Kaydet
a- | +A

Dün, Türk Edebiyatı Cemiyeti ve Türk Edebiyatı Vakfı''nın (Tel: 0212 527 50 32. Fax: 0 212 513 77 49) üç yılda bir yapılması mecburi olan "genel kurul toplantısı"ndaydık. Alışılanın üstünde, seçkin şair, yazar, prof. genel müdür ve (Yunus''un evindeki) inanç dostlarım bu fırsatta, Sultanahmet''teki salonlarımızda buluştular. Sonunda çarşamba sohbetimizin o günkü konferansçısı ünlü meddah Mehmet Beyazıt, emeklerimizi meddah kısa ve nüktelerinin en tatlıları ile şenlendirdi.

Sohbetimiz aynı zamanda edebiyatçı, sanatkâr fikir adamı ve okuyucularımızın bu önemli vakfı daha uzun süre yaşatabilmek için özverilerle göreve davet dilekleriyle uzadı.

Türk Edebiyatı Cemiyeti ve daha sonra Türk Edebiyatı Vakfı, merhum Celal Bayar, merhum Alparslan Türkeş, sayın Süleyman Demirel, merhum Tahsin Demiray, Prof. Banguoğlu, Neyzen Halil Can, Üstad Necip Fazıl Kısakürek, hocam Mehmet Kaplan arkadaşlarım Muharrem Ergin, Faruk Timurtaş, Erol Güngör ve aynı değerde büyükler tarafından, heyecanla kurulmuştu. Aşağı yukarı 1970''li yıllardı. Onların himmetleri ile otuz yılını 318. sayısını tamamlayan Türk Edebiyat dergimiz halkın ve dışardaki Türklerle Türkoloji ve yerli-yabancı kültür adamlarının gözbebeği oldu.

Önce Cağaloğlu Yeşilay binasında başlayıp yıllar süren yazılarımız ve konferanslarımız geçen 30 yılın bilmem kaç haftasında ve (çok şükür!) bugün dahi Sultanahmet merkezimizde devam etmektedir.

O yılların milletsever aydınları, komünist, yıkıcı, ideolojiyi devrimci (!) hakaretlere uğratarak yaraladıkları özlü edebiyatımızı yeniden canlandırmak kaygısında idiler. Basitlik ve cahillik suikastına uğratılmış olan şerefli yapıcı milli edebiyatımızı düşürdükleri hakaret çamurlarından kurtarmak derdinde idiler. Kültürümüzü, çoğu aldatılmaş olan gençliğe anlatmak istiyor.

Çünkü öyle zamanlardı ki binbeşyüz yıllık eser ve abideleri bulunan Divan, Tanzimat, Milli ve Çağdaş edebiyat dönemlerimiz bir kalemde inkâr ediliyordu. Söz ve fikir anarşistleri, "solcu ve devrimci olmayanları şair ve yazar saymıyorlardı. Gerici Edebiyat Fakülteleri kapatılmalıdır. Edebiyatımız 1960''lı yıllarında başlar" gibi ideolojik, ihtilâlci ilkel saçmalar, bazı gazeteleri, edebiyat dergilerini ve binlerce genci yetiştiren sosyal fakültelerin duvarlarını kirletiyordu.

Kısacası Tercüman, Son Havadis gazetelerinde Sovyet Emperyalizmi maoculuk ve Batı bozgunculuğu ile sürdürdüğümüz milli savaş, kültür, edebiyat sanat alanlarında da hızla devam ediyordu.

İşte Türk Edebiyatı Vakfı ve Dergimiz milletimiz kültür ve eğitiminin sözcülüğünü yüklenmiş, hayli övülecek işler yapmış sohbetler ilim gayretleri yazar ve şairler kaynağıdır. Devamlı ve seyrek yazan ustaları ile bu dergi 26 yıl sizin huzurunuza çıkmıştır. Mayıs 2000''de 319. sayısını doldurmuş bir dönemin düşünce, edebiyat, sanat varlığını yansıtan bir aynadır.

Kurucu ustalardan tutarak çok tanınmışlara ve en gençlere kadar, yaş ve sohbet sırası gözetmeden, T.E. Dergimizi bu kemale erdiren arkadaşlarımın bir kısmını, minnetlerimle sıralıyorum: Sadık Tural, Emine Işınsu, Birol Emil, Nermin Suner Pekin, Altan Deliorman, Ayhan Songar, Timur Kocaoğlu, İlhan Bardakçı, Hüsrev Hatemi, M. Ruhi Şirin, Reha Oğuz, Tahsin Güler, Metin Eriş, Mehmet Doğan, Mehdi Ergüzel, Gülay Güngül, Zeki Gezer, İsa Kocakaplan, Mustafa Miyasoğlu, Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Tahir Kutsi Makal, Sevinç Çokum, Muhterem Yüceyılmaz, Necdet Ekici, Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Niyazi Yıldırım, Cemil Meriç, Gençosmanoğlu, Yavut Bülent Bakiler, Kul Ozan, Yahya Akengin, Gültekin Samanoğlu, Memduh Cumhur, M. Zeki Akdağ, Dilaver Cebeci, Fevzi Halıcı, Bahattin Karakoç, Mehmet Canarlı, Zeki Ömer, İlhan Geçer, M. Necati Karaer, Serhat Kabaklı, Esat Kabaklı, Servet Kabaklı, Ayla Ağabegüm.

26 ciltlik bu gurur verici eserimiz, kültürün, ekonomiye ve kalkınmaya da öncü olduğuna imân eden vakfımız sizlerden daha çok okuyucu, daha çok abone, daha çok ilan; ilgi ve sevgi beklemektedir.

Bu sözlerim, Kültür Bakanı''na ve kültürle uğraşan sayın bakanlıkların hepsine hitap eder. Kültürümüzün ölüm safhasına düşürüldüğü perişan Türkiyemizde benim gibi tam elli yıl bunları söylemiş ve bundan da hiçbir maddi karşılık beklememiş bir kişi eğer kongreye gelen ve gelmeyen okuyucu, şair, yazar, sanatkâr politikacı ve yönetici aydınlarımıza, eğer bu sitemleri etmek zorunda kalmışsam bunun önemli sebepleri var demektir. Sevgili okuyucularım da lütfen kültür sanat ve edebiyatımızın çığlığını duysun hem de iyi anlasınlar.