Kaydet
a- | +A

Yazık! Çok yazık! Ahmet Taner Kışlalı''yı da, Uğur Mumcu gibi, aynı mel''un tarzda yok ettiler. Çetin Emeç, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Abdi İpekçi ve daha niceleri gibi o da "Faili Meçhul"ler mezarlığına gömüldü. Korkarım ki, sayın Cumhurbaşkanı sayın Başbakanca verilen azimli ifadelere rağmen bu değerli fikir adamının cenazesi de kapkara soru işaretleri ile gömülecek. Tahminimin sebebi Susurluk meselesinde kapatılan adalet ümitlerimizdir. Göz göre göre açmazlara bilinmezlere sürüklenip, kök söktürücü sırlarla kapatılmıştır. Susurluk berzahında namus ve haysiyet dairesinde eski ve yeni meçhullerin tümünü arayıp bulmak mümkündü. Fakat yazık ki bahtsız milletimin uzun seneleri yalanlar üzerine kapaklar uydurmak maskeler giydirmek suretiyle heba edilmiştir. Bundan önce öldürülen değerli kişiler üzerine, adaletler, hakikatler doğdurulmamıştır. Milletçe kurtuluş çareleri bulunabilecekken menfur çıkar tezgahlarında hile bezleri dokunmuştur. Yalnız bu kurbanları değil milleti, devleti bile hiçe sayan ihanetler aklımızı ve çevremizi sarmıştır. Bu alçaklıkların malum failleri, milleti, devleti hukuku yanıltmak, kendi rezilliklerinin, çıkarlarının, insanlık dışı korkunç oyunlarının meydana çıkmasını önlemek için gizli nüfuzlara sığınmışlardır. Türkiye''nin kara bahtını, eş dost, ahbap ve menfaat sırtlanlarına yedirmişlerdir. Sonra da adamları, gazeteleri, menfaat hizipleri, mafyaları aracılığı ile: "Bunun sebebi ideolojidir" diyerek meseleyi kapatmışlardır. "İdeolojidir" ne demek? Elbette onlara göre: İrticadır, Atatürk düşmanlığıdır; falan devletin adamları olan gizli hiziptir. Bunları söyleyerek haklı çıkmayı becermişlerdir. Böylece suçlarını millete atarak, daha beter düşmanlıklar türetmişlerdir. Uğur Mumcu için ne düşmanlar bulundu, ne yalanlar söylendi, ne sahte deliller getirildi, bile bile ne insanlar mimlendi; ne günahsız bahtsızlar içeri tıkılıp cezalandırıldı. Muammer Aksoy, Çetin Emeç ve Sabancı sırf bu gizli kuvvetlerin menfaatlerine feda edildiler.

Yazık ki, kasıtlı suçlamaların, türetilen kavgaların, ideoloji diye yutturulan haysiyetsiz bahanelerin hepsi yalandı. Yalan olduğu ispatlanmıştır. Aslında fail hiç de meçhul değildi. Biline biline yeni cinayetler için yaşatılıp besleniyorlardı. Uğur Mumcu''yu katleden alçak çünkü onlara lazımdı. O, kişiler Taner Kışlalı''yı öldürtmek için elde bulunmalı idiler. Kendilerince, yok edilmesi çok işe yarayacak daha başka değerler vardı. Böyle olduğu halde bazı TV''lerin, gazetelerin, kalemlerin merhûm Kışlalı''nın hemen parçalanarak katledildiği andan itibaren: "Falan yobazlar onu öldürdü" diye isim, zümreler belirtmeye başladılar. Katilleri elleriyle koymuş gibi buldular. Yeni nifaklara, kavgalara faşistliklere kin ve düşmanlıklara soyundular. Susurluk''a gömülen gerçek adalet, demokrasi namus ve haysiyet bu adamları yaşatıyordu. Bu ülkeyi batırıncaya kadar uğraşacaklardı. Artık biliniz ve öğreniniz:

Bütün bu seçkin fikir adamları, inandıklarını yazan bu kurbanlar, ülkemizde demokrasinin yok edilmesi ve korkunç soygun ve menfaatlerinin sürüp gitmesi için öldürüldüler. Onları katledenler zulüm ve baskıların adaletsiz düzenin kendilerine sağladığı rantları kullanmak için her alçaklığı yapabilen şebekelerdi. Onlar, milletimizin gerçek bir hürriyete kavuşmasından edecekleri zararı hesaplayarak müthiş korkan şerefsizlerdi. Bu sebeple berbad diktalarının ve faşizmin daha da çoğalmasını, halkın ezilmesini istiyorlardı. Hep zulüm gaddarlık, eziyet peşindeki Kırk Haramiler''dir onlar. Avrupa Birliği''ne girmemizden, dünyada hür insanlar muamelesi görmemizden ödleri kopuyor. Nerede ki milletimizin sefaleti, perişanlığı var; onlar mutludur. Halkın devamlı katliam ve kavga içinde olması onların gıdası, saltanatıdır. Bu yolda konuşan, çalışan şebekelere rastlarsanız, biliniz ki maddi ve manevi düzenimizin bozulmasını beceren katiller onlardır. Abdi İpekçiler''i Kışlalılar''ı ve daha yüzlerce benzerlerini katlederek. Millete güzel gün göstermeyenler onlardır.

NOT: Uzun yıllar Kıbrıs Milli Davamıza fedakarca hizmet eden, yazıları ve şiirleri ile davamıza katkıda bulunan rahmetli şairimiz Behçet Kemal Çağlar 30. ölüm yıldönümünde ''24 Ekim Pazar günü saat 13.00''te) Zincirlikuyu''daki mezarı başında Kıbrıs Türk Kültür Derneği ve Behçet Kemal Çağlar Lisesi öğrencileri tarafından düzenlenecek bir törenle anılacaktır. Herkes davetlidir.