Kaydet
a- | +A

Biz belki pek çok kusur işleyenleriz. Lâkin Allah''a tevekkül edenleriz. Her mükâfat ve cezanın ancak O''ndan ve yalnız O''ndan geldiğini bilenleriz. Bu dünyada yalnız Allah''tan korkanlar, iki cihanda yalnız O''nu sevenleriz. Materyalistlerden farkımız, renksizlere, inançsızlara, bozgunculara üstünlüğümüz işte O Büyük Varlık''a imanımızdandır. Tehlike, sıkıntı, felâket... Olsa olsa ve hikmeti icâbı Allah''tan gelir deriz, korkmayız. Fâni dünyada, üç beş parça mal, mülk için, hattâ O''nun bir emaneti olan ömrün, lüzumsuz, zahmetli, aşağılık tarzda uzaması için toprağa yüz sürmeyiz. Elimiz, alnımız yücelere açıktır, emri ilahiyi bekleriz. Yavuz Sultan Selim, "Şîrpençe" denilen hastalıktan mustaripti. Onu basit bir çıban sanarak oğdurmuş ve azdırmıştı. Savaş meydanında otağ-ı humâyun içre son gecesi idi. Tabibi Hasan Can, yaraya son bir defa baktı. Hastanın süzgün yüzünü son bir kez, üzüntüyle seyretti ve dedi: -Padişahım Allah''la beraber olmak zamanıdır. Koca cihangir, dünyadaki son öfkesini, sevgili hekimine yönelmiş acı bir sitem halinde parlattı: -Ya sen bizi şimdiye kadar kiminle birlikte sanırdın? Yavuz ve öncekiler, Bayezıtlar, Fatihler, Muratlar, Osman ve Orhan Gaziler, Ertuğrullar da öyle idiler. Yani, her zaman Allah''la birlikte... Her dem Allah ile birlikte olmanın cesaret ve dehasını, eşsiz başarılar halinde gerçekleştirdiler. Bize vatanlar kurdular, bize kıt''alar aldılar. İmparatorluklar bahşettiler. Diller, sanatlar, medeniyetler bağışladılar. Türk Milleti, bu bilmem kaç bininci mübârek Ramazan''da mavi semalar, kızarmış ufuklar, bu gül bahçesi vatan içinde Allah''la birlikte olmanın şuur ve gururuna her yılkinden biraz daha fazla ihtiyacımız var. Medeniyete, kalkınmaya, refaha, güler yüze, ahlâka, fazilete doğru manevi koşu içinde olmalıyız. Allah''ı reddeden nice deneyişler yapıldı! Çok Firavunlar, çok Hahamlar, Stalinler, Miloşeviçler geldi geçti. Hepsi leş oldular, çürüdüler. Onların peşine düşenler, imânı, vicdanı kör mahlûklara döndüler. Yalnız Allah''ın, O''nun kitabının ve peygamberinin ardında olanlar, mahcup ve pişman olmadılar. Yalnız onlar gülünç, bayağı ve süfli olmadılar.

Biz O''nunla geldik, O''nunla gideriz. Hep O''na gideriz. Günahımız, eksiğimiz fazla ise baş eğeriz, bağır basarız. Diz çöker, alınları secdeye koyar velhasıl Kurtarıcının evine sığınırız. Allah''a sığınmak, O''nun izinden gitmek nedir? Bu mazlûm milletin zelzeleden, çetelerden, zorbalardan kurtuluşu, refahı, işsizliğin bitmesi, açlığın giderilmesi için; ahlâksızlığın, fuhşun ve nice rezaletlerin önlenmesi için; bu halka, bu toprağa kasdı olan iç ve dış düşmanların yıkılması için, elinden geleni yapmak, maddi manevî her gayreti göstermek demektir. Yepyeni sağlık, dostluk refah ümitleriyle mübarek Ramazana niyet edelim. Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler.