yönetilebilir’ noktada tutmak için terörü, çeteleri, her türlü ahlaksızlığı ve başıbozukluğu yaymak için dışarıdan birilerinin teşvik ediyor olması da elbette şaşırtıcı değil.

Nitekim, yurt dışından kimlerin, ne amaçla fonlandığını son operasyonlarda da açık biçimde görebiliyoruz.

Dışarıdan birilerinin bunu yapması normal de, onlara karşı biz ne yapıyoruz, önemli olan bu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı 25 yıldır iktidarda tutan toplum desteğinin sırrı işte tam da yukarıda saydığım kötülüklere, bunların gizli ve açık kollarına karşı verdiği mücadeledir.

Bu çeteler ve siyasetteki, bürokrasideki kolları zaman zaman Erdoğan’ın yakın çevresine de sızarak yanlış yönlendirmeye teşebbüs etmemişler midir? Elbette.

Ama toplumun kahir ekseriyeti şu konuda mutmaindir; Erdoğan yanlışı gördüğünde kimseye boyun eğmez, göz yummaz, mutlaka gereğini yapar.

Bu hep böyle oldu, milletimiz de hep bu sebeple destekledi.

Attığı cesur adımlar da bunun ispatı.

Vesayet odaklarıyla mücadele, ur gibi her yanımızı saran FETÖ temizliği yıllardır kesintisiz sürerken, devletimizin 40 yıllık PKK terör belasını bitirmeye ve iç cepheyi tahkim etmeye odaklı Terörsüz Türkiye hedefi ile attığı adımlar, Suriye ve Irak’ı da kapsamına alarak, ‘bin yıllık kardeşliği’ yeniden yeşertmeye başladı.

***

Terör gibi, eskiden ‘içinden çıkılamaz, düzeltilemez’ gördüğümüz ne varsa teker teker tersine çevrildiğini izliyoruz epeydir…

Belediyelerde elde ettikleri gücü organize soygun ve ahlaksızlığın merkezine dönüştürenler…

Kendini devletten güçlü görüp, ‘ahlaksız siyasetin’ arkasına gizlenerek kurtulabileceğini hesap eden zavallılara da bihakkın gereği yapıldı.

Pişkince sırıtarak, operasyonları sulandırarak milleti aldatmaya çalışanlar, devletin gerçek gücünü görünce konuşamayacak hâle geldi.

Kamuoyu, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin göreve geldiği şubat ayından bu yana yapılan operasyonları, aydınlatılan faili meçhulleri şaşkınlık ve takdirle takip ediyor.

Eski Tunceli Valisi ile oğlunun karıştığı Gülistan Doku cinayetinden Kuriş suç örgütüne, Muhsin Yazıcıoğlu suikastından yeni nesil suç örgütlerine, sanal kumar ve siber dolandırıcılardan gıda vurguncularına kadar kapağı açılmamış dosya, el atılmadık şebeke bırakılmadı.

Çok açık görülüyor ki; devlet, kendisini yok sayanlara, işledikleri suçun yanlarına kâr kalacağını düşünenlere, devlet otoritesini yok sayarak milleti soyabileceğini, dışarıdan aldığı destekle istediğini yapabileceğini düşünenlere gerçek gücün kim olduğunu göstermek için kararlı bir şekilde harekete geçti.

Her gün birbiri ardına gelen operasyonlar, devlete olan güveni artırmakla birlikte, terör kartını kaybedince çeteler üzerinden ülkemize operasyon çekebileceğini sanan İsrail ve Almanya gibi odaklara da güzel bir cevap oldu.

Sadece bunlar mı yapılıyor?

Elbette değil.

***

Temel meselelerimizden biri gördüğümüz eğitimde katettiğimiz mesafeyi artık dünya takdir ediyor.

91 ülkeyi kapsayan PISA’da, fen bilimleri, matematik ve okuma becerilerinde puanını kesintisiz artıran tek ülke, Türkiye.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu başarının, FETÖ temizliğinden sonra gelmesine özellikle dikkat çekti.

Toplumun en çok şikâyet ettiği konulardan bir diğeri neydi?

Sokak köpekleri meselesi.

Yıllarca bu konuyu yazdık diye mama lobisinin hedefi olduk.

Hükûmetin çıkardığı kanuna rağmen, lobilerin baskısından çekinen korkak yerel yöneticilerin el atmadığı problemi, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, göreve geldikten sonra hızlıca çözmeye başladı.

Perşembe günü TGRT Haber’de canlı yayın konuğumuz olan Bakan Çiftçi, göreve geldiği yaklaşık yedi aylık sürecin sonunda, sokak köpeklerinin yüzde 99,22’sinin toplandığını, iki aya varmadan bu meselenin tamamen hallolacağını anlattı.

Bakın, Bakan sadece ‘bakan’ olmayınca, bu meseleler nasıl çözülebiliyormuş.

***

Çiftçi, başka önemli veriler de aktardı yayında…

Sosyal medyada örgütlenen, tetikçi temin eden, sokaklarda her türlü suça karışan yeni nesil suç örgütlerini yıl sonuna kadar tamamen temizlemeyi hedeflediklerini, yurt dışına kaçan elebaşlarını teker teker ülkemize getirdiklerini aktardı.

Vatandaşın en çok canını yakan siber dolandırıcılıkla ilgili DOLUNAY projesinin detaylarını anlatan Bakan, 112’ye bir ihbar geldiğinde, içinde bankacıların da olduğu bir ekibin, problemi en geç 18 dakikada çözeceğini, dolandırıcılar paranın izini kaybettirmeden mağduriyeti gidermeyi hedeflediklerini söyledi.

Son yılların en büyük şikâyet konularından trafikteki motosiklet kuralsızlığına karşı da yeni bir eylem planı hazırladıklarını belirtti yayında.

Hülasa el atılmamış meselemiz yok, şükürler olsun ki devletimiz tam tekmil görev başında.

Problem, devletimiz dışarıdan fonlanan ve toplumu çürütmeyi amaçlayan LGBT lobilerini bile çökertirken, bu iğrençliğe ve ahlaksızlığa sahip çıkmaya çalışan siyasetçiler.

Onların da başını, İngiltere’den yardım dilenen, belediyelerdeki yolsuzlukları ve ahlaksızlıkları savunanların çekiyor olması tesadüf olmasa gerek!

************

Kıymetli bir mesaj

İçişleri Bakanı’mız Mustafa Çiftçi, 27 Mayıs darbecilerinin, bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’dan bir gün sonra Başbakan Adnan Menderes’i asarak şehit ettikleri 17 Eylül utancının yıl dönümünde “Gözaltında intihar etti” denilen dönemin İçişleri Bakanı Dr. İsmail Namık Gedik’in kabrinin de İstanbul’daki Anıtmezar’a taşınacağını, böylelikle ‘intihar’ süsü verilen Gedik’in de Menderes, Zorlu ve Polatkan’la birlikte artık demokrasi şehidi olarak sayılacağını açıkladı.

Bakan Çiftçi, Türkiye gazetesi anı defterini imzalarken
Başlık ResmiBakan Çiftçi, Türkiye gazetesi anı defterini imzalarken

İşte böylesine anlamlı bir günde İhlas Medya’da konuğumuz olan Bakan Çiftçi, gazetemizi 56 yıllık tarihinde ziyaret eden pek çok devlet adamının not düştüğü anı defterine duygularını döktü.

Bakan’ımızın, bizi çok duygulandıran satırlarını müsaadelerine sığınarak burada da paylaşmak istedim.

Bakan Çiftçi’nin, Türkiye gazetesi anı defterine yazdığı mesaj
Başlık ResmiBakan Çiftçi’nin, Türkiye gazetesi anı defterine yazdığı mesaj

O güne şu notu düştü Bakan Çiftçi;

“Bugün 27 Mayıs 1960 darbesinin mazlum ve mağdurlarını anma programı için geldiğim İstanbul’da, TGRT televizyonu ve Türkiye gazetesini ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duydum.

Muhterem Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde “Huzurun Yüzyılını” inşâ etmek için durmaksızın çalışıyoruz.

Bu kutlu vazifede desteklerini geçmişten beri her an yanımızda gördüğümüz TGRT ve Türkiye gazetesine hayırlı hizmetlerinde başarılar diliyorum.

Rabbim devletimizi payidar, milletimizi bahtiyar eylesin.”

***

Önceden çalışılmamış, ziyaret esnasında yaptığımız bir ricayla değerli bakanımızın anı defterimize döktüğü satırlar bunlar.

Gazeteci gözüyle baktığımızda bile tek bir hata dahi yapmadan, kusursuz bir metni hemen oracıkta ortaya döken böylesi devlet adamları işbaşında işte.

Göreve geldikten bu yana neleri yaptıklarını ise yukarıda anlatmaya çalıştım.

Böyle idarecilere destek olmak, bize düşen en büyük görev.

Yücel Koç'un önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.