Kaydet
a- | +A

Bir cahil köylü, Hazret-i Ali'ye gelerek "Ey halife! Ebu Bekir cennete mi gitti, yoksa Cehenneme mi?" diye sordu.

Hazret-i Ali:

"Bu nasıl sual? Keşke annen seni doğurmasaydı" buyurdu.

Ve ona sordu:

"Sen, onun ne büyük bir zat olduğunu bilmiyor musun?" "Bilmiyorum."

"Peki, onun meziyetlerinden birini olsun duymadın mı?"

"Vallahi duymadım."

"Dinle öyleyse" dedi.

Ve şöyle anlattı:

"O, Resulullah'ın hayatındayken veziri, vefatından sonra da halifesiydi. Peygamberimiz onu baba yerinde tutardı.

Bir gün beni çağırdı.

Koşup gittim.

Bana dedi ki:

'Ey gözümün nuru! Vefatım yaklaştı. Ölürsem, cenazemi sen yıka, sonra Ravda-i mübarekin kapısına götürüp (Yâ Resulallah! Ebu Bekir kapıdadır, içeri girmek için izin ister) diye seslen.

Bak, kapı açılıyor mu?

Açılırsa yanına defnet.

Açılmazsa Baki kabristanına götür' diye rica etti.

Vasıyeti gereğince kendisini tabuta koyup Ravda-i mübarekenin kapısına götürdüm.

Öylece seslendim.

Kapı açıldı ve gaipten 'Sevgiliyi Sevgiliye kavuşturun!' diye bir ses işitildi. Vasiyeti üzere Onu Resulullah'ın arkasına defnettik"

Köylü bunları dinledi.

Halifenin elini öpüp ayrıldı.

Giderken ağlıyordu.

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.