Kaydet
a- | +A
En zor iş... Bu zât buyuruyor ki; (Mahşer günü mîzan var, Bir bir hesap verecek, her işinden insanlar. (Ne için böyle yaptın?) diye sorulduğunda, Herkes, bir başkasına rücû eder o anda. Kimi der ki; (Yâ Rabbî, bunu ben bilmiyordum, Bunu, falan kimsenin kitabında okudum.) Yâhut, (Filân hocaya sordum bu mes''eleyi, Onun dediği gibi, işledim ben bu şeyi.) Bunun için en zor iş, din kitabı yazmaktır, Veyâhut insanlara İslâmı anlatmaktır. Çünkü bir mes''eleyi, iyi, kati bilmeden, Söylerse, mes''ul olur yarın her kelimeden. Velev ki o dediği doğru da olsa, fakat, İçinde yatıyorsa, bir ufacık menfaat, Söylediği her sözü, "Zehir"dir o kişinin, Çünkü söylememiştir, o sözü Allah için. Yine her söylediği, olsa da doğru ve hak, Lâkin onu söylerse, biraz gururlanarak, Yine dinleyenlere faydası olmaz aslâ, Çünkü söylememiştir tevâzu ve ihlâsla.) Bir gün de buyurdu ki; (Her halinde Müslüman, İstikamet sahibi olmalıdır her zaman. Yâni ona gelse de, bir sıkıntı, bir sevinç, Hâli ikisinde de, değişmemelidir hiç. Varlıkta ve yoklukta, bir halde olmalıdır, Hattâ yokluk olunca, rahatlık duymalıdır. Yâni hâdiselerin değişmesi halinde, Yine bir değişiklik olmamalı kalbinde. Kimsenin kusuruna hiç bakmayıp ayrıca, Kendi kusurlarını görmelidir yalnızca.) Bir mü''mini görünce, düşünmeli ki; "Benim, Bunun duâsındadır belki de saadetim." Üzerinde her kimin, az hakkı varsa şâyet, Onun kölesi gibi etmelidir hareket. Evliya kişilerin öğrenip hallerini, Onlar gibi olmaya çalışmalı dâimi. Kimsenin gıybetini yapmamalı katiyyen, Yapanı görünce de, susturmalıdır hemen. Her zaman emr-i ma''ruf ve nehy-i anil münker, Yapmağı, kendisine tutmalı yol ve rehber. Muhammed bin Alyana hazretlerine bir zât, Gelerek, kendisine bir sual sordu bizzat. Dedi ki; (Hak teâlâ bir kuldan râzı mıdır? Bunu anlamak için, bir işaret var mıdır?) Buyurdu; (O kimseye, tatlı gelir ibâdet, Günah işlemek ise, çirkin gelir begâyet. En büyük sermayesi, ömrüdür o kişinin, Âhireti kazanmak mühimdir onun için.)