Kaydet
a- | +A
"Onu bizzat göreyim!" Varaka, o rüyayı böyle tabir edince, Hatice Hatun buna, memnun oldu bir nice. Kalbi, mahabbetiyle dolarak O Resulün, Teşrif etmelerini bekler oldu o her gün. Bir gün Âtike hatun, geldi O''nun evine, Ki ticaret işini, arz etsin kendisine. Niyetini anlayıp, Hatice validemiz, Dedi ki: (Ey Âtike, nedir bize emriniz?) Arz etti: (Ey Hatice, belki de bilgin vardır, Benim bir yeğenim var, çok emin, vefakârdır. İsmi Muhammed olup, Abdullah''tır babası, Onu, Ebû Talib''e ısmarladı atası. Kâmil bir yiğit olup, tezevvüc zamanıdır, Lâkin Ebû Talib''in, bu ara eli dardır. Duyduk ki, Şam yönüne gidecek kervanına, Bir kişi ararmışsın, bu haber geldi bana. Bu işe, yeğenimi tayin edersen eğer, Bilcümle beni Haşim, sana dualar eder.) O, Âtike hatundan bunları dinleyince, Rüyayı hatırlayıp, kapıldı bir sevince. Zira O''na rüyada, müjdelenen Nebi''nin, O Server olduğunu, ederdi o da tahmin. Dedi ki: (Ey Âtike, işittim kendisini, Söylediler bana hem, dininin kuvvetini. Onun kabul etmesi, benim için bir nimet, Herkesten daha fazla veririm O''na ücret. Lâkin bir göreyim ki, müsait midir buna? Yani muktedir midir, kervanı korumağa?) Onun bundan muradı, görüp bizzat zatını, İyice tanımaktı, fiziki evsafını. Yani O''nun sireti, semavi kitaplarda, Okuduğu evsafa, uygun muydu acaba? Âtike; (Hemen gidip getireyim) diyerek, Ayrıldı o haneden, be gayet sevinerek. Hatice Hatun''un da, sevinç sardı kalbini, Zira doğru çıkmıştı, herhalde bu tahmini. O gidince, evini süsledi var gücüyle, Koyuldu beklemeğe, bir bayram sevinciyle. Az sonra Âtike''yle, O Allah''ın Habibi, Teşrif etti o eve, "Ondördüncü ay" gibi. Baktı Hatice Hatun, Resulün evsafına, Tıpa tıp uygun buldu, Tevrat''ın yazdığına. Onun nezaketini ve nûrlu cemalini Görünce hayran kalıp, sevinç sardı kalbini. Düşündü ki, "O rüya, doğru çıktı herhalde, Bu sırrı başkasından, saklayayım o halde." Konuşup ücreti de, tayin ettiler o gün, Böylece mahzun kalbi, ferahladı Resulün.
ÖNE ÇIKANLAR