Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
İETT'nin aylık abonmandaki uygulaması hakkında
0:00 0:00
1x
a- | +A

Feridun Ağabey, İETT’nin Mavi Kart uygulamasında aylık abonman olarak belli bir ücret ödeyip bir ay boyunca kartımızı sınırsız kullanabiliyorduk. Öğrendiğimize göre İstanbul’daki Mavi Kart (aylık abonman) uygulaması tam kartlar için uzun süredir 180 geçiş (biniş) hakkına, öğrenci ve sosyal abonmanlar ise 200 geçiş hakkına sahip bir sayı sistemine bağlıymış.

Üstelik 30 günlük süre içinde bu kullanım hakları bitmese sonraki aya devretmiyormuş.

İnternette girip araştırdığımda “Tam Mavi Kart: 30 gün için 180 geçiş hakkı sunar. Güncel aylık abonman bedeli 3.628 TL'dir. Öğrenci/Sosyal Kart: 30 gün için 200 geçiş hakkı sunar. Kullanım Süresi: Yükleme yapılan tarihten itibaren 30 gün geçerlidir. Kalan Hak Takibi: Kalan biniş hakkınızı ve sürenizi İstanbulkart Mobil uygulaması üzerinden takip edebilirsiniz” yazmakta. Benim dile getireceğim konu ise bir sonraki aya devretmesinden ziyade bir ay gelmeden hakkımızın bitiyor olması. Bir de örnek olarak ayın 20’sinde bittiğinde tekrar yüklemeye sistem izin de vermiyor. Dolayısıyla ay sonuna kadar mavi kartımız devre dışı kalıyor. Kalan on günde normal tarifeden binmek zorunda kalıyoruz. Mavi Kart avantajımız kalmıyor. Bu vesileyle Mavi Kartlara eskisi gibi yine bir ay boyunca kullanım kısıtlaması getirilmemesi veya yolcu olarak mağduriyetimizin giderilmesi konusunun yeniden gözden geçirilmesi hususunu İETT yetkililerimize arz ediyoruz. Saygılarımızla...

Mehmet Ö.

Kontenjan yetersizliği sebebiyle yedekte kaldık

“Feridun Ağabey, Diyanet mülakatlarında barajı geçmiş ve yüksek puanlar almış olmamıza rağmen kontenjan yetersizliği sebebiyle yedekte kaldık. Sesimizin yetkili mercilere duyurulması için çabalıyoruz. 80-83-85-86 puanlarla yedeklerdeyiz son zamanlarda imamsız camiler haberlerde görünmektedir. Bizim amacımız da yedeklerdeki adayların akademi eğitimini müteakiben atanmasıdır. Saygılarımla.”

Emre Eroğlu

Ülkemizdeki türbeler ve kültür mekânlarımızla ilgili dileğim

“Feridun Ağabey, ağustos ayı içinde önce Özbekistan, sonra Doğu-Güneydoğu bölgelerimizde (Van, Arvas, Yüksekova, Şemdinli, Tillo, Ahlat, Doğubayazıt) seyahatler yaptım. Özbekistan’da büyük İslam âlimleri ve evliya kabirlerine yapılan türbelere hayran kaldım. Buhara’da 7 pir kabirleri ve Semerkant’taki diğer kabirler muhteşem olmuş. Hele hele İmam-ı Buhari Türbesi, hepsinin fevkinde Taç Mahal’i gölgede bırakacak bir eser olmuş. İmam-ı Mâtürîdî Türbesi'nin çalışması devam ediyor... Bu büyük zatlara hürmeten yapılmış olsa da bu külliyeler turizmi çok hareketlendirmiş. Sonrasında bizim ülkemizdeki kabirleri gezince içim acıdı. Bölge halkının ve birkaç vakfın imkânlarıyla yapılanlar çok yetersiz, devlet desteği hiç olmamış. Bütün dünya çapında çok hayırlı hizmetler veren TİKA veya uygun görülecek bir kurum önce Özbekistan’ı görüp sonra buraya el atsa buralar bambaşka olur...

Kültür ve Turizm Bakanlığının Kültür Yolu Festivalleri bütçesinin az bir kısmı bile burada turizmi canlandırır. Terörsüz Türkiye sürecinde sadece bu külliyeler değil, bölgedeki Müküs Çayı Gözesi, Muradiye Şelalesi, Ağrı Dağı, İshakpaşa Sarayı, Van Gölü ve Ahlat Kümbetleri gibi birçok yer, iç ve dış turizm için hedeflenen rotalar olacaktır...

İletmek istediğim diğer konu ise Özbekistan’da zihnimde oluştu. Kaldığım otelde resepsiyon kısmında dünyanın sayılı turizm merkezlerinin yerel saatleri asılı idi: 'Otelinizden memnun kaldım, tekrar geldiğimde tercih ederim yalnız tek şartla buraya İstanbul’u da koyarsanız' dedim.

Semerkant’ta Timur Han'ın türbe ve külliyesi müze hâline getirilmiş. Girişte yine aynı şekilde birçok dünya turizm merkezinin yerel saati vardı ama maalesef biz yoktuk. Görevliye bunu ikaz ettim, 'biz sizi seviyoruz, sizin de bizi sevdiğinizi biliyoruz. Burada İstanbul olmalı ve hem de en üstte olmalı' dedim. Sonra 'buraya şimdiye kadar kim bilir kaç büyükelçi, konsolos ve turizm ataşemiz gelmiştir, acaba neden görülmedi?' diye taaccüp ettim. Teklifim dünya genelinde bu tür dünya saatleri asılı yerlere İstanbul’un konulması için özel gayret sarf edilmesidir. Hatta bu yurt dışı temsilciliklerimizin başarı kriterlerinden biri olarak takip edilmelidir.

Üçüncü ve son dileğim ise CİMER hakkındadır. CİMER, vatandaşın her türlü istek ve şikâyetini doğrudan aktarabildiği belki dünyada örneği olmayan müthiş bir iletişim kanalı. Ancak ben bizzat yaşayıp gördüm ki her müracaat maalesef çözümlenmiyor. Bazen şikâyet edilen hakkındaki müracaatın bizzat kendisine havale edilmesinden, bazen de bürokratik zihniyetle müracaatlar taca atılıyor. Sonuç alamayan vatandaşın başvurabileceği bir yer yok. CİMER’in verimliliğini artırmak için bir çözüm veya koordinasyon merkezi kurulmalı, CİMER’e başvurusunda sonuç alamayan vatandaş buraya müracaat edebilmelidir. Benim Sağlık ve Turizm Bakanlıklarıyla ilgili daha önceki CİMER’e yaptığım müteaddit başvurularım sonuçsuz kalmasa bugün ben ilk iki teklifimi de CİMER üzerinden yapardım. Bu vesileyle bu dileklerimizi Cumhurbaşkanlığı makamına arz edebilir misiniz? Saygılarımla."

Elvan Küçük-Emekli Subay

Anlat Derdini Feridun Ağabey'de önceki yazılar...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.