Kaydet
a- | +A
Kurtulabilmek için... Bir gün sevdikleriyle sohbet ederken bu zât, Şu hadisi şerifi okudu şöyle bizzat: (Bu dünya, mü''minlere, sanki hapishanedir, Ve lâkin kâfirlere, rahat, sanki Cennettir.) Dedi; (Böyle ise de bu hadîsin mânâsı, Lâkin îzah etmeden, zordur anlaşılması. Çünkü biz dünyada da, kâfirlere nazaran, Sanki Cennet hayatı yaşıyoruz her zaman. Niçin hapishanedir bu dünya öyle ise? Çünkü "Cennete göre" böyle gelir bu bize. Nitekim âhirette Cehennemden son çıkan, Mü''mine, "dünya" kadar bir Cennet var o zaman. O genişliğe göre, bu dünyadaki evler, Hattâ saray da olsa, bir zindan gibidirler.) Dediler ki; (Efendim, şurada bir kimse var, Der ki, "Çalgı dinlemek, vermiyor bana zarar. Kavuştum tasavvufun, yüksek bir makamına, Onun için haramlar, bir zarar vermez bana." Dinleyip buyurdu ki, cevaben o kimseye; (Evet o, Cehenneme kavuşmuş öyle ise.) Yine bir sohbetinde buyurdu ki; (Dünyanın, Yaldızlı süslerine aldanma aman sakın. Her bir hareketinin, sözünün ve işinin, Çalış İslâmiyete uygun olması için İman ve itikadın, "Ehli sünnet" üzere, Olmasına çalış ve bunu düzelt ilk kere. Bundan sonra mühim iş, her hâlin ve duruşun, Fıkıh kitaplarına muhakkak uygun olsun. Nâfile ibadetin, "Farz" ibadet yanında, Hiçbir ehemmiyeti yoktur Allah katında Meselâ tek bir lira versen "Zekât" olarak, Binlerle sadakadan, kıymetlidir kat be kat. Dünya ve âhirette kurtulmak için insan, Olması lâzım gelir, önce hâlis Müslüman. Yâni doğru bir îman, itikad edinmeli, Sonra da ihlâs ile yapmalı her ameli. Allah''ın emrettiği şeylere, "Farz" denilir, Men ve yasak ettiği şeylere, "Haram" denir. Her ikisine birden, denilir "İslâmiyet", Ayrıca her amelde lâzımdır hâlis niyet. Bunlar, her Müslümana farzdır erkek ve kadın, Çocuklarına dahî öğretmeli bi hakkın. İslâm ilimlerinin menbaı iki şeydir, Bunlar da, "Kur''ân" ile "Hadîsi şerifler"dir. Kur''ân''ın mânâsını Peygamberimiz bir tek, Anlayıp bildirmiştir eshâba öğreterek. İslâm âlimleri de, bunları sahabeden, Öğrenip, kitaplara yazmışlardır tamamen.)