Kaydet
a- | +A

Bütün dünyada kapitalist Ermeniler, "soykırım" masalını kullanarak büyük vurgunlar elde ediyorlar. Türk düşmanlığı yapmak onlara "mazlum psikolojisi" kullanarak Hıristiyan aleminin insafsız ve belgesiz düşmanlığını ve dolayısiyle sempatilerini sağlıyor. Öyle ki bu kayırma hem dindarlıklarını pekiştiriyor, hem de merhametlerini alevlendiriyor.

Böylece Hıristiyan kütlelerden bitmez tükenmez acınma sermayesi topluyorlar. Şöyle ki her devletteki kapitalist ağalarına Ermenistan''ı korkunç yardımlarla ihya ettiriyorlar, bir yandan da Ermeniler''i 600 yıl bağırlarında yaşatmış olan Türk efendiliğine düşman kurşunlar sıktırıyorlar. Türklüğü yükseltecek her hamlenizi de hile ile engelliyorlar.

Bu illetin yeni ve utanmaz bir görünüşüne Amerika''da bulunan arkadaşımız ve yazarımız Altemur Kılıç Bey şahit olmuş ve 15 Mayıs 2000 tarihli gazetemizde çıkan "Gene Ermeni Soykırımı Efsanesi" adlı yazısında bu maskaralığı teşhir etmiştir. Bu yüzsüzlük ve vurgunculukla her türlü mücadeleyi göze alan Sayın Kılıç, hadisenin yeni çirkin görünüşünü New York Times Gazetesi''nde okumuştur. O gazetenin Türkiye temsilcisi olduğundan beri kasıtlı ve karışık oyunları ile dikkati çeken Stephen Kinzer, yine bir takım karışık kişilerle birlikte, kimbilir hangi casuslukları işlemek için yanında bir takım şüpheli kişilerle güzel Elazığ''ımıza gelmiştir. Orada adını verdiği birtakım kişilerle görüşmüş. Güya Elazığ''da Ermeni soykırımına şahit olan kişilerle görüşüp bizzat öz vatandaşlarımız arasında fitne çıkarmak kasdındaymış. Stephen Kinzer burada hazırladığı sahte soykırım anketini New York Times Gazetesi''nde yayınlamış. Elazığ''da mevcut olmayan bu kişilerle yaptığı anket şüphesiz ki hayalidir. Yahut Türklük kiniyle yetiştirilmiş bir takım genç adamlardır. Kılıç, onların isimlerini de veriyor. Ben ise bazı heyecanlı kimselerin husumetine uğrayacakları korkusu ile bu isimleri yazmıyorum. Elazığ öyle yumuşak huylu insan sever hemşehrilerle dolu bir şehirdir ki, 1915''te taşnakçı haydutların 100''lerce zulüm ve tecavüzüne maruz kaldıkları halde yine de hiçbir Ermeninin kılına dokunmamışlardır. Hatta bugün dahi Ermeni vatandaşlarımız en normal şartlarda Elazığ''da yaşamaktadırlar.

Hele benim çocukluğumda esnaf, zenaatkâr ve imalatçı olarak binlerce Ermeni''nin yaşadığını çocuklarının bizimle okuduklarını ve aramızda komşuluklar yakınlıklar bulunduğunu bugün gibi hatırlıyorum.

Biri vardı adı "Marisa" olduğu halde "Fatma abla" diye tanır ve severdik. Hastalığımızda en evvel onun yetiştiğini biz çocukları okşayıp sevdiğini çok iyi hatırlıyorum. Çalıştığım fırında pişirici ustanın adı "Boğos Ağa" idi. Velhasıl şüpheli bir casus olduğu anlaşılan ve Amerikalılar''ı aldatıp bize karşı kışkırtmaya çalışan bu Times muhabiri Kınzer''in Ermeni kapitalistlerden çok para koparan bir uşak olduğu tahmin edilebilir. Türklüğü uğrunda yapmayacağı hiçbir fedakarlık bulunmayan, fakat aynı zamanda insanlık dostu olarak Ermeniler''e de dostluk gösteren vatansever Elazığlılar Altemur Bey''in bu yazıda ortaya koyduğu düşmanlıktan büsbütün nefret duymuşlardır. Bu sebeple Turan, Gün Işığı, Yeni Çağ, Nur Hak gibi gazetelerde 18 Mayıs günü New York Times''a gücenen ağır yazılar çıkmıştır. Fırat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Günerkan Aydoğmuş dostum ise, "Elazığ''da Bir Amerikalı" adlı değerli yazısında şimdi halkımızın nefretlerini ortaya koymuştur. "Türk Düşmanlığı"nı hâlâ içinden atamayan küçük ruhlara iftiracı gazetecilere zariflik efendilikle ağır bir hitaptır bu. Bütün dünya milletlerine ve Hıristiyanlarına söylüyorum: Kökü 1918''e çıkan ve Ermeniler''i "teba-yı sadıka" olarak başı üstünde yaşatan Osmanlılar''a ve Türkler''e karşı bu tutum çok çirkin ve ayıptır. Bu sadece Anadolumuzu ve dünya barışını bozmak peşinde koşan iç ve dış düşmanlarımızın bir cürmüdür. Bir asır önceki böyle müessif bir olayı temcit pilavı gibi dünyanın önüne sürenler ise, içinde bulunduğumuz medeniyet asrına asla lâyık değildirler. Ve bunun sonunda dökülecek kanlardan ancak çağdaş geçinen bu fesatçılar sorumlu ve mağdur olacaklardır.