İnsan ve millet olarak dünya halkını en fazla üzen şey, bilhassa yalan icad ile iftiralar düzenleyerek yapılan zulümdür. Bugün zalimin adiliği ve akıllı mazlumun şerefi üzerine kıssalar söyleyeceğiz. AZILI BİR KARABATAK varmış bu diktatör taslağı balıkları yeyip sömürerek ömür sürermiş. Buna rağmen öyle yaşlanmış ki gözü de görmüyor artık. Ama onun KURTARICI geçinen mafya kafası işlemeye devam etmektedir. BİR YENGEÇ BULMUŞ: Git şu sersem balık milletine haber ver. Buraların efendisi geçinen insanoğlu birkaç gün sonra ava çıkacak. Hepsini vurup öldüreceklerini bilsinler. Yengeç koşup balıklara anlatmış. Balıklarda müthiş telaş. Ünlü soyguncu KARABATAK''a elçi göndermiş, akıl istemişler. Karabatak "GÖÇ EDİN BURADAN" diye yol göstermiş "Acıdım yine size ardımdan gelin. Güvenli sığınaklarıma varsınlar. Kalleş insanoğlunun şerrinden kurtulsunlar. Balıklar, KARABATAĞIN ARDINA DÜŞÜP, ıssız bir kayanın dibine doluşmuşlar. Daracık, derin, bulanık olan bu kuytu yerde, Karabatak bayram etmiş tabii. Öyle ya gagayı her daldırışta, bir lüfer, bir uskumru bir torik bir hamsi. Ye! Yediğin kadar. LAFONTEN, bu kıssadan şu hisseyi çıkarıyor: -"CANA KIYANLARA GÜVENİLİR Mİ HİÇ ONU BUNU (balığı, kuzuyu) YER ELBET, YİYEN, SENİ BENİ DE CANA KIYAN Kurnaz çapulcudan hiç kurtarıcı olur mu. Sevgili milletimiz, bu gerçeği tarihten gelen tecrübeleriyle biliyor. Onun için her zaman, güvenebileceği devleti arıyor. Kötü Karabatağa uyup kendisini yedirmemeye çalışıyor. Hemen Allah yardımcısı olsun. Milletimizin insan olan evlatları için söylüyorum bunları. Kur''an-ı Kerim ancak iyi insanlara buyuruyor ki: HER KİM YERYÜZÜNDE BİR KİMSEYİ ÖLDÜRÜRSE, BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞ GİBİ OLUR. Gençliğin cahilliğine, paranın cazibesine kapılmasın kimse. Ahlakı hiçe saymak, töreleri çiğnemek, marifet değildir. Kahramanlık hiç değildir. Hele ALLAH''TAN KORKMAMAK bir Allah kuluna hiç yakışır mı? Bir ARAP şairi, bir zalim hükümdarı övmeye mecbur kalmış. O zalim ÖVÜCÜ KASİDE İSTİYOR. Şair ne yapsın? Başlamış övmeye, ama nasıl? -O kral, hayat vericilikte Hz. İsa''ya Kelâm da Hz. Musa''ya benzer. Sesi Davut kadar güzel, tedbiri, bilgisi Âsaf Vezire benzer, cihangirlikte İskender''i cebinden çıkarır... Kurtarıcılıkta Hızır''dan, zenginlikte Karun''dan üstündür. Cesaret bahsine gelince. O da olsa Hz. Ali''ye benzetilebilir. Ama yine de Kıralımız daha üstündür. Çünkü Hz. Ali Allah''tan korkardı. Bu, Allah''tan bile korkmaz. Allah''tan korkmamak marifet değildir. Zulüm; en fazla asıl yapanı alçaltır. Mazlumu ise çok kere yüceltir.
NOT: Bugün (13 Ekim Çarşamba) Türk Edebiyatı Vakfımız 25 yıldır sürdürdüğü ünlü SOHBETLER''ine saat: 17''de yeniden başlıyor. (Adres: Divanyolu Cad. No: 14 Sultanahmet) Açılış törenimizde zelzele mazlumları için dualar okunacak, kaybettiğimiz edebiyatçı dostlarımız yadedilecektir. Şair Mehmet Çınarlı ve Münevver Ayaşlı''nın en yakın dostları sevenleri konuşacaktır. Çınarlı''yı: Gültekin Samancı, İlhan Geçer, Ahmet Özdemir; Ayaşlı''yı ise: Beşir Ayvazoğlu, Belkıs İbrahimhakkıoğlu anacaklardır. Her sohbeti bir fikir-edebiyat dersi olan bu sohbetler kaçırılmamalıdır.

