Meselelere hakkaniyetle bakmak büyük fazilettir.
Türkiye’de özellikle bazı çevrelerin ‘hakkaniyet’ terazisi ne yazık ki tartmıyor! Terazinin kefesinde ön yargı, rövanş, kin ve nefret olunca her meseleye bu zaviyeden bakılıyor. Ancak hakikat mutlaka bir yerlerden başını uzatır ve bütün gerçekleri oradan bağırır ve duyurur…
Bu kez hakikat, Rusya’dan seslendi. Hem de Rus Hükûmetine bağlı Finans Üniversitesinden ses verdi. Üniversitenin öğretim üyesi olan aynı zamanda ünlü bir gazeteci olarak adını duyuran Doç. Dr. Olga Golovanova, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın muhterem eşleri Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ‘Sıfır Atık’ projesi hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu.
Bayan Golovanova’nın bu açıklamasını bizlere ulaştıran kıymetli gazeteci kardeşimiz Fuad Safarov ‘bu açıklama Türk medyasında neden görülmedi’ diye bizlere serzenişte bulundu ki gerçekten katılmamak mümkün değil!
Doç. Dr. Olga Golovanova'nın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünü üstlendiği "Sıfır Atık" projesine odaklanan değerlendirmeleri ve kaleme aldığı metinler, uluslararası çevre diplomasisi ve yumuşak güç yönetimi açısından oldukça önemlidir. Rus bir akademisyen ve gazetecinin bizdeki rövanşist ve ön yargılı kesimlere bir ders niteliği de taşıyan bu analizi bütün boyutlarıyla sadece hakikati yansıtıyor.
Ekonomi ve finans altyapısına sahip bir üniversitede görev yapan Golovanova, konuya sadece "yeşil bir doğa sevgisi" penceresinden bakmıyor. Yazısında öne çıkan temel vurgu, kaynakların verimli kullanımı ve atıkların ekonomiye geri kazandırılması süreci. Yani yazar, 'Sıfır Atık' projesinin ekonomik sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi boyutunu finansal/akademik bir mantıkla onaylıyor ve bunun ülkelerin gelecekteki ekonomi modelleri için bir zorunluluk da olduğunun altını çiziyor.
Olga Golovanova, ‘Sıfır Atık’ projesinin başarısını kurumsal mekanizmaların çok ötesinde, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyoner liderliğine ve projeyi uluslararası platformlarda bizzat savunma yeteneğine bağlıyor. Bu kabil, büyük çaplı çevre hareketlerinin toplumsal ve küresel karşılık bulabilmesi için de mutlaka çok güçlü bir "halkla ilişkiler" ve dahi "sahiplenme" figürüne ihtiyaç duyduğu gerçeğini vurgulayan Golovanova, Emine Erdoğan’ın bu anlamda çok önemli bir lider olduğunu söylüyor.
Binaenaleyh, Doç. Dr. Olga Golovanova'nın bu değerlendirmesinin, Türkiye’nin çevre vizyonunun dışarıdan nasıl göründüğünü rasyonel, ekonomik ve diplomatik gerekçelerle ortaya koyan objektif ve yapıcı bir dış bakış analizi olduğunu söyleyebiliriz. Yazı, küresel iklim krizinde somut ve ölçülebilir başarı hikâyesi üreten aktörlerin, uluslararası akademik ve medya çevrelerinde ‘ideolojiler üstü’ bir takdir topladığının da bir nevi kanıtıdır.
Hâl böyle iken ülkemizdeki kör ve sağırlara bu yazıyı ithaf etmekte fayda vardır. Tam yüz yıldır bu ülkede ilk defa bir First Lady farklı bir pencereden bakıyor ülkesine. Bu ülkenin sosyokültürel ve çevre konularına hassasiyetle el atıyor, çareler arıyor, çareler üretiyor ve en üst seviyede çalışmalar yaparak dünya çapında ses getiriyor. Bu hiç kuşkusuz Anadolu kadınının eşsiz bilgeliğidir. 10 asır önce Türkistan’da bir yandan kardeşi Ahmet Yesevi’yi büyüten öbür yandan halk sağlığı için şifacılık yapan Gavhar Şehnaz Ana'ların o engin bilgeliği Anadolu’da yeni baştan neşet ediyor. Emine Erdoğan Hanımefendi hem Türk kadını için hem de dünya First Lady’leri için bir rol modeldir.
Hasılı, Rus gazeteci Olga Golovanova'nın Emine Erdoğan Hanımefendi hakkındaki yorumları hiç kuşkusuz takdire şayan bir manifestodur. Türkiye’de yazan bir yazar bu satırları kaleme alsaydı malum çevreler tarafından anında “yalaka” yaftasıyla etiketlenirdi. Çünkü bizdeki körler ve sağırların ‘hakikat terazisi” rövanşist ve anarşisttir!
Hanımefendi'yi yakından tanıyanlar bilirler ki ondaki nezaket, nezahet, zarafet, vicdan ve merhamet içselleştirilmiş hasletlerdir. Onda bir çiçeğe, bir ağaca bir kelebeğe hasılı cümle mahlukata karşı derin bir muhabbet ve vicdani bir yaklaşım vardır. Hanımefendi, Sayın Cumhurbaşkanımız için bir şans, bizler için de bir lütuftur. Ülke kendilerine minnettardır.

