Kaydet
a- | +A

"Kosova Türk Demokratik Birliği G. Başkan Yardımcısı Orhan Sait bey 16 Temmuz''da yeni dert, sıkıntı ve tekliflerle dolu bir mektup göndermiş. Vatanseverliğin, mantıkla kaynaştığı bu mektubu bugün ve yarın size sunacağım. Kosova ve Balkanlar''la ilgili dostlarımız için "irtibat" adres ve telefonlarını yazıyorum: (Turan Kültür Vakfı-Uncular Cad. Ekşioğlu Hanı 30-1Üsküdar, İstanbul.

Tel: 0 216 333 22 98 - 310 89 05)

"Kosova, Miloşeviç''in 10 yıllık baskıcı rejiminden sonra yeni bir yapılanma dönemine girmiştir. Bu dönem bilhassa Türkler için hayati öneme haizdir. Bundan sonra pek çok şey Kosova''daki Türklerin örgütlü bir şekilde hareket edebilmelerine bağlı olacaktır. Yüzyıldır Kosova''dan Türkiye''ye süren göç Türklerin sayısını o kadar azaltmıştır ki, bazı şehir ve köylerdeki toplumu, Türk ekseriyetle, örgütlemek adeta imkansızlaşmıştır. Bundan dolayı Kosova''daki Türklerin bütün ümidi Türkiye''ye yönelmiştir. Çünkü Kosova''daki Türklerin varlığı büyük ölçüde Türkiye''nin tavrına bağlıdır. Bugünlerde her saat, her dakika, Kosova Türkleri için büyük önem taşımaktadır. Türkiye''nin yavaş hareket etmesi durumunda Kosova''da sürmekte olan otorite boşluğu kargaşalığından kurtulmak için Türkler çaresiz yine göçü tercih edeceklerdir. Şu anda hem Kosova''da yaşayan hem de değişik ülkelerde mülteci durumunda bulunan soydaşların evlerine dönebilmelerinin birinci çaresi Türk askerinin bir an önce Kosova''nın her yanına girmelerine bağlıdır. Mehmetçiklerimizin sadece Türklerin yaşadığı bir şehirde (Prizren) görev yapması yeterli değildir. Prizren ve ona bağlı Mamuşa köyü Kosova''nın güneybatısında bulunmaktadır. Şu anda bu bölgeyi kapsayan şehir ve köyleri Sırp askeri ve polisiyle birlikte sivil Sırplar da terk etmişlerdir. Bu yerlerde çatışma ihtimali azdır. Ancak Kosova''nın güneydoğusunda bulunan şehir ve köylerde etnik çatışma çıkması çok muhtemeldir. Nitekim kurtarılması mümkün olanı kurtarmak için öteden beri (Sırp ilim çevrelerinin de desteklediği) Kosova''nın bölünmesi görüşü Sırplar için hâlâ gündemdedir. Rusya''nın Kosova''da sorumluluğu altında olacak bir bölge istemesi bu planın bir parçasıdır. Sırp ırkçı partisi lideri (yakın zamana kadar Miloşeviç''in koalisyon ortağı) Voyislav Şeşelin, Kosova''daki Sırplara: "Güneybatı''dan Kuzeydoğuya doğru çekilmeleri ve bu toprakları savunmaları gerektiği" yönünde çağrıda bulunması Kosova''yı bölme amaçlarının hâlâ gündemde olduğunun ispatıdır. Halihazırda Kosova''da devlet otoritesinin yokluğu yüzünden terör eylemlerinin çıkması kaçınılmazdır. Hatta başlamıştır bile. Sırpların Arnavutları tahrik edeceği kesindir. Sırplar, daha önce bütün Kosova için planladıkları işgal eylemini, Kuzeydoğu şehirlerinde uygulamaya koymanın yollarını arayacaklardır. Bu planın gerçekleşmesi durumunda Kosova''nın, dolayısıyla Makedonya''nın, Batı Trakya''nın, Bulgaristan''ın ve Türkiye''nin, Müslüman Boşnakların yaşadığı Sancak bölgesi ve Bosna ile irtibatı kesilecektir. Diğer yandan Kosova''daki Türkler yeni sınırlarla bölünecektir. Böylece en büyük zararı bizimkiler görecektir. Bunun için Türkiye bu senaryoyu bozmak üzere diplomatik tedbirler geliştirmelidir. Bu yolda atılacak ilk adım Türk askerinin görev yapacağı bölgelerin sayısının arttırılmasıdır. Türklerin yüzde 40''ı Kosova''nın kuzeydoğu bölgesindeki Priştine, yanova, Vilçıtırın, Mitroviça, Gilan, Doburcan gibi şehir ve köylerde yaşamaktadır. Bu bölgedeki Türklerin güvencesi için Türk askerinin sembolik sayıda da olsa sayılan yerlerde bulunması zaruridir. Bilhassa Kosova''nın başkenti ve siyasi merkezi Priştine''de Türklerin hiçbir baskıya maruz kalmadan serbestçe Kosova''nın yeniden yapılanmasına katılabilmeleri için güvenli bir ortam sağlanmalıdır. Diğer yandan Priştine''nin yakınında Sultan Murad Hüdavendigar''ın Türbesinin bulunması bu şehrin Türkler için manevi değerini bir kat daha arttırmaktadır. Kısacası şu anda yapılması gereken ilk iş Kosova''da demokratik hukuk düzenini sağlamaktır. Bu düzenin kurulmasına Türkiye''nin ve Kosova''daki Türklerin aktif olarak katılmalarıdır. Bunun için güzel Mehmetçik gölgesinin, bütün Kosova şehir ve köylerinde bulunması şarttır. Bir asır sonra, talihin güzelliği yani Rabbimizin lütfuyla ancak yaralarına şahit olduğumuz çileli Kosova üzerinde Orhan Sait beyin, kıymetli önerilerini, yarın yazmaya devam edeceğim."