Kaydet
a- | +A

Türkiye Gazetesi, seçkin yazarların güçlü kitapları ile de ülkemiz basınını anlamlandıran gazetenizdir. İşte üç yeni kitabını severek sizlere tanıtıyorum.

MEDYATİK TÜRKİYE Kenan Akın dostum, oldukça ağır olan Genel Yayın Müdürlüğü çalışmalarının yanısıra, gazetemizin "köşe yazarları" arasındaki sevilen yerini de sürdürüyor. Yazıları gibi "MEDYATİK TÜRKİYE" (Faks: 0 212 511 77 16) adlı yeni kitabına verdiği isim de güzel. Çünkü, büyük çoğunluğu ile itibarını kaybetmeye ve birçok çevrede çıkarcılığın timsali haline gelmeye başlayan Medya (basın-yayın) bu günlerde en çok konuşulan ve konuşulacak konu olmaya namzettir. Ayrıca sevgiye ve doğruya çok muhtaç yurdumuzun medyası, gerçek habercilik şerefi usulleri ve konuları ile ülkemizin bekası için mutlaka ıslâh edilmelidir. Kenan Akın''ın kitabı, adı dâhil hemen bütün sayfalarında ideal basın hasreti medyanın kusurları ile dile gelmektedir. Bu vasıflarıyla âdeta bir basın dersi kitabıdır. Bakınız şu başlıklara: Gazetecilik ve Bâb-ı Âli''ye Bakış... Her Sabah Taze Bir Başlangıçtır... Medya''da Çok Seslilik Şart... Bazı bahisler, konu başlıklarından bile seziliyor: Medya Nereye? Medya ve Kirlenme... Televizyon ve Basın vs... İşte "Basında Çifte Standart Tehlikesi" yazısından birkaç satır: İtiraf etmek gerekir ki basınımız bir çifte standart tehlikesi ile karşı karşıya... Olay (A) ise, kimi gazete bunu (X) bazıları ise (Y) göstermek gayreti içinde olduğundan okuyucunun basına güveni kendiliğinden sarsılmakta, bu arada halkın gerçekleri öğrenme hakkı da ortadan kalkmaktadır: Rauf Tamer''in çok güzel bir tesbitini buraya almak istiyoruz: "Uygunsuz şekilde yakalanan bir çift için Zeytinburnu''nda zina, Nişantaşı''nda flört denmemeli..."

KIRIK KALPLER SOKAĞI Değerli yazarımız, duygulu sütun komşum Selin Dilmen''in "Kırık Kalpler Sokağı (Fax: 0 212 551 26 59) kitabını zevkle okudum. Ama tanıtmakta geç kaldım. Şiirle fikri ve duygunun zirvesindeki sevgiyi kaynaştıran genç bir sanatkâr bu. Zamane manzarasında ülkemiz hüzünlü bir romantizme kapılmış, depremler, yolsuzluklar, vicdansızlıklar da bunu katmerliyor. Bununla beraber "Kırık Kalpler Sokağı"nı ısrarla benimsemesi Selin Dilmen hanımefendi için biraz abartmalı görünüyor. Duygu zenginliğinden coşmuş Selin Hanım''ın kendi kitabını gerçi müstesna bir dille anlatıyor ama kendisine daha fazla iyimserlik yakışmayacağını söylemeden geçemiyorum. Elinizdeki kitabın sayfalarında gezinirken, bir sevgi fedakârıyla tanıştığınızı derinden hissedeceksiniz. Çünkü bu kitabın yazarı, kelimelerden bir sera kurarak sevgiyi korumaya alıyor. Sevgili sevgi, oksijen çadırına düşmesin diye çırpınıyor. Kutupta portakal fidanı yetiştirir gibi, düşünce dünyasının hariminde sevgiyi besliyor. Sevgiyi sürekli gündeminin ilk maddesi yapıyor. O bir sevgi büyükelçisi... Sevgiden sorumlu bir gönül işçisi ya da... Ona göre bütün yollar Roma''ya değil, sevgiye çıkıyor. Sevgi onun kalemine yakışıyor. Zira bu kelime, onun kalemine yüreğinden dökülüyor. Sevgisizlik buzullarını tek başına, hohlaya hohlaya eritmeye talip bir sevgi fedakârı o...

İMRALI''DAKİ KONUK İmralı''daki Konuk da haberleri, incelemeleri ile beğendiğiniz Arslan Tekin dostumun iki ciltlik, bin sayfaya yakın kalınlıkta bir eseridir. (Telefaks: 0 312 419 45 06-07, Tübitak) İmralı''daki Konuk için denilebilir ki Öcalan için yazılmış en geniş, en ciddi ve tarafsız incelemedir. Öcalan üzerinde pek çok tartışmaların yapıldığı yerli yersiz birçok hükümlerin verildiği bir dönemde bu eseri okumalıdır.

Milletimizin çok sıkıntılı oluşunda, halkımızın huzursuzluğunda büyük katkısı bulunan ve 30 bin şehidimizle günahsız kurbanımızın üstünde kanlı parmağı bulunan bu kişiyi yakından tanımak da, her sıfattaki ilgililer için faydalı olacaktır sanıyorum. Kitabın 78. sayfasında geçen "Askeri ataşenin Alparslan Türkeş''e Anlattıkları" 304''te "Eylemleri kontrol edemedim" 342''de geçen "Uyuşturucu ticareti yapan vardı!.." 475''te "Öcalan''la yapılan röportajdan çıkan sonuç" bölümlerini özellikle okumanızı salık veririm.