Soru: Yakından tanıdığınız Elçibey''in insanî üstünlüğü hakkında neler düşünüyorsunuz?
Cevap: Birinci değeri bence insan-ı kamil oluşudur. Nâzik, kibar, efendi ve samimi bir Türk oğlu idi. Dost olarak da ona bütün varlığınızla güvenebilirdiniz. Yapıcı yönetici şahsiyetine de ben gönülden hayranım.
Soru: Azerbaycan''a çok mühim ufuklar açtığını seziyorum. Bu konuyu biraz açıklar mısınız?
Cevap: Azerbaycan halkı Elçibey sayesinde istiklâl ve hürriyete kavuşup o aşkı tatmıştır. Onun himmetiyle Azeri kardeşlerimiz kendi yurtlarında bağımsızlık ve efendi olmak şansını kazanmış, Sovyetler''den kurtararak bu yurdu bağımsızlığına kavuşturan odur.
Soru: Bu millî kurtuluş savaşını vermek mücadelesi içinde Elçibey''i en fazla sıkan şeyler nelerdi?
Cevap: Türk dünyasına inanmış bir insan olarak asıl derdi Azerbaycan''ı demokrasi ve milli hayat düzenine kavuşturmak, Karabağ''ı hakkı olan istiklal ve refaha kavuşturmaktı. O daima Türk dünyasının birliğini Azerbaycan''ı da düşünerek arzuluyordu. Azeri petrolleri onca da Türkiye için de milli servetti. Bu petrolün % 35 Türk, % 35 Azeri, % 30 Batı ülkelerine faydalar sağlayacağını düşünüyordu. Bugün ise % 6''sına bile can atıyoruz.
Soru: Türk Milli Eğitimi''ne Türk diline bakışı üzüntü veriyor bir tebliğ ile anaokullarına bile İngilizce dersi konulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Elçibey buna ne derdi?
Cevap: Bu hal Rusya Federasyonu''nda anaokulundan itibaren Rusça öğretilmesine benziyor. Ana dilin milli bir vasıta olduğunu unutan eğitim sistemi manasız ve korkunç şeyler yapıyor. Bu tür eğitim pedagoji kanunlarına da aykırıdır. Pedagojinin birinci maddesi: "Bir gence bilgi ve eğitim en kolay, en doğru ve en hızlı şekilde ancak, ana dili ile verilebilir." İkinci madde: Ana dili çağına göre gelişmemiş bir millet asla ilerleyemez. Köle topluluk olarak kalır.

