Kaydet
a- | +A
Birinci vazife... Bu zât buyuruyor ki; (Ey müslümanlar, şu an, Nefs-i emmâresidir, insana büyük düşman. İslâmın her emrinde, bu nefsi kırmak vardır. Zira o kırılırsa, netice olur hayır. İstişare eyle ki, bu, nefsi kırar iyi, Zîra nefis istemez, istişare etmeyi. Eğer yolda giderken, rastlarsan bir mü''mine, Önce sen selam ver ki, kırılsın nefsin yine. Müsafeha edecek olursan yine eğer, Önce sen el uzat ki, bu dahi nefsi ezer. Kırıldığın kimseden, önce sen özür dile, Ki yine senin nefsin, kırılsın böylelikle. Öfkelenme, halîm ol, çok çalış, olma tembel, Bunların her biri de, nefsi kırar mükemmel. Muvaffak olmanın da, sırrı, halîm olmaktır, Tatlı dil ve güler yüz, yani güzel ahlaktır. Nefsin bizi en fazla kandırdığı husus da, Bize hep "Sen haklısın" dedirtir her hususta. Lakin Resûlullah''ın tavsiyesi bu değil, Bize, Onun ahlâkı olmalı rehber, delil. Zîra O buyurur ki; (Eğer iki müslüman, Bir işte ihtilâfa düştükleri bir zaman, Hangisi diğerinden özür dilerse önce, Yüksek bir köşk verilir, o kimseye ölünce.) Bir gün de buyudu ki; (Bu dünyada ins ve cin, Yaratıldı, Rabbine ibadet etmek için. Birinci vazifemiz, Rabbimizi sevmektir, Ve onun beğendiği gibi hayat sürmektir. Kim Rabbini severse, Rabbi de onu sever, Lütuf ve ihsanını, o kula ihsan eder. Hakiki bir rehbere kavuşmak bir ni''mettir, Hattâ bu, insan için en büyük saadettir. Bu hakiki rehberler, tâ kıyamete kadar, Dünyanın her yerinde, mutlaka bulunurlar. Lâkin bâzı kimseler, yok iken ilimleri, Mâlesef aldatırlar, bâzı saf kimseleri. Bu kişiler yalan ve hileli kerametle, Cahil müslümanları, aldatırlar gâyetle. "Şeyh" geçinir ise de, îmanı yoktur fakat, Dîni istismar edip, sağlarlar çok menfaat. En büyük felâket de, saf bir müslüman için, Tuzağına düşmektir, böyle hâin kişinin. Yoktur islâmiyyetten bilgi ve haberleri, Dünyalık toplamaktır, yegâne gayeleri. Sözleri küfür yayar, her haramı işlerler, Cahil müslümanları avlayıp geçinirler. "Münâfık" denilir ki, bu gibilere hem de, Esfel-i sâfiline giderler Cehennemde.)