Kaydet
a- | +A
Yalancı şeyhler Nizamüddin Evliyâ "bir büyük evliyâ zât, Bir gün sevdiklerine, etti öğüt nasihat. Buyurdu ki; (Ey insan, öyle ol ki bu günde, Hiç mahcub olmayasın, yarın mizan önünde. Yok ise amelinde, eğer ki ihlâs hâli, Çarpılır suratına, bir paçavra misali. Bugün sen bir "Yolcu"sun, al yanına çok azık, Yoksa pişman olursun, kendine etme yazık. Huzuru ilâhîde, mahşer günü ins ve cin, Amel defterleriyle, toplanır hesap için. Kalplerin titrediği, korkunç yerdir o mahşer, Mîzan terazisinde, tartılır hayır ve şer. O gün herkesin başı, korku ile eğilir, Ve bekler hakkında, nasıl hüküm verilir? Şimdiden o gün için, amel etmeyen insan, Öyle pişman olur ki, anlatamaz hiç lisan. O ne korkunç nedâmet, o ne fecî pişmanlık, Lâkin olan olmuştur, çâresi yoktur artık. Malın, mülkün, makamın, olsa da bugün fazla, Lâkin mahşer gününde, bakmazlar buna aslâ. Çünkü malın, paranın, o gün olmaz değeri, Görür herkes karşılık, ne ise amelleri. Ey insan, bilmiş ol ki, sen başıboş değilsin, O gün her amel için, bir bir hesap verirsin. Her ne ki işledinse, bir ömür müddetince, Hep amel defterine, yazılır ince ince. Mîzan''da tartılacak, iş bu amellerin hep, Günah ağır basarsa, ne olur hâlin acep? Hem o gün bulamazsın, kaçacak bir yer dahî, Sen bunların hepsini, göreceksin vallahi.) Bir gün de buyurdu ki; (İtikad ve ameli, Bozuk kimseler ile, aslâ görüşmemeli. Bid''at sahibiyle de, olma ki hem arkadaş, Seni de felakete sürükler yavaş yavaş. Kendisini "Şeyh" diye, tanıtırsa bir kimse, Lâkin davranışları, dine uygun değilse. Hiç ona yakın olma, yakınsan ayrıl hemen, Hatta kaç o kimsenin bulunduğu beldeden. Zira o, çok sinsi bir hırsızdır, ondan çekin, Dinini, imanını, çalar o zira senin. O kişi gösterse de, harika ve keramet, Şeytanın tuzağına düşürür seni elbet. Böyle sahtekârlarla, olma sakın arkadaş, Arslandan kaçar gibi, yanlarından uzaklaş. Kim ki İslâmiyete, uymuyorsa ihlâsla, Onu, Allah adamı, zannetmeyin siz aslâ. Zahid gibi görünüp, "Şeyh" dahi olsa nâmı, İslâma uymadıkça, olmaz Allah adamı.)
ÖNE ÇIKANLAR