Kırk yıllık dostum rahmetli Avni Akyol''un vefatında ve cenazesinde acıları koyulaştıran "facia" haberleri de yer aldı. Beklenmeyen vefat haberi hiç beklenmeyen kader perdeleriyle açılıp kapandı: Gerede İlçe Başkanı''nın kanserden ölen oğlunun cenaze töreni için oraya gitmişti. Definden sonra ani kalp krizi geçirerek, hastahaneye kaldırıldı. Otuz Eylül''de Ankara''da morgtan alınıp, büyük hizmeti olan M.E. Bakanlığına götürüldü. Sonra, beş dönem milletvekilliği yaptığı TBMM''de dostları acılarla uğurladı. M. Eğitimde ve Meclis''te memurlar, müstahdemler ağlıyordu. Sevilen adamdı. Şimdi, üç beş günlük taze merhum olarak, Milletvekili olduğu Bolu''nun sıla toprağında yatmaktadır. "Kader" dedim ya. Cedidiye Camiinde, müftü Osman Şahin Efendi''nin 10 bin kadar seveniyle kıldırdığı namazdan sonra, aile mezarlığında gömüldü. Genç yaşta kaybettiği oğlu ÜMİT AKYOL''un yanına hasretlerle parçalanan yüreği yanında, yüreği dinlenmiştir inşallah. O törende hem dedeye armağan olarak, Akyol''un genç çehreli fotoğrafını taşıyanlar ise Avni beyin iki torunu: Sevgi ve Çağrı adlı miniklerdi. Avni Akyol dostumun, binlerce can alan Marmara Zelzelesi ile de yine şu facialı münasebetle olduğunu öğrendik. Sayın Akyol, muratsız oğlu Ümit Akyol''un sevabına Ümit Vakfı adıyla bir kız yurdu inşa ettirmişti. Nice analar ağlatan bu yurt binası ise Ağustos depreminde maalesef yıkılarak üç kız öğrencimiz de enkaz altından çıkarılamamıştı. Oğlu Ümit''in acılarına karışan bu üzüntüler de, onu pek çok sarstı.
Son kalp sektesinde bu hassas yüreğin bu üst üste kederlerin etkisi kim bilir ne kadardır? Unutulmaz M.E. Bakanı, değerli ve kibar insan Avni bey, kendisiyle beraber, merhum oğlunun ve o yetim merhume kızların ve daha nicelerinin dert ve üzüntülerini de, eşi Yüksel Akyol hanımefendiye ve bizle sevenlerine devretmiş bulunuyor. Yüksel hanım kardeşimiz iman ve tevekkül üstünlüğü ile teselliler bulacaktır. Avni Akyol da temiz kalbi, iyilikleri ile cennetmekan olacaktır. Sayın Akyol, Batı''da incelettiği yeni modelleri Türk eğitimine uygulamak için çalışan, bunların olur-olmaz''larını deneyen yeniliğe meraklı bir bakanımızdı.
Yaptığı yeniliklerin faydalıları ve tutarsızları elbette olmuştur. Cumhuriyet yıllarında temele hiç inmemiş, aslı zaten unutulmuş ve değiştirme sarasına tutulmuş olan maarifimizin, yaz boz tahtasına döndürülmesinde çoğu bakan gibi onun da hissesi vardır. Yalnız, hızlı yenilikleri inat ve ısrarla yapan bazı çok iddialı bakanlara göre, kararında ısrar etmeyen, sürekli doğru olanı arayan bir güzel insandı. İlmin sesine kulak veriyordu. Özellikle bu yolda tenkide, eleştiriye açık ve hatta memnun görünen bir medeni bakandı. Bilgi arayışının, iyiyi bulmanın ve tenkidlerimize, ilgi ile katlanmanın, geleceklere örnek adamıydı. Böyle devlet adamlarına devamlı hasret kalma korkusu da, onun kaybı üzerine ürpertilerimi arttırmaktadır. Milletimizin, dostlarının, çoluk çocuğunun başı sağolsun.

