Kaydet
a- | +A

İstanbul ve Boğazında güzel ve zevkli Osmanlı mazisinden kalma, "turistik" servetimizden yani cami, sebil, saray, konak, bahçe, çeşme, yalı ve köşklerimizden Allah bu milleti mahrum etmesin. Çünkü dünyanın şarkında ve garbında bir benzerleri yoktur; onlara ayar emsalleri de yoktur.

Onlar beş kıta insanlığının sükûn, ihtişam ve zariflik rüyaları olagelmişlerdir. Ayrıca yurdun "ekonomik refahı" diye hayal ettiğimiz "turizmin" de biricik sermaye kaynağıdır. O eserler bir daha yapılamayacağı gibi; son yüz yılımızda, o kıratta, mimarî eserleri başaracak inşa ve süsleme zevkine de erememişizdir. Sayın R. Tayyip Erdoğan, bu köşklerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi''ne geçmiş olan işletmelerini halkımız adına teslim aldığından beri... Meşhurları: Hidiv Kasrı, Çamlıca Köşkleri, Çadır Köşkü, Malta Köşkü, Pembe Köşk, Sarı Köşk, Paşalimanı, Fethipaşa Korusu vs. diye aranan bu ölümsüz şaheserler vatandaşlarımızın hizmetine verildi. Ne yazık ki "Cumhuriyet ve demokrasi kavramlarıyla sanki alay edercesine 80 yıldır bu saray yavruları birtakım zevk u safa düşkünü, zengin, nüfuzlu ve imtiyazlı kulüplerle şahısların safâhathâneleri yapılmıştı. Birtakım belli zümreler, cibillî düşmanlık hedefi yaptıkları kutlu Sultan Abdülhamîd''i ve feragatli devlet mensuplarını sanki özellikle şahsî hırs ve menfaatleri için yıktılar, ihtişamlı Osmanlı''nın yüce zevk ve servetlerine konup süfli bir soygun düzeni kurdular. Bize de köleler gibi bakarak, tâbir caizse "yaşadılar." İşte Sayın Erdoğan ve onunla beraber çalışıp halka hizmet yolunda onu devam ettiren kibar başkanımız Ali Müfit Gürtuna, bu köşk ve saraylara Türk halkının yani bizim de girmemizi sağladı.

Buralarda yüksek zevkler, temiz düzenli hizmetler, kaliteli leziz yemekler, Türk mutfağının zengin çeşitleri hiç değişmedi. Yalnız hepimiz, çoluk çocuk, eş dost ve misafirlerimizle kendi şehrimizde "kazıksız, hilesiz, vurgunsuz" olarak adam gibi yaşayıp dinlenmenin sevincine ulaştık. İşte, İstanbul B.Ş. Belediyesi''nin çok faydalı hizmet veren "gruplarından" Beyaz Masa"nın koordinatörü sayın Gökhan Gökbayrak ve arkadaşları Sinan Özkan, Aynur Kutlu dostlarımız Vakfımıza Hidiv Köşkü''nde bir kahvaltı sohbeti ile "İstanbul Metrosu" çalışmalarında izahlı bir gezinti ve su arıtma tesislerinde bilgi edinme imkânı vâdedince 22 Nisan Cumartesi günümüzün tamamını bu zevkli ve istifadeli bahar güzelliğine hasrettik. "Vakıf" diye bahsettiğim, Sultanahmet''te otuz yıldır çalışarak edebiyatımızın duygulu, fikirli, sanatlı bir odağı haline getirdiğimiz Türk Edebiyatı Vakfı ve Türk Edebiyatı Dergisi (Tel: 0212 527 50 32 Fax: 0 212 513 77 40)''dir. O gün dâvet, sohbet ve incelemelere katılanlar ise: Prof. Emin Işık, Prof. İskender Pala, Prof. Timur Kocaoğlu, Prof. Şeyma Güngör, şairlerimizden Yavuz Bülent Bakiler, M. Zeki Akdağ, Yusuf Dursun... Hikâyecilerimizden Sevinç Çokum, muhterem Yüceyılmaz, Fatma Karabıyık Barbarosoğlu... Yazarlarımızdan Fırat Kızıltuğ, Ayla Ağabegüm, Canan Ulukök, Mehmet Nuri Yardım, Belkıs İbrahimhakkıoğlu vs''dir.

Ayrıca yazar ve şairlerimizden Hüsrev Hatemi, üstad Bekir Sıtkı Erdoğan, Ümit Meriç, Mehti Ergüzel, İsa Kocakaplan, İlhan Bardakçı, Yahya Akengin, Ayşe Göktürk Tunceroğlu, Metin Eriş, Serhat Kabaklı, Servet Kabaklı, Esat Kabaklı, Suzan Çataloluk Lüleci, Muhsin Karabay vs. bu geziye katılamadıkları için selam ettiler ve özür dilediler. Yıllardır devlet yardımından mahrum bırakıldığı için bir türlü bitirilemeyen bu yüzden de benzinde, araçta, trafik israflarında ve feci kazalarda, milli bütçemizi katrilyonlarca zarara uğratan İstanbul Metrosu yokluğunun acı bilançosunu size ayrıca anlatacağım. Bu konuda bize geniş tarihi, ilmi, tecrübeye dayalı bilgi veren Sayın Celal Nazlı''ya teşekkürlerim sonsuzdur. Su bolluğu ve arıtma mutluluklarına gelince, son iki dönem belediyemizin yüz akı olan bu konularda bizi sevindiren şair ve şiir meraklısı, kimyager Ayla Çelebi''ye teşekkürlerim var. İstanbul Valisi Sayın Erol Çakır''ın da belediyedeki makamında ziyaret ederek "önemli projelerini takdirle izliyoruz... İstanbul''u hep birlikte el ele vererek daha iyi yerlere götüreceğiz" diye övdüğü Ali Müfit Gürtuna''ya gelince biz de onun tasarılarını, hizmetlerini ve dünyanın yıldızı eşsiz ilimize duyduğu aşkı yeterince anlatmaya zaman ve imkân bulamamaktan dolayı üzgünüz. Elimizde bulunan İstanbul Bülteni (yıl 7. sayı 119)''ndeki şu gönül açıcı projelere bir bakın: "Hizmetlerimiz herkese gurur verecek" "Köşkler herkese açık" "Beyoğlu''nu eskisi gibi kültür merkezi yapma çabalarından ötürü Gürtuna''ya, işadamı Vitali Hakko''nun teşekkürü" "Mega park geliyor" "Yeşil hamle sürüyor" "Doğalgazda sıkıntı yok" "Spora Büyükşehir damgası" "İSKİ''nin su müjdesi" "Belediyenin hedefi 1 milyar dolar" Gönlümüz, sevgili İstanbul şairimiz Nedim''in "İstanbul Kasidesi"ndeki ihtişama ulaşmak olacaktır. Bize hizmet eden değerli insanlar, gönlümüze bu ecdât müjdesini fısıldıyor. "İstanbul''un evsâfını mümkün mü beyan hiç. Bâzar-ı hüner, mâden-i ilm ve ulema''dır"