Kaydet
a- | +A

Şair dostum Gültekin Samanoğlu ile rahatça, kırk yıllık dostluğumuz var. Önce şiirleri, muhabbetleri, güzel eserleri ile tanıştık. Devamla Edebiyat Vakfı''nda, sanat meclislerinde lezzetlerle devam eden Mehmet Kaplanlı, Feyzi Halıcı''lı, Tarık Buğra''lı, Mehmet Çınarlı''lı, Necati Karaer''li, İlhan Geçer''li, Tahir Kutsi''li yarenlikler. Birbirimizin kıymetini bildik; kalbler incinmedi. Müzeyyen''li, Meşkûre''li nice yazlarımız oldu. Bayramoğlu''nun da belki en eski müdavimlerindenim. Hepsinin adlarını anamam. Birini unuturum diye korkarım. Gençten, yaşlıdan, sanatkârdan; şair, düşünür, siyasetçi, iş ehli şahıslardan, her ağaç dibinde unutulmaz sohbetlerim, sevinçlerim var. Şu Bayramoğlu Gazeteciler Tatil Köyü''nde çalışan yöneticiler, memurlar, hizmet eden gençler bahçıvanlar, kilerciler, büfeciler, terbiyeleri, nezaketleri vefâları ile birer birer aklımda. Zaman içinde ev bark, çoluk çocuk sahibi oldular. Kiminin torunları bile var. Birbirini seven hünerli, kalabalık bir aile bunlar. Gültekin bey de, yaşlarına göre kardeşleri, ağabeyleri, babaları. Toroslardan gelen: "Yine bahar oldu açıldı güller" türküleri gibi, ben de Bayramoğlu''nu ve orayı sayısız güzellikler kaynağı haline getiren Basın-İlan Kurumu Genel Müdürü Gültekin Samanoğlu''nu öyle taze duygularla yeniden yaşar gibi selamlıyorum. Allah rızası için Gültekin diyorum. Bütün bu şaşırtıcı cazibeler senin şairce heveslerinden mi doğuyor? Doğrusu "Alacakaranlık" ve "Uzun Vuran Gölge" gibi can yakıcı güzellikleri topladığın şiir kitaplarının yanına Bir de Bayramoğlu Gülşeni" adlı bir manzara koymak lazım.

Bu düzenli, çiçekli, Türk mimarisi havalı, bahçeler, tarhlar, güller, nergisler de ahenkli eserinin arasına yakışacak. -E, dedi Gültekin, gerçekten bir sanat eseri oldu ya, her taşında, manzarasında, her adamının ruhunda nice zahmet ve emeklerim olduğunu da ben bilirim. -Analarının peşinde badi badi, öbek öbek vak-vaklar içre konuşan ördeklerden ne haber yahu! Bu yıl göremez olduk. İnsan enikonu arıyor. -Şu yeşillikler üzre karın gerip yatan yeşilbaşlar var ya işte onlar bizim filonun ördekleridir. Çalımı kimseye bırakmazlar, bir havuzdan dalıp ötekinden ters çıkarlar ya kulak asma! Bunlarda iş yok. Ne varsa şurada görünmeyen iki dişi ana ördekte var. -E nerde onlar? -Şimdi uzun zamandan beri kuluçkadalar. İkisi de bir yattılar bu günlerde 15-20 çıkacaklar inşallah. Asıl o zaman seyreyle sen yüzmeyi, neş''eyi, telâşı, gürültüyü... -Âlâ! dedim, dostum. Denizde rengârenk güneşlerinle, beyaz karınlı balıkların, Nisan günlerini andıran salkımların, bahçeleri dolduran güllerin, çamların, manolyalarınla bin yaşayıp varolasın. Hadi bu kadar şiirin arasına, Gülistanlara tac olacak bir şiirini kendi ağzından dinleyip, okuyucularıma göndereyem mi? -Gönlümden geldi. Ben de kendi insanlarımdan birkaçını anlatayım şu KİMLER adlı şiirimde:

Kimi küçük, yukarlarda-Kimi büyük ağaçlarda Kimi yağar salkımsaçak-Kimi eser darmadağın Kimi dilsiz, eli darda-Kimi hasta yorgan döşek Kimisinde neler varda-Ne ölünün, ne de sağın  Kimi eğrilerde sıcak-Kimi doğrularda böcek Kim adamı ki bu çağın:-Talan eder bucak bucak Kiminin kılıcı kında-Ki bacası her ocağın: Ateş onda duman onda-Yalan onda dolan onda

Ha bıkmıştır ha bıkacak Kimi çirkinliğe vurgun-Kimi güzellikte yorgun. Kiminin elinde bıçak-Kiminin dilinde kara

Kimbilir kime çalacak

(Uzun Vuran Gölge Sh. 73)