Yaman politikacılarımızdan birisi: "Dünyayı öküzün boynuzunda zanneden yobazların devlet idaresine karışmasıyla memleketimizin felâkete sürükleyeceğine inanıyoruz" buyurmuş. Hani hep Avrupalı kesildik ya. Olmaya ki bir Müslüman Türk''ün sözü geçsin... Politikanın üst basamağına çıkmış olanlar "Herşeyi bilmek" zorunda değildirler ama; "Her şeyi rastgele konuşmak" huyundan kendilerini alabilirler. Meselâ çok akıldane birisi "Hâlâ, dünyanın öküzün boynuzu üzerinde döndüğüne inananlar var" hikmetini yumurtlamış. "Dünyanın öküzün boynuzunda olması" keyfiyeti, bir inanç konusu değil, edebiyatta Mecaz (alegori) adı verilen bir sanattır. Buna "Gerçek" anlamı veren din veya fikir adamı "Yobaz" ne dün ne de bugün var olmuştur. Ama öyle öküzlere uyanların benzerleri, geçmiş ve gelecekte ve aramızda her zaman olmuştur, olacaktır. Ömer Hayyam bin yıl önce bile bu fanteziyi İslâmî bir inanç sayanlarla ağır alay etmiştir: Bu gibileri maskara eden, gençliğimde Türkçe''ye ben çevirmiştim. İşte o müthiş rubaî: Hayyam Rubaî''sini Türkçeye ben çevirdim işte: "Varmış bir öküz gökte, denirmiş Pervin Bir başka öküz oynuyor altında yerin Aç aklını, gör türlü garipliklerini Şu öküzler arasında kalan eşeklerin."
Diyeceğim; İslâm bilginleri ve filozofları bu Mecaz''a "ciddî" mâna verenlere haşmetli budalalar diye bakmışlardır. Ama demek 21. yüzyılın politikacıları arasında bile İslama saldırmak için öküzden medet umanlar hâlâ mevcutmuş. Yobazlık gerçekten fena şeymiş. Hele "Aydın" diyerek bu zeki milletin bahtına çullanmışsa... * * * Fakat "Dünya öküzün boynuzu üstünde duruyor" hikâyesinin 20. yüzyılın iktisatçı veya ilerici geçinen kafalarında da bir "dogma" olarak aynen yaşamakta olduğuna inanır mısınız? İnanmıyorsanız bazı gazetelerimizi okuyun.

