Yılbaşında müthiş zelzelelerden sonra kış soğuğunun yağmur, lodos ve açlıkla yoksulluğun birlikte yıktığı halkımızın çilesi büyük. Türkiyemizde, insanlık dışı manzaralar devam ediyor. Ahlâksız şirret giyimleri; pavyonları, lüks otel ve gazinoları ile israfa ve sefahâta boğan rezilliklerin hepsi bin kat daha çoğalmış. İsterseniz en yeni haberden başlayalım:
3 Ocak 2000 tarihli Milliyet''in 9. sayfası ABD''nin lüks cenneti Miami''de on bin (10.000) Türk''ün ev aldığını müjdeliyor. Üstün vurguncularımızın 21. yüzyılda nasıl yükseldiklerini iyi inceleyen Güngör Uras yazıyor: "Haftada üç gün Miami''ye sefer yapmaya başlıyan T. Hava Yolları''nın pazar araştırmalarına göre bu bölgede 10 bin Türk ev sahibi oldu. Türkler Miami''yi ucuz ve sıcak buluyor.
Biz, asıl rezillik furyalarını, yılbaşında kanlarımızı içerek eğlenen rant vurguncularından, özellikle Dış-Seyahat örnekleriyle verelim: Banka kurtarma numaraları ile, Müslümanlığın, insanlığın devlet ve millet olmanın dışına fırlayan, şu akla sığmaz rant vurgunlarının vicdansız savurganlığına, haramzâde israfçılığına ne buyurursunuz?
Ülkemizi yeyip bitiren, halkımızı ekmeksiz aşsız bırakan, üstelik bazı bürokratlarla birlikte, ülke gelirinin üçte ikisini cebine atan kibar açıkgöz ama hırsız, mafya takımının, bu yılbaşında yeme, sömürme merakları daha boşka değişti ve gelişti. Denetimsizlik, rüşvet ve repolarla ortak bürokrasi yüzünden onbinlerce bay ve bayan Avrupa ve Amerikalı hemcinslerine parmak ısırtıyorlar. Düşünün ki onları fuhuş, kumar ve çılgın eğlence şehirlerine taşıyan yüzlerce uçak kalkmış Türkiye''den.
Bunların götürdüğü ve kaçırdığı dövizleri, burda harcattıklarını, orada tüketip yedirdiklerini bir hesap edin. Bu adamlar elbette 10-15 banka batırıp, Merkez Bankası''na ödetecekler. Milyonlarca vergiyi kaçırıp altmış milyon vatandaşın nafakasına cüretle kıyacaklar. İşçilerini sokağa atıp rant paralarını bütçemizin boğazını sıkıp alacaklar. Dünya âlemde zavallı Türk''ün adını elbette esrar kaçakçısına, sahtekâra, çeteciye çıkaracaklar.
Bir düşünün, Amerika, Japonya, Kuveyt dahil, acaba dünyanın hangi yerinde, hırsızlar, lider yakınları, vurguncular, vergi kaçıranlar, banka batıranlar, rant diye devletin, milletin iliğini içenler vs... Kanunlardan, bürokrasiden bu kadar tatlı, müşfik muamele görür? Her gün soydukları millete hangi ip cambazı böyle gol atabilir?
Bu sefih zümre tarafından, bir yılbaşında, bir bayram gününde bu kadar çok milyon dolar çıkmasına, hangi namuslu yönetim izin verebilir? Bu kadar vurguncunun, içerde dışarıda harcayacağı dövize, Amerika, Japonya, Almanya''dan hangisi nasıl katlanabilir?
Birşey teklif ediyorum, ey sevgili TBMM... Ey yetkililer, yaman devlet adamları, ey Türk büyükleri mutlaka yapınız.
İkide bir kazanandan, kazanmayandan, geçinenden geçinemeyenden "vergi" adıyla yeni haraçlar alacağınıza... Telefon, elektrik, gaz, yakıt fiatlarını, peyniri, eti, ekmeği, otobüs, tren, uçak, köprü paralarını katlanılmaz, zamlarla kudurtacağınıza...
Rantları, kaçakçılıkları, vergi, yeraltı, çete vurgunları beyaz zehir ticaretleri ile, birkaç ayda bankalar kurup batıran, Miami''de yalılar, Münih''te gökdelenler diken hattâ binbir cinayetleri ile... Artık tahammülümüzü aşan şu bir milyon adamın hesabını görün artık. Yoksa onlar Türk soyunu bitirmek üzeredirler. Onlar bizi fiilen soyarken meselâ yılbaşlarında, tatillerde, noellerde, bayramlarda yakalayın onları. Götürdükleri harcadıkları dövizin vergisini alın.
Sanırım Menni Israfat (savurganlığı önlemek) kanunları hâlâ yürürlüktedir. İşte gidin onları bulun, sadece israfları için, lütfen, bu millete ettiğiniz yeter biraz sorumluluk şerefi edinin... Sırf onların israflarından, yüzde bilmem kaç kuruşu vergi olarak alın... Alın yoksa, onlarla aynı bozuk paranın ayar mihengi olacaksınız.

