Kaydet
a- | +A

Üzüntü ile söylemeliyim ki, çocuklarımızın ne kadrini biliyoruz, ne de onların ekmek kadar ihtiyaçları olan şefkate, neş''eye, eğlenceye metelik verdiğimiz var.

Yurdumuzun üçte ikisini doğrudan yıkıp ölümlere garkeden; bütününü ise maddi manevi can acıları ile kuşatan zelzele afetinden ne ölçüde benciller hayinler türediğini okuyor, dinliyor, yeni acılara düşüyoruz.

Çocuklar, dünyanın masum, günahsız varlıklarıdır. Bir şey anlattılar da hem ağladım hem sevindim. 10 saat deprem enkazı altında yaşayan bir inanmış aile çocuğu, dostum bir hanımefendiye, deprem yığınları altında neler düşündüğünü sormuş. Kazazede kızcağız.

- Vallah teyzeciğim! demiş. Bir kere annemin, dayımın seslerini duyuyor, seviniyordum. Ayrıca, garip şey! Öleceğim aklımda idi ama korkmuyordum. Allah''ın adı hep ağzımda idi. "Demek ki Tanrım, daha fazla günah işlememem için canımı bu genç yaşımda alacak" diye hiç korkmadan ölümü bekliyordum.

Ah! her yürek bu körpe kızcağızınki gibi olsa ya! Bugüne kadar duymadığım iğrençlik ve alçaklıkta daha neler anlattılar:

Deprem çevrelerinde, yerliden yabancıdan birtakım namussuzlar, harıl harıl, kaçırılacak veya doğranıp parçalanacak çocuk ihtiyar veya hasta bedenler arıyorlarmış.

Ne yapacaklar onları? Yavrularımızı, ecnebi yerli simsarlara ağır pahaya satacaklar. Tabii. Nitekim hasta, sakat yavruları da acımadan kesip biçiyor, göğüslerini vahşice yarıyorlar, uzuvlarını kesiyor, organ nakilcilerine satıyorlarmış.

Hep karamsar düşünmeyelim merhametli doktorlarımız, her meslekten namuslu vicdanlı adamlarımız, başta dostum Mustafa Ruhi Şirin ve yönetimindeki ÇOCUK VAKFI olmak üzere, ömrünü, içlerinde taşıdıkları çocuklar cennetine adamış çocuk sevdalıları da var.

Muhakkak gönlünüz ister de, süt, mama, konserve, temiz giyecek, kalem, defter, kitap, oyuncak vs. yardımı yaparsınız diye adres de vereyim: Zafer Sk. 17 80220 Nişantaşı İst. Tel: (0212) 240 23 83... 240 41 96... Faks 230 01 25.

Sayın Şirin, 17 Ağustos felaketinden beri, her gün faksımıza bir hizmet nişânesi vicdanlı çocuk dostlarına da bir çağrı gönderiyor. Her gün dostları ile birlikte, yıkılmış bir mahallenin bir köyün çocuklarına koşuyor. Çocuk doktorlarına, eczacılara, psikologlara, eğitimcilere, tiyatrocu, kuklacı, karagöz sanatçısı resim, müzik adamlarını yanına alıyor veya yardıma çağırıyor. Benim şu dertli satırlarımı okuduktan sonra, ilginizin daha da artacağını umuyorum.

M. Ruhi dostum "ÇOCUKLARI DEPREM ŞOKUNDAN KORUMALIYIZ" diye memleketin tümünü ilgilendiren, önemli bir ruh meselesine de dikkatimizi çekiyor:

Depremi bizzat yaşayan okullara ve bilhassa anlayamayacak kadar küçük çocuklara çok dikkatle eğilmeliyiz. Seyrettikleri, işittikleri her konuda uyanık olmalıyız. Aksi halde, gördüklerinden, duyduklarından ağır depresyonlar, korkular, içe kapanmalar gelebilir, diye özetliyorum, sözlerini. Deprem şoku hallerinde, ilgili doktora hemen götürmeyi de sakın unutmayın.