Kaydet
a- | +A

Fikirleri, seçkin kitapları, "Kubbealtı Akademi Dergisi" ve her türlü (şiir, musıkî, resim, hat, minyatür) sergileri ile 30 yılını dolduran Kubbealtı Akademisi, özellikle Tasavvuf Musıkisi sevenlere cennetlik ruhların uçuştuğu bir gece yaşattı. Yer, Büyükşehir Belediyesi''nin, her türlü sanat verimini canlandıran Cemal Reşit Rey Konser Salonu idi. Konserlerinde "Tarihî Türk Müziği"ni sanatı ve ismiyle güzelleştiren "Genel Sanat Yönetmeni" ise Ahmet Özhan Bey''di.

Ahmet Özhan ve "Topluluk" arkadaşları, kendilerini çok seven ve anlayan bu gecede üç saate yakın bir süre sevgiler, hayranlıklar dağıtmaktan ve bu eşsiz icra ile mesut, musıkî heyecanında, (eşimin heyecanla ifade ettiği tarzsa) âdeta yekvücut seyirciler görmekten, kimbilir ne kadar mutlu idiler...

Kubbealtı deyip de, değerli romancı ve fikir adamımız "mürşit" tıynetinde Semiha Ayverdi''yi, Türk mimarîsini bizi asır asır şerheden Ekrem Hakkı Ayverdi''yi ve bugün, onların yerinde, himmetlerini bir insan-ı kâmil maneviyatı ile sevenlerinin başı olan, sınıf arkadaşım İlhan Ayverdi''yi, anmamak böyle bir ilim sanat müessesesini yaşatacak hatip, şair, ressam, musikişinas gençleri görüp onların daha asırlar boyu, millî vicdanı yaşatacaklarını düşünmemek mümkün mü? Ahmet Özhan''ın musıkisi vecdi içinde hep onları konuştuk, onların yaptıklarına şükranlar ettik. Yapılan himmetleri ve yapılacakları tahayyül ettik. Kardeşim İlhan Ayverdi''nin yakında neşredilecek ve sanırım Lugat-ı İlhan diye ebedileşecek olan, Türkçemizin en büyük kamusunu (lugat, sözlük) bir daha teşekkürle yâdettik. Bu lugat üzerinde otuz yıl çalışmak sabır ve gücünü veren Allah''a şükürler olsun.

Kubbealtı''nın 30. yıl konserini, bu irşat müesseseninin kuruluşunu ve kuran değerli şahsiyetleri size anlattım. Bu vakfın ve bilhassa Yahya Kemal Enstitüsü''nün teşekkülünde büyük hizmetleri geçen merhum Nihat Sami Banarlı hocamızı da pek tabiî rahmetlerle anıyorum.

Ahmet Özhan''ın insanı büyüleyen başarısını ve maşallah hiç yorulmayan aşk dolu gayretlerini de yukarıda dilim yettiği ölçüde anlattım.

O akşamki seyirciler arasında çağdaş bestekârların başında gelen Prof. Dr. Selahattin İçli bey de vardı. "Bir seni, bir gülü öptüm gizlice" isimli Hicaz Şarkısını da dinlediğimiz Sayın Selahattin İçli, Ahmet Özhan''ın yorumu ile de kaynaşınca hepimizi ayrıca sevindirdi.

Konserin birinci bölümü sevdiğimiz en güzel şarkılarla bizi tasavvuf derinliğine hazırladı.

İkinci bölümde Mevlana''nın cihan değer "Onsekiz Beyiti" üzerine yeni kurulmuş bir besteler kâinatı aktı bize. "Eviç" makamında ilahiler, Yunus Emre ve Mahmud Hüdayi''ye ait güftelerle hasret olduğumuz dünyayı önümüze serdi.