Kaydet
a- | +A

6 Şubat sabaha karşı, şair, öğretmen ve sendikacı Mehmet Âkif İnan Bey''in Hakk''a vasıl olduğunu acılarla öğrendik. Ertesi gün ben de bütün Şanlıurfalılar gibi, kaybettiğim gönül ve dava adamını, mezarlığa uğurlayanlarla bir arada olmak isteğini duydum. Öylesine güveniyor ve seviyordum bu seçkin sanatkârı ve yapıcı sendika öncüsünü. M. Âkif İnan, bir öğretmenler sendikasının başında yapıcı gayretleri ve geniş kültür faaliyetleri ile temayüz etti. Nitekim bu çalışmaları ve sevgileri yüzünden Memur-Sen Genel Başkanlığı''ndaki seçkin yerini aldı. Merhumun faaliyetlerinin pek çoğuna katılmış, konuşmalar yapmış ve sohbetine insanlığına doyamamışımdır. Büyük adaşı Mehmet Âkif Ersoy gibi o da fazileti, ahlâkı, azmi, vatana sahip çıkması ile tanınmış bir seçkinimizdi. Vefatından bir gece önce, Kartal''da aziz dostum belediye başkanı ile yaptığımız anma toplantısında Mehmet Âkif İnan''ın da, ne yazık, ölüm döşeğinde olduğu söylenmişti. Sağlıklar dileyerek dualar etmiştik ama, takdir en büyük yerden idi, ne gelir elden. Ailesine, yakınlarına, Şanlıurfalı hemşehrilerime, öğretmen ve Memur-Sen camiasına başsağlığı diler... M. Âkif İnan''ın gönlünü sevindirecek tarzda, görevinin devam ettirilmesini dilerim.. M. Âkif İnan, aynı zamanda Mavera Dergisi''nden beri tanıdığım İslami çığır açan, öncü bir şairdir. "Hicret, Din ve Uygarlık, Yeni Türk Edebiyatı" gibi eserlerinde onu daima, modern İslâmi edebiyatın öncüleri olan Cahit Zarifoğlu (merhum) Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören ve Alaeddin Özdenörenlerle birlikte anıldı. 1940 doğumlu M. Âkif İnan için, Türk Edebiyatı (Tarihi) kitabımızın dördüncü cildinde, geniş bilgi ve şiirlerini bulacaksınız. İşte Mavera''nın bir çığır açmaya başladığı günlerde yazdığı, bütün yaratılmışlara aşk ve sevgi ilân eden, bahar sevinçleriyle dolu "Yol" adlı şiiri.

YOL Buhar oldu şüphe kuluçkaları Kanım ki sürekli deli çağında

Bütün akımların ovası kalbim Yerle gök arası gelgitler bende

Ben de bu denize girdim gireli Her mahlûkun sesi arkadaşımdır

Güneştir gölgemin kefili artık Yelkenim mehtabın dizginindedir

Başı sensin sonu sen yollarımın Ruhumun adresi kalbinde saklı

Beni ele veren hicabımdır hep Seni dillendiren güzelliğindir.

Sahip olmadığın neyim kalmıştır O inceliğinin işgalindeyim

Ardından bu yolun can görünür Sevdan kan gibidir damarımızda (Mavera, Ağustos 1982)