Kaydet
a- | +A

Son ayda yapılan bazı iddialı söylev, cevap ve tartışmalardan anlaşılıyor ki: İstiklal Marşı şairimiz olmasına, Çanakkale''yi yaşatan destanına, altı ciltlik Safahât''ına sayısız nesir ve tercümelerine ve hakkında milletimizin yazdırdığı (iki yüz) kitaba rağmen Mehmet Akif hâlâ hakkiyle bilinmemekte ve tanınmamaktadır. Dostum, araştırmacı yazar, İsa Kocakaplan''ın "İstiklal Marşımız ve Mehmet Akif" kitabını dün o sebeple yazdım. Bugün de onun Türklük sevdasını yakın arkadaşı Mithat Cemal''den naklen yazıyorum.

Akif''in İstanbul''u Galata ve Beyoğlu, işte Âkif''in İstanbul''una dahil olmayan iki yer. Âkif''in İstanbul''u, Haliç''in sırtındaki Sultan Selim Camii''nden başlar, Marmara''nın yanındaki Kazasker Feyzullah Efendi Camii''nde biter.

Köprüden Sarıgüzel''deki evine giderken Âkif beş camiin maneviyatında yürürdü; Yenicami''nin kudsiyetine dalarak Mercan yokuşuna çıkar. Bayezit ve Süleymaniye camilerinin iki kanadına bürünür. Şehzade Camii''nin nurunda uçar, Fatih Camii''nin şumülünde evine inerdi. Zaten Fatih Camii ve Âkif''in evi birbirinin müştemilâtı idi: Babası, namazdan sonra, ahbaplarıyle, camiin maksurelerinde, görünürdü. Cami evin selâmlık dairesiydi, ev de camiin harem tarafı. Asrın demirinden ve dumanından kaçan Âkif, minarelerin dibinde cücelikleri artan dükkânlara ve evlere bakmayarak bankasız, borsasız manevi bir İstanbul''da yürür, caddelerde kendi kendinden ibaret kalarak, programlı bir dalgınlıkla sokaklardan geçerdi; bu dalgınlık yalnız bir minareler hıyabanından geçtiğini zannetmek içindi: O kadar dalgın olacaktı ki bunlardan başka bir şey görmeyecekti.

Avrupalının gerçek yüzü Sinirlerine dokunan bir mısra vardı: Milletim nev''i beşerdir, vatanım rûy-i zemin! (İnsanlık milletimdir, yeryüzü de vatanım) Bu mısraı okuduğum gün acı acı gülerek: -Sen de bu yalana inanıyor musun? Bir Avrupalının nev-i beşerinde, rûy-i zemininde Türkler ve Müslümanlar dahildir sanıyor musun? Dedi. Sonra tuhaf bir şey anlattı: -Umumî Harpte biz üç kişi Berlin''e gittiğimiz zaman Alman Hükûmeti bize (Birinci Cihan Harbi) ne dedi bilir misin?" Türklerle ittifak ettik diye Rayiştak''ta Katolik mebuslar bağırıyorlar, Müslümanlar ve Türkler gibi vahşîlerle medenî Alman milleti nasıl birleşir?" diyorlar. "Makaleler yazınız da Türklerin ve Müslümanların da insan olduklarını bu adamlara karşı isbat edelim" dedi. -Acayip! dedim. -Bundan daha acayibi var! dedi, yine; Umumi Harpde Viyana''da idim: Bir gece Viyana kiliselerinin çanları çalmaya başladı. Otelin penceresinden baktım; caddede her elde bir mum, herkes haykırıyordu. Kendi kendime: "Müttefikimiz Viyanalılar galiba cephede bir muzafferiyet kazandılar" dedim. Sokağa fırladım. Bir dükkâncıya: -Bir zafer haberi mi var! dedim. Adam: -Zafer de söz mü? dedi. İngilizler Müslümanlardan Kudüs''ü aldılar. İngiliz ordusu Allenby''nin kumandasında Kudüs''e girdi. Mukaddes şehir Hilâl''den kurtuldu, haça kavuştu. Ve Âkif bunu anlattıktan sonra gözlerime dik dik baktı: -Milletim nev''-i beşer, vatanım rûy-i zemin! Öyle mi? dedi. Sonra ilave vetti. -Biz bu yalana inanırsak, ne milletimiz kalır, ne rûy-i zeminimiz! (Yeryüzü) Avrupa''nın nev''-i beşerinde (bütün insan oğulları) ben yoksam benim nev''-i beşerimde de o yoktur.