kalan süre:
--:--:--
Eminevim
Kaydet
a- | +A

Resûlullah efendimize "sallallahü aleyhi ve sellem" Allahü teâlâdan Medîne-i münevvereye hic­ret emri geldi. Cenâb-ı Hak tarafından yine emredildi ki: "Fahr-i kâinâtın yatağına Alî girsin!.."

Mekke-i Mükerremede kalıp, gerek saâdethânelerinin işleri olsun, gerek kendi­leri ile alâkalı emânetleri sâhiplerine ulaştırmak olsun ve ge­rekse Mekke-i mükerremede kalan Sahâbîyi gözetmek olsun, cümle hizmetleri, Resûlullah efendimiz, Hazret-i Alî'ye havale ettiler...

O gece müşrikler Sultân-ı kâinâtı öldürmek için evinin etrâfını kuşat­mışlar idi. Allahü teâlâ kendi lütfundan bütün kâfirlere uyku verdi. İblis (şeytân) de onlarla berâber idi. O da uyudu. Peygamber efendimiz, hazret-i Ebû Bekr "radıyallahü anh" ile çıkıp, saâdet ile yürüyüverdiler. Allahü teâlâ, azamet-i kibriyâsı ile, hazret-i Mikâîl'e ve hazret-i İsrâfîl'e buyurdu ki: 

"Siz çabucak Alî'nin yanına yetişin!" 

Bu iki melek göz açıp kapayıncaya kadar gittiler ve hazret-i Mikâîl hazret-i Alî'nin başı ucunda, hazret-i İsrâfîl de ayak ucunda durup duâ ettiler...

Bir zamândan sonra şeytân uykudan uyanıp, yüksek sesle şöyle bağırdı:

-Vaay! Muhammed kaçtı! 

Melun şeytan, insan sûretinde kâfirlere görünürdü. Ona dediler ki: 

-Muhammed'in kaçtığını nere­den bildin? 

-Ben uyku nedir bilmezdim. Ancak bu gece uyudum. Muhammed bana sihir yapıp uyuttu, dedi... 

Bu sözleri duyan müşrikler hemen içeri daldılar! Bir de ne görsünler! Hazret-i Alî­ Resûl-i ekremin döşeğinde yatıyor! Hemen "Muhammed nerede?" diye sordu­lar. O da "bilmiyorum" diye cevap verdi. Öfkeyle dışarı çıkıp aradılar! Elbette bulamadılar. Çünkü Resûlullah efendimiz, o gece Yâsin sûresinin ilk sekiz âyetini okuyup kâfirlerin üzerine bir avuç toprak saçarak evinden çıkmış ve kendisini görememişlerdi...

Hazret-i Alî ise bu kahramanlığı ve cesaretinden dolayı "Kerrâr" "Esedullah-il gâlib" lâkablarıyla anılmıştır.

Ertesi gün Kâbe-i şerîfe giden Hazret-i Alî, halka şöyle seslendi:

-Resûlullahta her kimin emâneti var ise gelip benden alsın! 

Bu çağrıdan sonra, emâneti olanlar gelip, aldılar... Hazret-i Alî, bu hadiseden kısa bir süre sonra Resûlullah efendimizin eşyalarını da alarak Medine-i münevvereye tek başına hicret etti...

ÖNE ÇIKANLAR