Türkiye Gazetemiz bütün sayfası gibi Kültür Sanat âlemi ile de ülkemizin sanat, fikir, şiir konularını hakkıyle ve derinliğine temsil ediyor. Düşününüz ki, bu değerli bölümün üç temsilcisinden ikisi yayımlanmış birkaç kitabı olan şairlerdir. Mehmet Nuri Yardım dostumuz ise, çevremizin bütün edebiyatçıları ve sanatkarları ile dolu bir muhitin değerleriyle içli dışlıdır. Bu sayfayı yöneten Özcan Ünlü dostumu daha çok aşk şiirleri ile tanımış, sevmiş ve tanıtmıştık o yine belki daha büyük bir "aşkla" ve zenginleştirilmiş sevgi duygularıyla şiirini çeşitlendiriyor. "Elimi okşayan karanfillere-Kelebek büyüsü yaptırdım" gibi her şiiri içinde yepyeni mecazlarla Özcan Ünlü''nün şiiri daha ziyade gerçek üstüye uçan bir hızla göz ve gönül besliyor. Ünlü''nün "Aşk Bu Kadar Yakışmamıştı Bana" adlı yeni kitabını, Türkçe''de yeni söyleyişin bir çeşnisi olarak okuyunuz. (Faks: 0212 511 77 16) 32. rumuzlu şiirini de işte, dinleyiniz: Kendimi görmeden aşkı tanıdım Gördüm ismimi, işaretlerde Her Leylâ sokağı, çıkmaz Mecnûn''a Şaşırır saydamlığı duygu nehrinin Uçuk bir kâbusa döner hüzünler Elde çoğaltılmış aşk şarkıları Hüzünden arta kalan bir muma döner.
Kendimi bilmeden aşkı tanıdım Seviştim, rûhumun ince teliyle Nefesi kırılan ebrû kalbimin Zehrini akıttım dipsiz kuyuya Susturdum çocukluk heycanımı.
Kendimi görmeden aşkı tanıdım Bildim uykunun erdemini... (Aşk Bu Kadar Yakışmamıştı Bana)
GÜLİSTANBUL Sanat bölümümüzün, ustalarından Ekrem Kaftan ise Divan şiirimizin ruhunu, şekiller ve mecazlarla yenilemek için uğraşan bir şairdir. Ekrem Bey, Fuzulî''nin, Baki''nin, Nedim''in, Şeyh Galib''in, en zevkli ve bilgi-merak isteyen şiirlerine cesaretle eğilen güldesteler de hazırlıyor. Yaşıtlarında görülmeyen hünerlerle, eski şiirin yeniliklerini deneyerek çağdaş şiirimizi zenginleştiriyor. Gülistanbul (Tel: 0212 511 70 40)
Kafiyeleri, sağlam vezni ve diliyle Bursa adlı şu çok güzel memleket gazelini okuyunuz. Ekrem''e teşekkürler:
Bursa Devlet-i ebed müddet sunmuş cihâna Bursa Kucak açmış dağ gibi Gâzi Osmân''a Bursa
Bir Haydar edâsıyla kapılara yüklenmiş Sevdâ ile râm olmuş Sultan Orhan''a Bursa
Eğilip yüce dağlar ufukları getirmiş Bir Ulu Câmi olmuş Yıldırım Hân''a Bursa
Ötelerden Buhâra selam etmiş Bursa''ya Yıldız yıldız dökülmüş Emir Sultân''a Bursa
Toplayıp nice ilmi dürer ol Molla Hüsrev Benzer yedi asırdır, kân-ı irfâna Bursa
Cennetten akan yeşil Bursa''da mekân tutmuş Dağıtır damla damla yeşil zamâna Bursa
Yorgun bir duâdadır mahzûn Çelebi Mehmed Garkolmuş nice yıllar dökülen kâna Bursa
Hüdâî''ler dolaşmış eski sokaklarında Şahid olmuş gizlice bin imtihâna Bursa Gülistanbul-sh: 153 Sanat sayfamızın değerli mensuplarından Mehmet Nuri Yardım Bey''e gelince, fikirde, arayışta yeni ve eski edebiyatımızın seçkinlerini bulup bilgili ve anlamlı röportajları ile ülkemize tanıtmakla temayüz etti. Türkiye''deki yazılarının yanısıra Türk Edebiyatı dergimizde de öğretici, tanıtıcı mülakatları yer alıyor. İşte size (Türk Edebiyatı, Kasım 1999) 313. sayıda değerli şairimiz Mehmet Zeki Akdağ''la, "Türkülerimiz" üzerine bir konuşması. (Faks: 0212 513 77 49) Sizin türkülere tutkunluğunuzu biliyoruz. Türkülere sadece sevgi beslemiyor, şiirinizde geniş yer vererek âdeta onların felsefesini de yapıyorsunuz. Türkülerin kültürümüzdeki yeri nedir? AKDAĞ: Türkü, Türk insanının ayrılmaz bir parçasıdır bence. Türkümüz: Evvelâ Türkçemizin bin yıldır koruyan, büyüten, çoğaltan, aydınlatan can damarıdır. Nasıl olmasın ki ta Yunus Emre''den Karacaoğlan''a, Pir Sultan, Ruhsatî, Seyranî ve Aşık Veysel''e kadar aynı sözlerle aynı dünyaların hüznünü, neşesini, isyanını anlatmıştır anlatacaktır. Türkü koca bir kitaba sığmayan macerayı bir beyite sığdırıverir. "Yağmur yağar yer doymaz, ben sana nasıl doyam. Bu örnekler de benden olsun: Bir türkü duymaya görsün/Dertli pınar,/Kurnasında su artar?...../Ninniler ezanlar ve türküler/Ağlamaya zaman yok/Sahip çıkar sevdalara/Tükenmez memesidir çocuk gönüllerin/Hepimize yeter./..../Cömert sevgileri sütüyle besler/Maya tutmaz kinleri/...../Karacaoğlan göbek bağı türkünün/Aklı Yunus''dan/Herkes türküsüyle doğar/Sesten saraylar yaparlar./Efsaneden pınarlar/Kurnasında unutulur kalırım./Bu güzelim Türkçemizi, dilimizi bugüne halkımızın şiiri, masalı, ninnisi, bedduası, methiyesi getirdi. İşte bunlar türkülerimizde dopdolu.

