Kaydet
a- | +A

Dünkü yazıda Orhan Sait beyin, Kosova Türklerini bekleyen göç, saldırı ve yıkımlara dikkat çeken ve devletimizden, ordumuzdan uyanıklık bekleyen mektubunu yayınlamıştım. Temel çarenin yalnız Prizren''de değil, Türklerin bulunduğu her yerde Mehmetçik gölgesi bulundurmamız olduğunu belirten bu mektupta eski ihmallerimiz ve diplomatik zaaflarımız da dile getirilmektedir.

"Temas Grubu" tarafından hazırlanan anlaşma metninin büyük bölümü Türkler için kabul edilebilir niteliktedir. Ancak, maalesef, bu anlaşma Türklere Kosova''nın geleceği açısından yasama ve yönetim organlarında mutlak temsil hakkı sağlamıyor. Türkiye, bu haksızlığın ortadan kaldırılması için gerekeni yapmalıdır.

Türkiye''nin Belgrad Büyükelçiliği, zamanında belli siyasi güçleri gözardı etmeseydi, bunlarla işbirliği içerisinde olsaydı, daha anlaşmanın hazırlandığı dönemde Türkler için daha iyi ve müsbet neticeler alınabilirdi.

Şimdi de Kosova''daki durumu yakından takip etmek için Türkiye''nin de bir an önce, ABD''nin gelecekte konsolosluğa dönüşecek olan Priştine Enformasyon Merkezi örneğinde bir temsilcilik açması derhal gerçekleşmelidir.

Kızılay''ın, Kosova''da şube açması da aynı derecede önemlidir. Hiçbir Türk''ün gıda yokluğundan Kosova''dan göç etmesi durumuna ilgisiz kalınarak izin verilmemelidir. Şu anda Vıçtırın ve Mitroviça şehirlerinde gıda sıkıntısı maalesef had safhadadır.

Türklerin yakılan ve yağma edilen evleri de tesbit edilerek bunların onarımı için yardım eli, çabucak uzatılmalıdır.

Önümüzdeki eğitim yılının normal şekilde başlayabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı, bir heyet oluşturmalı ve Kosova''daki Türk okullarını ziyaret edip Türkçe eğitimin kesintiye uğramaması için durum yerinde tesbit edilmeli ve elden gelen tedbir alınmalıdır. Şunu da belirtmek gerekir ki, Temas Grubu, hazırladığı anlaşma metni ile kültür ve eğitim alanında geniş imkanlar sağlamaktadır. Azınlıklar, milli kültür derslerinde, ders müfredatını ve kitaplarını kendileri hazırlayabileceklerdir. MEB bu konuda öğretmenlere yardımcı olmalı. Çünkü Kosova''daki Türkler arasında yeteri kadar öğretmen ve uzman bulunmamaktadır. Hizmete hazır öğretmenlere, maddi yardım şarttır.

Kosova''daki Türklerin varlıklarını güçlendirerek devam ettirebilmeleri için zaten, umumi olarak geniş ölçüde ekonomik yönden desteklenmeleri gerekir. Bunun için Türk işadamlarının bölgeye yatırım yapmaları Kosova''daki ticaret erbabına da, Türkiye ile ticaret yapma imkanı vermeleri sağlanmalıdır.

Balkan ülkelerinde yaşayan Türklerin en asıl meselesi birlik bütünlük içinde olabilmeleridir. Türk devleti, Kosova''daki eski yurtlarımızdaki Türklerin birlik içerisinde olmaları için bütün gücünü kullanmalıdır. Kosova Türkleri milli topluluklar arasında zaten sayıca az oldukları halde dört siyasi gruba bölünmüşlerdir. Türk dışişleri bu işleri dışardan seyretmemelidir. Bölge ülkelerine tayin edilen diplomatlar, Türklere yakınlık kurabilecek cesaret, basiret ve karakterde seçkin kişilerden seçilmelidir.

Balkan ülkelerinde yaşayan Türklerin bir güç oluşturabilmeleri için aralarında işbirliği sahaları geliştirilmelidir. Kosova, Üsküp''e, Ustrumca, Valondov''a Gümilcine''ye, İskeçe''ye, Kırcaali''ye, Varna Kojstence''ye, İstanbul''dan daha yakın olduğu bilinci geliştirilmeli, kültür, ticaret, eğitim ve iktisadi konularda işbirliğine gidilmelidir.

Balkan ülkelerinin ilmi potansiyeli toplanıp, Türk milleti için stratejik olan merkezleri tespit etmeli, dağınık olarak yaşayan Türkler bu merkezler etrafında etnik Türk bölgeleri oluşturmalıdır. Bunu yapabilmek için, bu stratejik merkezlerde kültür, eğitim ve iktisadi merkezler kurulmalıdır.

Mesela Üsküp''te kurulacak olan YAHYA KEMAL BEYATLI ÜNİVERSİTESİ, hem bölge ülkelerinde yaşayan Türklere yüksek öğrenim yapma fırsatı verecek, hem de Türk göçünün önlenmesine vesile olacaktır. Bilindiği gibi 1990 yılından itibaren Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarından, Türkiye''de yüksek öğrenim imkanı bulan gençlerin büyük çoğunluğu doğup büyüdükleri topraklara dönmek yerine Türkiye''de kalmayı tercih etmişlerdir.

Başta Türkiye olmak üzere bütün Türk dünyasının dikkatini Kosova''ya yöneltmesini istiyoruz. Zira 610 yıldır yaşadığımız bu topraklar bizim vatanımızdır. Türk dünyası içinde vazgeçilmez bir bölgedir burası. Türk devleti sınırları dışındaki Türkleri koruyup savunmak durumunda olduğu gibi, Türkiye dışındaki Türkler de her zeminde Türkiye''nin menfaatlerini savunmayı boyunlarına borç bilecek milli birlik terbiyesi ile hazırlanmalıdır.