Kaydet
a- | +A

Yurdumuz dışında ve içinde büyük yapıcı eserleri ile tanıdığımız bir işadamları topluluğunun çıkardığı zengin muhtevalı "Ekovitrin" dergisi Azerbaycan ilavesinde (Mayıs 2000) komşumuz Türk Azerbaycan bahtında inanılmaz manzaralar sergiliyor. Türk dünyasının bize en yakın bu Oğuz şiveli Dede Korkut diyarındaki kaygılar da yürekler acısıdır. Komşuluktan öte, Anadolu''nun yarı parçası olan bu Oğuz topraklarımız, düşmanlarca gasbedilmiştir. Bizce sağlam ve namuslu bir hukuk devleti, Türk-Oğuz evlatlarının vatanseverliği ile kaynaşabilir hale gelirse Azerbaycan kurtulabilir. Yurdun işgallerden kurtulduğu zafer müjdelerini ve % 99''u fukara halkımızın refah haberlerini birlikte duyarız. Sayın Dr. Osman Özsoy''un Ekovitrin''in Mayıs 2000 sayısındaki yazısından bazı notları sunuyorum: "Karabağ halen Ermeni işgali altında!.. Ekonomok kriz had safhaya ulaşmış... Üretim durma noktasında, işsizlik çığ gibi... İhracat yerinde sayıyor. Bakü''de dolaşırken iki ayrı dünya görürsünüz;

Biri, ülkenin kaynaklarının yüzde 90''ını paylaşan yüzde 10''luk mutlu azınlık; diğeri ülkenin kaynaklarının yüzde 10''unu paylaşan açlık sınırındaki yüzde 90''lık çoğunluk... Karabağ''da evini barkını, anasını babasını, evladını kardeşini kaybeden onbinlerce mazlum insan perişan halde... Biz orada iken halkın bağrından kopan bir miting yapıldı: Yıllardır dış dünyaya sesini duyuramayan Azerbaycan muhalefeti, 29 Nisan''da gerçekleşen mitingle, bir anda Türkiye''nin ve dünyanın gündemine girdi. Müsavat Partisi''nin öncülüğünde, diğer muhalefet partilerinin de katılımıyla, Başkent Bakü''de gerçekleşen mitinge halkın ilgisi büyük oldu. Uzun yıllardır korkutulan, sindirilen halkın öfkesi adeta sel oldu taştı!.. Bu önemli mitinge polisin tavrı oldukça sertti. Sokak savaşlarının yaşandığı miting sonrasında, yüzlerce insan yaralanırken, yüzlercesi de gözaltına alındı. Mitinge muhalefet partilerine mensup binlerce Azeri katılırken, Halk Cephesi lideri Elçibey''in olmaması dikkat çekti. Miting meydanında en büyük ilgiyi Müsavat Partisi lideri İsa Kamber gördü. Polislerin tüm engellemelerine rağmen miting alanına girmeyi başaran İsa Kamber, burada yaptığı konuşmada, iktidarı sert bir dille eleştirdi ve Azerbaycan''ın bir an önce gerçek demokrasiye geçmesi gerektiğini vurguladı. * * * Bakü''de hangi gençle konuşsam, işgal altındaki toprakları geri almak için vuruşmaya, dövüşmeye, hatta ölmeye hazır olduğunu söylüyor... Rüşvet ve yolsuzluk alabildiğine yaygın... Kimileri "akan musluktan ne doldursam kârdır" mantığıyla herşeyi paraya tahvil etmiş. Azerbaycanlı bir işadamı anlatıyor: "Rüşvet almış yürümüş, rüşvetin adı hörmet olmuş. Bunun faturası yoksul halka çıkıyor." Halen polis teşkilatında çalışan vicdan sahibi bir başka Azeri ise konuya farklı bir boyut getiriyor: "Maalesef çoğu zaman hukukun değil, mafyanın dediği oluyor." Azerbaycan İstihbarat Teşkilatı''nın masum insanları göz göre göre mahvettiğini anlatan bir emekli Yarbay, "Vicdanım bu adaletsiz uygulamalara daha fazla müsaade etmedi; teşkilattan ayrıldım" derken, "Rüşvet, cemiyetimizin iliklerine kadar işledi" şeklinde konuşuyor. Uygulamalar öylesine dayanılmaz boyutlara ulaşmış ki yabancı firmalar yavaş yavaş ülkeden çekiliyor. Türk firmalarının sayısı günden güne azalıyor. Birkaç yıl öncesine kadar binin üzerinde olan firmalarımızın sayısı şimdi 100 civarında. Kalan firmalar da gelişmelerden rahatsız. Anlatacakları çok şey var ama, korkudan seslerini çıkaramıyorlar. En çok şikâyet ettikleri konu, rüşvet uygulamaları. Adının açıklanmasından korkan bir işadamı anlatıyor: "Bazen oluyor ki, birkaç ayrı kuruma mensup görevliler ayrı ayrı rüşvet istiyor. Ekonomik krize rağmen, rüşvetin miktarında bir azalma yok." İşte bu tür uygulamalar, ülkenin ekonomik gelişmesinin önündeki büyük engel. Türk firmaları Avrupa''da, Orta Asya''da birçok önemli projeyi gerçekleştirirken, Türkiye''ye en yakın Azerbaycan''da kayda değer adımların atılamaması bir hayli düşündürücü. Oysa, Sovyetler Birliği''nin dağılmasıyla birlikte, Türk müteşebbisler önce Azerbaycan''a koştu. Ancak, geçen onca zamana rağmen, alınan mesafe tatmin edici değil. Aslında bu konular hemen her Azerbaycan Türk''ünün ortak ıstırabını oluşturuyor. Ülkede kiminle konuşsak benzer şeyleri işitiyoruz. Halk bezgin, yılgın ve karamsar... Muhalefetin bölünmüşlüğü bu karamsarlığı daha da artırıyor.