Nisan başlarında, bütün Türklüğün Korkut Ata''sını anmak üzere Azerbaycan''ın Bakü''süne giderken, uçakta ve şehir gezilerimizde gönüllerimizi yeşerten şey şiirler oldu: Yavuz Bülent Bakiler''den ve Muğcan Cumabayoğlu''ndan şiirler... Korkut Ata''da şiir, Hazar''ın kıyılarında, Şehitler Bağ''ında, tâ 1920''lerde, Türk Müslüman Azerî kardeşleri kurtarmaya gelip de Ruslar''ın tuzağına düşerek şehid olan Çorumlu, Bağdatlı, Budinli, Vanlı, Maraşlı askerlerimiz için destanlı şiir.. Bakü''nün Müslüman alnında o meçhul yiğitler için uhrevî bir şehitlik inşa ettiren, değerli Büyükelçimiz Ecvet Bey''e, sevgili gençliğimiz adına bir alkışlı şiir:
Turan -Sadık Kemal Tural kardeşime-
Ben, Altay dağlarından koparak geldim Yüreğimde Türkistan''dan binbir nakış var. Çok şükür aslım da neslim de belli. Türküm Müslümanım o dağlar kadar.
Dokuz tuğ taşıdım ben, dokuz davula vurdum. Dokuz evliya gücüyle yürüdüm geldim. Büyüdü benimle mübarek yurdum. Ebed-müddet bu devleti ben kurdum.
Ben Türkmen''im, Özbek''im, Kazak''ım,
Kırgız''ım ben. Azerbaycan Türkleriyle aynı kandanım. Kıpçakları, Uygurları aşkla duyanlardanım Ben ki Tatarlardan, Gagavuzlardan Çuvaşlardan, Başkurtlardan, Oğuzlardanım.
Kalem de tuttum çok şükür, kılıç da, gül de. Güvercin bakışlı sıcak türküler de söyledim. Anlayan anladı kim olduğumu. Aman dileyeni sevdim, öfkemi yendim. Övdü büyük peygamber İstanbul Başbuğumu Kur''ân''la da müjdelendim.
Ve Yusuf Hashacib, Mahdum Kulu, Fuzuli Hepsi de peygamber soyunca asil Sonra Kaşgarlı Mahmut; gönlüme düşen cemre Ali Şir Nevai, Gaspıralı İsmail Şiiri, bir bakraç süt gibi Yunus Emre.
Hunlardan, Göktürklerden alıp getirdim İpek ipliğimi, altın tığımı Mintanıma minyatürler işledim durdum Selçuklu çinisine gönül mührümü vurdum. Osmanlı ebrusuyla süsledim yastığımı Mustafa Kemallerle yenibaştan doğruldum. Kim demiş 75 yaşıma bastığımı. Yavuz Bülent Bakiler
Türkistan Türkistan, iki dünyanın eşiğidir; Türkistan, er Türk''ün beşiğidir. Türkistan gibi güzel bir ülkede doğan Türk''e Tanrı''nın verdiği bir nasiptir.
Turan''ın uçsuz bucaksız çölü nasıldır? Deniz gibi kıyıları görünmeyen gölü nasıldır? Turan''ın derya denilen ırmakları, Taştığı zaman çölü basan seli nasıldır?
Turan''ın deniz denecek gölleri vardır Aral, dalgalanan sonsuz bir deniz... Bir uçtaki mukaddes Issık Göl''ün bağrında, Gök yeleli yiğit Türk dünyaya gelmiş...
Balkaş''ı bağrına basan Targabatay... İri cüsseli dünyanın göbeği Pamir ve Altay.. Mübarek Kazıkurt Dağı olmasa, Tufanda Nuh''un gemisi nasıl dururdu?
Turan''ın ülkesi de, milleti de başka.. Başından fırtına gibi geçen günleri de başka... Geçmişte bütün olarak idare eden Efsanevî han, Afrasyâp''tır.
Cengiz gibi deha sahibi, derin düşünceli, Çelik ciğerli kahramanlar artık doğmuyor... Cengiz gibi kahramanın yalnızca adını bile, Andıkça insanın yüreğine cesaret verir. Mağcan Cumabayoğlu
Not: Her iki şiirden, sütunuma sığdırmak mecburluğu ile aynı güzellikte kıtalar çıkarılmıştır. Yavuz Bülent Bakiler''in Turan şiirinin tamamı Türk Edebiyatı Nisan 2000 sayı 318''dedir.
(Tel: 0212 527 50 32) Cumabayoğlu''nun şiiri ise Yeni Avrasya Sayı 2''dedir.
(Tel: 0212 278 06 91)

