Kaydet
a- | +A

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri henüz çocukken yüzünde “nûr” parlıyor, onu görenler hayran olup “hayır duâ” ediyorlardı kendisine.

Dedesi, Şihâbüddîn adında bir velî olup, “ölüm hastalığına” yakalanmıştı bir zaman.

Nihâyet vefâtı yaklaştı.

Aile fertleriyle vedâlaştı...

Sonra torunlarıyla görüştü.

En son Ubeydullah'ı getirdiler.

O zaman pek küçüktü.

O içeri girince çok sevindi...

Doğruldu yatağından.

Kucağına aldı.

Bağrına bastı.

Ve ağlayarak;

“Ben de seni bekliyordum” dedi.

Diğer çocuklarına;

“Bu Ubeydullah, ileride çok büyük bir velî olacaktır, fakat ben o günleri göremem. Bunun hidâyetinin 'nûr’u âlemi tutacak, cihan pâdişahları emrinde olacaktır” dedi.

Babasını gördü.

Ve ona dönüp;

“Ey oğlum! Bunun yetişmesini sana ısmarlıyorum” dedi.

Sonra vefât etti...

● ● ●

Bu zât bir gün dostlarına;

“Birbirinizi çok sevin. İnsan birini sevdi mi, onda kusur göremez. Sevmeyince de aksine her şeyi göze batar. Meselâ ben, sizlerde, hiç kusur göremiyorum” buyurdu.

Sordular:

“Neden efendim?”

Buyurdu ki:

“Çünkü sizi çok seviyorum. Seven, sevdiği kimsede aslâ kusur göremez.”

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.