Kaydet
a- | +A

Adaletten tutunuz, insan haklarına, ticaretin, insaniyetin her kademesine kadar haksızlığa uğrayanların haddi hesabı yoktur.

Sanki güzel Türkiyemiz, kocaman ve eşsiz bir gemi iken batmak tehlikesiyle bir ıssız adaya sürüklenmiş. Batacağı anda Allah''ın lütfu yetişip bir yüce kuvvet, melek kanatlarını gerip onu yine de su üstünde tutmuş. O gemiden, eşyayı, evrakı, telefon ve masaları toplayıp sanki o ıssız adaya taşımışlar. Geminin insanlarını koruyup beslemek için, geçici olarak elden geleni böylece yapıyorlar. Ama, A''dan Z''ye, Sıfır''dan Sonsuz''a kadar, haksızlıkların giderilmesi için daha çok zamana ihtiyacımız var. Allahım bize de, gemimizi inşallah kurtarmaya çalışanlara da sabırlar versin. İnşallah. Birçok alanlarda zarar ziyan ve kötülükleri tamir etmeye güç yetmez, tenkid ve yalvarış da boşa gider. Bu bakımdan, bari acaba, devlet dairesinde, büyük ufak memurluklarda, dün (iki üç yıllık zaman içinde) ve bugün yapılan haksızlıkları tamire güçleri yeter diye yazıyor, çalışıyoruz. Bu babda siyaset yapmamaya çalışıyoruz. Çalışıyoruz ama, geçen iktidar dönemlerinde (ve korkarım bugün de) o kadar çok haksızlık, kötülük, partizanlık, düşmanlık, basitlik, insaniyetsizlik yapılmış ki... Biz, hepsini yazmaya yetişemeyeceğimiz için... Bu misallere bakılsın da, bu haksızlıklara, çareler, hukuki yollar bulunarak son verilsin... Ve inşallah, medeni bir devlet olarak, "dostluk ve düşmanlık anlamındaki "KADROLAŞMA"ya son verilsin, istiyoruz? Bu açık partizanlık örneklerinden birinin, acı mağduriyet hikayesini, Uzman Veteriner, Yusuf Eroğlu Beyden aldım. Devleti karaya oturtmaya yemini olanlar, okusunlar: Kıymetli Ağabeyim Bayrak, ezan, millet kavramlarına bağlı Türk milliyetçisiyim. 1987 tarihinden beri Çanakkale''de Tigem''e bağlı Kumkale Tarım İşletmesi Müdürlüğünde İşletme Müdürü olarak çalıştım. Sağ, sol iktidarlar gelip geçti, hiç kimse karışmadı sonra bir hükümet kurulup Tarım Bakanlığı bir partiye verilince Maocular ağzı ile "Bu adam çiftlikte MHP komandosu yetiştiriyor, MHP propagandası yapıyor" iftirası ile beni sürdürüp, merkeze kızağa aldılar. Ahirette; inanıyorlarsa bu konuda onlardan davacıyım. Ekteki dökümlerde de görüleceği üzere 1996 yılı Kasım ayında görevimden alındım. Yani sırf MHP''liyim diye. Evet ülkücüyüm, Türk milliyetçisiyim,Türk-İsam sentezini savunuyor "Ülkümüz göklerde dalgalanan bir sancak, Allah''ın huzurunda eğiliriz biz ancak" diyorum.

Mahkemeye müracaat edip tekrar döndüm. Tekrar aldılar, tekrar döndüm. Bu iş tam 5 defa yaşandı. Yılmadım mücadeleye devam ettim. Hâlâ ediyorum. Önümü kesmek için çeşitli cezalar verdiler. Şu anda bunların hepsine idare mahkemesinde dava açmış durumdayım. Siz hukukçusunuz, lütfen gönderdiğim dosyayı inceleyiniz. Son olarak Temmuz 1998 tarihinde milletvekili seçilip önce DYP''ye sonra ANAP''a geçip, sonra tekrar ayrılan Hikmet Aydın "sosyal demokrat, ilerici bir kişinin Başbakan''a istifa baskısı sebebiyle alındım. Şu anda Ankara''da Tigem''de müşavirim. Evim, çocuklarım Çanakkale''de. Maddi manevi zarara uğradım, yıkılmadım. Çünkü "doğruyum, inançlıyım, hayrihi ve şerrihi min Allahü teala" diyorum. Mehmet Akif üstadın dediği gibi "Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum, kesilir belki fakat eğmeye gelmez boynum" demeye de devam edeceğim. Ben bu davaya Elazığ''da 1973 yılında gönül verdim, hiçbir menfaat beklemedim, MHP iktidara gelecek de ben bir yerlere geleceğim diye umut beslemedim. Sırf Allah rızası için yaptım. Kurşunlara, dinamitlere karşı durdum. Sırf milliyetçi olduğum için beni 3 yıldır süründürüyorlar. Soruyorum? Neden bu memleketin gerçek sevenleri ve sahipleri hep horlanıyorlar. Hatta hükümet pazarlıklarında "MHP kadrolaşmasın" diye bağırıyorlar. Peki bizim mağduriyetimizi kim giderecek? Ben ülkücü olarak mağduriyetimin giderilmesini istiyorum. İbret-i âlem için haksızlıklara uğrayan mazlumların da sahipleri olduğunu ispat için istiyorum. Bana bu konuda yardımcı olunuz. Uzman Veteriner Hekim

Çanakkale