Suudi Arabistan dostumuzun Cidde liman şehrinde oturan Ayşe Reşad, hanımefendi, bir ay önce benim yazımda geçen ve umumiyetle de çok tekrarlanan bir hatayı dile getiriyor. Bilgi ve lisân hizmeti olarak sevinçle yayımlıyorum. Adresini bildirsin, kendisine Türk Edebiyatı dergimizi göndereceğiz. Efendim, 7 Haziran 2000 tarihli köşenizde "Hz. Muhammed dahî Hz. Ali''yi ''Ebu Turab'' yâni ''Toprağın Babası'' diye künyelendiriyor" diyorsunuz. Maalesef bu yanlış... Bu yaygın hatâ, Türkiye''deki -Arapça bilenler dâhil- herkes tarafından kullanılıyor. Efendim, cins isimlerin başına gelen ''Ebu'' sözcüğü ''-lı, -li'' anlamlarını verir; meselâ: Ebu Turab=Topraklı demektir. (Hz. Ali''nin çok secde etmesinden kinâye) bu Fas=Baltalı, Ebu Şeneb=Bıyıklı, Ebu Hureyre= Kedili Terkipleri de meşhur hatâlardandır. Bilirsiniz, bu aziz sahabiye yıllardır ''Kedi Babası'' deyip durduk. "Ebu" özel isimlerin başına gelirse "Babası" anlamını verir. Ebu Ahmet (Ahmed''in babası), Ebu Bekir vs. gibi... Ben, özel oturumlarda çok yerde anlattım, fakat ilk defa bir gazeteye yazıyorum... Bu bilgiyi çoğaltınız ki "Toprağın Babası", "Kedi Babası" gibi mantık dışı yakıştırmalar bir daha yapılmasın. Allah''a emanet olunuz efendim.
Muhtaç olduğumuz ses Yargıtay Başkanı Doç. Dr. Sami Selçuk 1999-2000 Adlî Yılı''nı açış konuşmasında tam bir demokrasi ve hukuk dersi vermişti. Bu üstün düşünceleri, yeni çıkan kitabı, "Özlenen Demokratik Türkiye"de okuduk. Sözlerinin en çarpıcılarından biri şudur: (3''üncü bin yıla Türkiye''nin 82 Anayasası ile giremeyeceğini belirten ) Selçuk, "Türkiye bir Anayasalı Devlettir, ama bir anayasal devlet değildir. Çıplak bir uyarıda bulunmak zorundayım: Türkiye, meşruluk debisi nerede ise sıfıra yaklaşmış bir Anayasa ile yeni yüzyıla giremez." Türkiye''nin düşünce suçluları bakımından dünyada birinci olduğunu kaydederek. "Türkiye yasalarla beyinleri ezilmeye, sesleri kısılmaya çalışanların ülkesi olarak 21. yüzyıla girmemelidir" diye de ilave etti.

