Kaydet
a- | +A

Bu yazıya "Kosova''da Kutlu Namaz" başlığını atmak istemiştim. Çünkü 18 Haziran Cuma günü bir sevinç seli halinde Kosova''ya akan Müslümanlar, belki çeyrek asırdan beri hasret oldukları bir kutlu günde idiler. Hele son üç ayda Sırpların cinayet, vahşet, insaniyetsizlik ve zulüm sergiledikleri Kosova diyarı sanki Zemzem''le yıkanmıştı. O diyarda yaşayıp yaşamadıkları, ne yeyip ne içdikleri bilinmez insanların; Türkiye''ye, Makedonya''ya, Arnavutluk''a ve diğer insan yüreği taşıyan ülkelere sığınanların yüzlerini, sanki Kabe çevrelerindeki kutluluklar nurlandırmıştı.

Ben bu yazıda Sırp-Ortodoks vahşetinden yeni kurtulanların bayram manzarasından duyduğum sevinci dile getiriyorum. İnsanlığın artık eski bağnazlık canavarlığını terkettiğine inanmak istiyorum. Bu sebeple insanlığa minnetler, teşekkürler, övgüler döşenmek geliyor içimden.

Çünkü Kosova''yı, Türk ve Arnavutlara karşı iğrenç canavarlar diyarına çevirenlere karşı, bu zafer dini ve etnik taassuplardan sıyrılmış insanlığın askeri olan NATO''nun eseridir. Önce (az çok) Bosna''da, şimdi de (her yanı yakılmış) Kosova''da, milyonlarca insanı, "Bunlar Müslümandır, Arnavuttur... vs." demeden insani adalet ölçüleriyle kanlı dişlerden kurtaranların çoğu Hıristiyan milletlerin çocuklarıdır.

Tarihte, maalesef benzerini görmediğimiz, ne yazık ki her zaman bir haçlı ittifakı halinde olan Batı''nın suçluluk ve sabıkalarına karşı dünya ilk defa Hz. İsa ümmetinin bir insanî yükselişine şahit oluyor.

Demek ki, Kur''an-ı Kerim''de, en büyük peygamberlerden olarak övülen Meryem oğlu Hz. İsa''nın insanî kalbi ve yüce merhameti, Hıristiyanların en medeni kesimince şu 21''inci yüzyıl eşiğinde idrak edilmiştir.

Hıristiyan Avrupa, son yirminci asrı dahi yine faşistlik ve komünistlikler, daha sonra bir türlü bitmeyen savaşlar içinde geçirmiştir. NATO''nun, yaralı insanlığa bir ölçüde adalet dağıtışında, Amerika''nın insancıl hizmetleri inkâr edilemez. Amerika ise düpedüz, dünya barış timsali olan Osmanlı Türklüğünü kendisine rehber edinmiştir.

Dünya hâlâ vahşetten kurtulamadı. Savaşçı, zalim canavarlık yatağı olan Sırp, Yunanlı, Çinli ve Rusları yöneten barbar rejimler ne yazık ki hâlâ ayaktadırlar. Ciğer söken düşmanlıklar, koyu ırkçılık ve ümmet bağnazlığı dünyanın büyük kısmında hâlâ hükümrandır.

Ama Allah''ın kereminden umudumuz, 21. yüzyılda onların da Hz. Muhammed-Hz. İsa merhametine, barışçı insaniyete zulümsüz, harpsiz insaniyete kavuşacaklarıdır. İnşallah savaşsız bir asırda insanlık, geçmişindeki vahşetlerden bol bol tiksinme yılları yaşayacaktır.